Ana içeriğe geç

Stonehenge: 6 tonluk taş, 4 bin yıl önce nasıl yüzlerce km taşındı?

Avustralya'daki Curtin Üniversitesi araştırmacıları Stonehenge gizemine yeniden eğildi.

Stonehenge: 6 tonluk taş, 4 bin yıl önce nasıl yüzlerce km taşındı?
Euronews Türkçe
16

İngiltere'nin güneyinde yer alan ünlü tarih öncesi anıt Stonehenge'in merkezindeki yaklaşık 6 ton ağırlığındaki "Sunak Taşı"nın (Altar Stone), İskoçya'nın kuzeydoğusundan getirildiği düşünülüyor. Ancak yaklaşık 4 bin yıl önce yaşayan insanların bu devasa taşı 700 kilometre uzağa nasıl taşıdığı hâlâ çözülemeyen bir gizem.

Yeni bir araştırma, taşın yolculuğuna ilişkin önemli ipuçları sunarken, taşın en azından son yüzlerce kilometresinin insanlar tarafından taşınmış olması gerektiğini ortaya koydu.

Taşın İskoçya'dan geldiği ortaya çıkmıştı

2024 yılında yapılan bir araştırmada jeologlar, Stonehenge'in merkezindeki Sunak Taşı'nın ne bölgedeki kayaçlardan ne de anıtın bazı küçük mavi taşlarının geldiği Galler'deki Preseli Tepeleri'nden çıkarıldığını belirledi.

Kimyasal analizler, taşın bileşiminin Britanya Adaları'nın kuzey ucundaki İskoçya'nın kuzeydoğusunda bulunan Orcadian Havzası'ndaki Eski Kırmızı Kumtaşı oluşumlarıyla büyük benzerlik gösterdiğini ortaya koydu.

Bu bulgu, taşın yaklaşık 700 kilometrelik bir mesafeden getirildiği anlamına geliyordu.

Buzullar tek başına açıklayamıyor

Araştırmacılar ilk etapta taşın buzullar tarafından taşınmış olabileceği ihtimalini değerlendirdi.

Buzullar, çok yoğun ve yavaş akan bir sıvı gibi hareket ederek büyük kaya parçalarını yüzlerce kilometre sürükleyebiliyor.

Ancak yapılan incelemelerde son 1 milyon yıl boyunca Britanya'daki buzulların büyük ölçüde kuzeye doğru hareket ettiği görüldü. Bu durum taşın güneye doğru taşınmasını açıklamıyordu.

Doggerland teorisi

Bu kez Avustralya'daki Curtin Üniversitesi araştırmacıları konuya yeniden eğildi.

Ekip, mineral tanelerinin yaş tayini ve eski buz tabakalarının bilgisayar modellerini kullanarak taşın yolculuğunu yeniden inceledi.

Sonuçlara göre buzullar taşın tamamını taşıyamamış olsa da yolculuğun bir bölümünde rol oynamış olabilir.

Araştırmacılar, buzulların taşı günümüzde Kuzey Denizi'nin altında kalan ve tarih öncesi dönemde Britanya ile Avrupa kıtasını birbirine bağlayan kayıp kara parçası Doggerland'a kadar sürüklemiş olabileceğini düşünüyor.

Bu senaryo taşın taşınması gereken mesafeyi yaklaşık 300 kilometre azaltıyor.

Ancak geriye hâlâ açıklanması gereken yaklaşık 400 kilometrelik bir yol kalıyor.

'Kalan kısmı ancak insanlar taşımış olabilir'

Araştırmanın baş yazarlarından Anthony Clarke, bilgisayar modellerinin buzulların taşı en fazla Kuzey Denizi'ndeki Dogger Bank bölgesine kadar ulaştırabileceğini gösterdiğini söyledi.

Buna göre taşın İngiltere'nin güneyine ulaşması için insanların onu yüzlerce kilometre boyunca taşımış olması gerekiyor.

Clarke, elde edilen verilerin taşın doğal süreçlerle değil, bilinçli ve planlı bir insan faaliyeti sonucunda hareket ettirildiğine işaret ettiğini belirtti.

Harita yoktu, makine yoktu, merkezi yönetim de yoktu

Araştırmacılara göre bu başarıyı daha da dikkat çekici kılan unsur, o dönemde Britanya'da merkezi bir devlet yapısına dair herhangi bir kanıt bulunmaması.

Ayrıca insanların modern anlamda haritaları, tekerlekli ağır taşıma sistemleri ya da makineleri de yoktu.

Bu nedenle taşın yolculuğu muhtemelen çok aşamalı bir operasyon şeklinde gerçekleşti.

Uzmanlar bazı bölümlerde nehirler ve kıyı hatları boyunca su taşımacılığından yararlanılmış olabileceğini düşünüyor. Ancak yolculuğun önemli kısmının kara üzerinden gerçekleştirilmiş olması gerekiyor.

Clarke'a göre böyle bir operasyon; ayrıntılı planlama, çok sayıda insanın koordinasyonu, araziyi iyi tanıma ve olağanüstü bir kararlılık gerektiriyordu.

Antik dünyanın diğer büyük gizemlerini hatırlatıyor

Stonehenge'in Sunak Taşı'nın nasıl taşındığı sorusu, antik dünyanın diğer büyük mühendislik gizemleriyle benzerlik gösteriyor.

Bunların başında elbette Büyük Giza Piramidi geliyor.

Mısır piramitlerinin inşasında kullanılan dev taş blokların nasıl taşındığı konusunda kızaklar, rampalar ve eski su yolları gibi çeşitli teoriler ortaya atılmış olsa da, uzmanlar hâlâ tüm ayrıntılar üzerinde fikir birliğine varabilmiş değil.

Kaynağa Git

İlgili Haberler