ABD ile İran arasında varılan ve ABD Başkan Yardımcısı JD Vance’in “yaklaşık bir buçuk sayfalık ve oldukça genel bir belge” olarak tanımladığı anlaşma, ayrıntıları basına sızdığı kadarıyla şimdiden tartışma yarattı. ABD Başkanı Donald Trump tam metnin cuma günü İsviçre’nin Cenevre kentinde gerçekleştirilmesi planlanan imza töreninin ardından açıklanabileceğini belirtirken, şu ana kadar ortaya çıkan ve İran’ın nükleer programından Lübnan’a kadar uzanan maddelere yönelik soru işaretleri Washington’da, Tel Aviv’de ve Tahran’da eleştirilere neden oldu.
WASHINGTON SATIN ALMADI
Trump yönetiminin zafer olarak sunmaya çalıştığı anlaşma, Washington’da beklenen birlik havasını yaratamadı. Demokratlar sürecin Kongre’den gizli yürütüldüğünü savunurken, Cumhuriyetçi şahinler ise “teslimiyet” ve “taktiksel felaket” olarak nitelendirdikleri anlaşma ile İran’a hangi tavizlerin verildiğinin belirsiz olduğunu öne sürdü. Cumhuriyetçi Senatör Thom Tillis “Gizli bir anlaşmaysa bunu nasıl ciddiye alabilirim?” sözleriyle tepki gösterirken, Senatör Lindsey Graham, “İran propaganda raporlarına güvenmek yerine, asıl belgeyi incelemeyi dört gözle bekliyorum. Ne kadar erken yayınlanırsa o kadar iyi” diye konuştu. ABD merkezli Axios’a göre CIA Direktörü John Ratcliffe da İran’ın, “ABD’nin talep ettiği nükleer adımları atıp atmayacağı” konusundaki şüphelerini Trump’a iletti. ABD Dışişleri Bakanı Marco Rubio ve Savunma Bakanı Pete Hegseth’in de kabine içi görüşmelerde anlaşmaya yönelik endişelerini dile getirdiği iddia edildi. Anlaşma etrafındaki bir diğer eleştiri ise milyarlarca dolar harcanan ve 13 ABD askerinin ölümüyle sonuçlanan müdahale sonrası, eski Başkan Barack Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayla aynı koşullara dönüldüğü yönünde.
TRUMP ‘SATMAYA’ ÇALIŞIYOR
Trump ise bu eleştirilere karşı anlaşmayı savunmayı sürdürüyor. Dün G7 Zirvesi’nde yaptığı açıklamalarda, “Biz anlaşma imzalamamış olsaydık da büyük bir başarı elde etmiş olacaktık” diyen Trump, anlaşma kapsamında İran’a 300 milyar dolarlık finansman sağlanacağı iddialarını da reddederek “İran’a hiçbir şekilde yatırım yapmıyoruz. Dün bu yönde bir söylenti çıktı. Çok saçmaydı” dedi. Trump, Obama döneminde imzalanan nükleer anlaşmayı da eleştirerek çok daha iyi bir anlaşmaya vardıklarını savundu.
NETANYAHU BOY HEDEFİ
İsrail’de ise eleştiri oklarının hedefinde Başbakan Binyamin Netanyahu var. “Birlikte” (Yachad) adı altında birleşen muhalefet liderleri Naftali Bennet ve Yair Golan, anlaşmayı “tarihi bir başarısızlık ve Netanyahu’nun İran politikasının iflası” olarak değerlendirdi. Ekim ayında yapılması beklenen seçimler de Netanyahu’nun üzerindeki baskıyı artırıyor. Anlaşmanın, Netanyahu’nun yıllardır öne çıkardığı “Trump’la özel ilişki kurabilen lider” imajını zedelediği değerlendirmeleri yapılırken, Başbakan’ın önceki gün “anlaşmanın detaylarında hâkim olmadığını” belirterek, “İran ile anlaşmayı ABD Başkanı Trump imzaladı ve bu onun kararı” sözleri de dikkat çekti. Wall Street Journal gazetesine göre sandıkta yenilmek istemeyen Netanyahu, Trump ile acil bir görüşme ayarlamaya çalışıyor.
ABD’YE DE KIZGINLAR
İsrail’de bazı kesimler Washington’a da tepkili. Kanal 14’ün sunucusu Yinon Magal, anlaşmanın imzalanmasında etkili olduğu iddia edilen Trump’ın Temsilcisi Steve Witkoff ile damadı Jared Kushner’i “İsrail’deki kardeşlerini satmakla” suçladı. Öte yandan İsrail basını, Tel Aviv yönetiminin ABD’den mutabakatı inceleme talebinde bulunduğu ancak reddedildiğini yazdı. Bu arada Netanyahu’nun, dün düzenlenen güvenlik kabinesi toplantısında, 8 Haziran’da İran’a planlanan saldırının ABD’nin talebiyle iptal edildiği bilgisinin sızdırılması nedeniyle Genelkurmay Başkanı Eyal Zamir’i azarladığı iddia edildi.
TAHRAN’DA ŞAHİNLER MEMNUN DEĞİL
İran’da ise sertlik yanlısı kanat anlaşmadan memnun değil.Tahran’ın “gereğinden fazla geri adım attığını” savunan gruplar tepkilerini sokağa da taşıdı ve başkentteki İbn-i Sina Meydanı’nda hafta sonu protesto gösterileri düzenledi. İranlı milletvekili Meysam Zohourian da baş müzakereci ve Meclis Başkanı Muhammed Bakır Kalibaf’ın imza törenine katılmasına karşı çıkarak bunun “düşmanın arzuladığı görüntüyü” yaratacağını öne sürdü. Aşırı sağcı Raja News ise, İranlı yetkililerin anlaşmaya ilişkin “övgüleri anlaşmanın sorumluluğundan kaçmak için siyasi bir kalkan olarak kullandıklarını” savundu.
ASIL SINAV EKONOMİ
Ancak Tahran’ın savaş sonrası dönemde karşı karşıya olduğu asıl sınav ekonomik beklentiler. Yıllardır yaptırımların ve çatışmaların yükünü taşıyan İran halkı anlaşmanın yaşam koşullarında iyileşme sağlayacağını umarken, uzmanlara göre Tahran yönetimi bir yandan anlaşmaya karşı çıkan sertlik yanlılarını yatıştırmaya, diğer yandan ise yükselen ekonomik beklentileri karşılamaya çalışacak. İranlı yetkililer de ekonomik sorunların çözülememesi halinde yeni protesto dalgalarının yaşanabileceği uyarısında bulunuyor.
İŞTE O MADDELER
Al Arabiya, cuma günü İran ve ABD arasında imzalanması beklenen mutabakat zaptının 14 maddelik tam metnini paylaştı. İşte özetle Washington yönetiminin bir çok maddede taviz verdiği şeklinde yorumlanan o maddeler:
- İran ve ABD, mevcut savaştaki müttefikleriyle birlikte, bu Mutabakat Zaptı’nın imzalanmasıyla, Lübnan da dahil olmak üzere tüm cephelerde savaşın derhal ve kalıcı olarak sona erdiğini ilan edecek.
- İran ve ABD, birbirlerinin egemenliğine ve toprak bütünlüğüne saygı göstermeyi ve birbirlerinin iç işlerine karışmaktan kaçınmayı taahhüt edecek.
- Nihai anlaşma için en fazla 60 gün sürecek müzakereler yürütülecek.
- ABD, deniz ablukasını kaldıracak ve İran çevresindeki güçlerini nihai anlaşmadan sonraki 30 gün içinde geri çekecek.
- İran, Hürmüz Boğazı ve bölgedeki ticari gemi trafiğini 30 gün içinde savaş öncesi seviyelere döndürecek.
- ABD ve ortakları, İran’ın yeniden yapılanması için en az 300 milyar dolarlık ekonomik -kalkınma planı hazırlayacak.
- ABD, BM, UAEA ve tüm birincil-ikincil yaptırımlar dahil İran’a yönelik yaptırımları kaldırmayı taahhüt edecek.
- İran, nükleer silah üretmeyeceğini yeniden teyit edecek; zenginleştirilmiş uranyumun geleceği nihai anlaşmada belirlenecek.
- ABD yeni yaptırım uygulamayacak ve bölgedeki askeri varlığını artırmayacak.
- ABD, İran petrolü, petrokimya ürünleri ve ilgili bankacılık, sigorta ve taşımacılık faaliyetlerine muafiyet sağlayacak.
- İran’ın dondurulmuş varlıkları ve fonları kademeli olarak serbest bırakılacak ve kullanımına izin verilecek.
- Nihai anlaşmanın uygulanmasını denetleyecek ortak bir izleme mekanizması kurulacak.
- İran, 4, 5, 10 ve 11. maddelerin uygulanacağına dair güvence aldıktan sonra nihai anlaşma görüşmelerine başlayacak.
- Nihai anlaşma, BMGK’nın bağlayıcı bir kararıyla onaylanacak.
Ben Gvir vize yüzünden
TRUMP: ANLAŞMADA İKİNCİ AŞAMAYA GEÇTİK
G7 Zirvesi kapsamında Fransa’nın Evian kentinde bulunan ABD Başkanı Donald Trump, Katar Emiri Şeyh Tamim bin Hamad El Sani ile görüşmesi sırasında ABD-İran arasındaki anlaşmada ikinci aşamaya geçildiğini söyledi. Trump, İran’ın nükleer silah geliştirmeme konusunda verdiği sözden dönmesi durumunda “başlarına kıyametin kopacağı” uyarısında bulundu.
‘İLERİDE İYİ BİR İLİŞKİ KURABİLİRİZ’
Washignton ile Tahran arasında ileride “çok iyi bir ilişki” kurulabileceği umudunu paylaşan Trump, İsrail’le ilgili değerlendirmesinde de Başbakan Binyamin Netanyahu ile görüşmesine değinerek, “Beyrut’a saldırması hiç hoşuma gitmedi. O saldırıyı gördüm, gerçekten büyük bir saldırıydı. ABD olmasaydı İsrail olmazdı. Ben olmasaydım, İsrail olmazdı. .. Bibi ile harika bir ilişkim vardı ancak şu an Bibi, Lübnan konusunda daha sorumlu davranmalı. .. İsrail’in Lübnan konusunda davranışlarından hiç memnun değilim. Büyük resmi de etkiliyor, İran’la anlaşmayı da etkiliyor” açıklamasında bulundu. İsrail’in Lübnan’a saldırması durumunda anlaşmanın nasıl ayakta kalacağı sorusuna Trump, “Kalabilir. Çünkü ben Lübnan’dakini küçük savaş olarak görüyorum. İran büyük olanı ama orada sürekli baş gösteren küçük bir iğne batması gibi bir şey var ve o da Hizbullah. Biliyorsunuz, Suriye konusunda çok sorumluluk aldım. Ve biliyorsunuz, şu anda Suriye’yi yöneten kişi de Cumhurbaşkanı (Recep Tayyip) Erdoğan’ın ve bazı diğer isimlerin desteğiyle oraya getirdiğimiz bir kişi. Ülkeyi toparlama konusunda inanılmaz bir iş çıkardı” değerlendirmesinde bulundu.
BÜYÜKELÇİ TRUMP’A MEYDAN OKUDU
Trump ayrıca “Eğer İsrail, işi herkesi öldürmeden yapamıyorsa, bu işi o yapar. İşi Suriye yapar” ifadelerini kullandı. Bu arada ABD’nin İsrail Büyükelçisi Mike Huckabee, “Biz olmasak, ABD olmasa İsrail olmazdı” diyen Trump’a “İsrail olmasa ABD olmazdı” diyerek meydan okudu.
ABD TATİLİNİ İPTAL ETTİ
İsrail siyasetinin en tartışmalı isimlerinden biri olan aşırı sağcı Ulusal Güvenlik Bakanı Itamar Ben Gvir’in ailesiyle birlikte ABD’ye yapmayı planladığı tatil, diplomatik engele takıldı. ABD’nin Tel Aviv Büyükelçiliği’nden vize almakta zorluk yaşayan Ben Gvir, parmak izi vermek istemediği için seyahatini tamamen iptal etti. İsrail basını, Ben Gvir’in diğer bakanlar gibi diplomatik vize alma hakkı bulunduğunu ancak ABD Büyükelçiliği’nin alışılmadık bir prosedür uygulayarak aşırı sağcı bakandan parmak izi istediğini iddia etti. Öte yandan Ben Gvir’in Miami’de ikamet eden İsrailli işinsanı Yaakov Elharar’ın sponsorluğunda, ABD’ye uçmayı planladığı öne sürüldü. İsrail Kamu Denetçisi başkanlığında toplanan komitenin Ben Gvir’in ABD seyahatinin Elharar tarafından finanse edilmesine itiraz ettiği, bunun üzerine Ben Gvir’in, masraflarının karşılama talebini geri çektiği aktarıldı.