Monthly Review dergisinin Haziran sayısında yayımlanan "The Destruction of Reason and the Rise of Ecofascism in the United States" (Aklın Yıkımı ve Birleşik Devletler'de Yükselen Ekofaşizm) başlıklı analizde ünlü sosyalist düşünürler Brett Clark ile John Bellamy Foster, gezegenin karşı karşıya bulunduğu ekolojik yıkımın yalnızca çevre sorunu olmadığını belirtti. Yazıda, geç emperyalizm döneminde tekelci kapitalin büyümesini sürdürebilmek için yaşamın temel koşullarını tahrip ettiği, iklim krizinden biyolojik çeşitlilik kaybına kadar uzanan yıkımın doğrudan kapitalist üretim modelinden kaynaklandığı savunuldu. Analize göre sermaye kendi yapısal sınırlarına ulaştıkça daha otoriter yönetim biçimleri güç kazanıyor, çevre krizine bilimsel çözümler yerine baskı, savaş ve kaynak hakimiyeti öne çıkıyor.
TRUMP DÖNEMİ EKOFAŞİZMİN SİMGESİ
Yazıda Trump döneminde ABD'nin Paris İklim Anlaşması'ndan çekilmesi, fosil yakıt üretiminin genişletilmesi, çevre koruma düzenlemelerinin kaldırılması, iklim bilimini reddeden isimlerin devlet kurumlarına yerleştirilmesi ve göçmen karşıtı politikaların aynı siyasal çizginin parçaları olduğu belirtildi. Analize göre çevre krizini inkar eden, buna karşılık doğal kaynaklar üzerinden savaş çıkaran bu yaklaşım, "ekofaşizm" olarak tanımlanıyor. Foster ve Clark, ekofaşizmin doğayı sermaye adına daha yoğun biçimde sömüren yeni bir otoriter siyaset biçimi olduğunu vurguladı.
LUKÁCS'IN UYARISI GÜNDEMDE
Analizde yer verilen vurgulardan biri de Macar Marksist filozof Georg Lukács oldu. Foster ve Clark, Lukács'ın “Aklın Yıkımı” adlı eserinde irrasyonalizmin, kapitalizmin kriz dönemlerinde egemen sınıfların ideolojik silahına dönüştüğünü anlattığını hatırlattı. Lukács'ın çalışmasının bugün ABD'de yeniden anlam kazandığını belirten yazarlar, bilim karşıtlığı, komplo teorileri, aşırı milliyetçilik, ırkçılık ve otoriterliğin çevre krizinin inkarıyla birleştiğini ifade etti. Analize göre kapitalizmin yarattığı ekolojik felaketler bilimsel yöntemlerle çözülmek yerine inkar ediliyor ve kriz yeni savaşların gerekçesine dönüştürülüyor.
EKOLOJİK YIKIM VE SAVAŞLAR
Analiz yazısında ABD'nin Çin'i çevreleme stratejisi, İran ve Venezuela üzerindeki enerji politikaları, askeri müdahaleleri, yapay zeka veri merkezlerinin hızla artan enerji ve su tüketimi ve fosil yakıt yatırımları aynı bütünün parçaları olarak değerlendirildi. Ses getiren yazıda dünyanın karşı karşıya bulunduğu ekolojik yıkımın yalnızca karbon salımıyla açıklanamayacağı, emperyalist savaşlar, doğal kaynakların denetimi ve tekelci sermayenin sınırsız büyüme isteğinin de bu krizin temel belirleyicileri olduğunun altı çizildi. Yazıda, insanlığın önünde duran kaçınılmaz seçeneğin ekolojik yıkımı derinleştiren mevcut düzen ile doğayla uyumlu yeni bir toplumsal üretim modeli arasında olduğuifade edildi.
[email protected]
Kaynak: Web Özel