Uzay taşımacılığı ve küresel internet projeleriyle adından söz ettiren SpaceX, bu kez yapay zeka işlem gücünü uzaya taşımayı hedefleyen "Starmind" projesini resmen ilan etti. Proje kapsamında geliştirilen AI1 isimli yeni nesil uydular, geleneksel Starlink uyduları gibi sadece internet verisi taşımayacak. Bu uydular, doğrudan uzayda yapay zeka hesaplamaları ve çıkarım işlemleri gerçekleştirecek devasa birer bulut sunucusu gibi çalışacak. Elde edilen hesaplama sonuçları önce uydular arası lazer ağlarıyla paylaşılacak, ardından Starlink uyduları üzerinden yer istasyonlarına indirilecek.
STARSHIP OLMADAN FIRLATILMASI İMKANSIZ DEVASALIKTA
Uzun vadede 1 milyon uydudan oluşması planlanan bu devasa ağın ilk üyeleri olan AI1 uyduları, teknik kapasiteleriyle dudak uçuklatıyor. Nvidia çiplerinin yanı sıra Tesla'nın gelecekte üreteceği gelişmiş işlemcilerle de uyumlu çalışacak uyduların her biri, ortalama 120 kW ile 150 kW arasında yapay zeka işlem gücü sunacak. Bu yüksek performans, uyduların boyutunu da devasa hale getiriyor. Tamamen açıldığında 20 metre yüksekliğe ve 70 metre kanat açıklığına ulaşacak uyduları taşımak için SpaceX'in devasa roket sistemi Starship kullanılacak. 600 kilometre irtifada görev yapacak bu uydular, devasa güneş panelleriyle sürekli enerji sağlayacak.
UZAYIN DOĞAL AVANTAJLARI VE SERİ ÜRETİM TAKVİMİ
SpaceX, veri merkezlerini uzaya taşımanın Dünya'daki arazi işgali, karbon salınımı ve yoğun su tüketimi gibi çevre sorunlarını kökten çözeceğini savunuyor. Uzaydaki kesintisiz güneş enerjisi ve doğal vakum ortamı, yüksek ısınma problemi yaşayan veri merkezleri için benzersiz bir soğutma avantajı sunuyor. AI1 uydularında kullanılacak 110 metrekarelik sıvı radyatörler, oluşan ısıyı doğrudan uzay boşluğuna tahliye edecek. Her ne kadar uzmanlar vakumda soğutma yapmanın teknik zorluklarına ve yörünge trafiğindeki artışa dikkat çekse de SpaceX ilk prototipleri 2027 yılının başında uzaya göndermeyi ve aynı yıl kuracağı "Gigasat" tesisinde seri üretime başlamayı hedefliyor.