Ana içeriğe geç

Bakan Bolat: Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümle kabuk değiştiriyor

Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Borsası ile EKONOMİ’nin düzenlediği Ankara Ekonomi Zirvesi gerçekleştirildi. Zirveye katılarak bir konuşma yapan Ticaret Bakanı Ömer Bolat, Ankara’nın elektronik, makine, savunma sanayii, medikal sektörlerde yüksek katma değerli üretimine işaret ederken, Türkiye’nin de orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin ihracatını artırdığını vurguladı.

Bakan Bolat: Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümle kabuk değiştiriyor
Ekonomim.com
16

MARUF BUZCUGİL - HÜSEYİN GÖKÇE - MEHMET KAYA / ANKARA

Ankara ekonomisi ve Türkiye ekonomisine katkısı, Ankara Ticaret Odası, Ankara Sanayi Odası ve Ankara Ticaret Borsası’nın desteğiyle EKONOMİ’nin düzenlediği “Ankara Ekonomi Zirvesi”nde gündeme taşındı. Ticaret Bakanı Ömer Bolat zirvede yaptığı konuşmada, Ankara’nın yüksek teknolojiye dayalı üretimine vurgu yaparken, bunun da etkisiyle Türkiye’nin ihracatında yüksek ve orta yüksek teknolojili ürünlerin payındaki artışın sürdüğünü açıkladı. Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran ve Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, ayrı ayrı Ankara’nın üretim gücü ve potansiyeline dikkat çekerek, serbest bölge kurulması gerekliliğini vurguladı. Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz da tarımın teknoloji kullanımı yönüne işaret ederek, gıda arz güvenliğinin kritik önemine dikkat çekti ve iklim değişikliğiyle birlikte daha az su tüketme, doğru zamanda doğru girdiyi kullanma, maliyeti azaltmanın iklim değişikliğinin yaşandığı bir ortamda zorunluluk haline geldiğinin altını çizdi.

Yoğun katılım gerçekleşti

Bilgi ve Teknoloji Kurumu salonunda düzenlenen zirveye, Ticaret Bakanı Ömer Bolat yanında, Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç, Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz yanında, Kamu İhale Kurumu Başkanı Hamdi Güleç, Ankara Defterdarı Yüksel Duman, ATO Başkan Yardımcıları Temel Aktay Ve Halil İbrahim Yılmaz, Yönetim Kurulu Üyesi Ali İhsan Güçlü, ASO Yönetim Kurulu Üyesi Levent Akçakoca, OSTİM Başkanı Orhan Aydın, Ankara YMM Odası Başkan Yardımcısı Yılmaz Sezer, Anadolu OSB Başkanı Hüseyin Kutsi Tuncay ve iş ve akademi dünyasından yetkin isimler katıldı.

İhracat kabuk değiştiriyor

Ticaret Bakanı Ömer Bolat, konuşmasında, Türkiye ekonomisinin savaş ortamı, küresel korumacılık dahil ekonomik zorluklar, pandemi gibi son dönem dışsal sorunlara rağmen büyümesini sürdürdüğünü, ihracatını da artırdığını vurguladı. Salgın öncesi G7 ülkelerinin 100 kabul edilen ekonomik gelişmişlik düzeylerinin halen 100’ün altında olduğunu, Türkiye’nin ise 135 seviyesine geldiğini belirten Ömer Bolat, ekonominin son 23 çeyrektir büyüdüğünü, son 5 yılda ortalama büyümenin 5.4 olarak gerçekleştiğini hatırlattı. Bunun, kredi genişlemesi ya da devalüasyon gibi “şişirme” politikarlarla olmadığını belirten Bolat, deprem yaralarının sarılması için 104 milyar dolarlık harcama, bölgesel savaşlar ortamında gerçekleştiğinin altını çizdi. Sanayinin ihracat içindeki payının artışına, bunun içinde de orta ve yüksek katma değerli ürünlerin payındaki yükselişe dikkat çeken Bolat sözlerini şöyle sürdürdü:

Yapısal bir dönüşüm süreci

“Türkiye ekonomisinde kabuk değişimi ve yapısal bir dönüşüm de gerçekleşmekte. Orta yüksek ve yüksek teknolojili ürünlerin payı giderek artmakta ve toplam ihracat içinde Mayıs sonu itibariyle yüzde 44’e yükseldi. Belki Haziran rakamı daha güzel gelecek. Gerçekten yılın ilk yarı yıl karnesi ortaya çıkacak ve bu karne Allah'a çok şükür iyi bir karne olacak. Takvim etkileri ilk 5 ayda aleyhimize çalıştı, altıncı ayda daha iyi bir tabloyla dengeledik. Yıl sonu hedeflerine de ulaşacağız inşallah ve cari açıkta da savaşın ortaya çıkmasıyla olan çok endişe kaygı verici tabloda inşallah o kadar olmayacak.”

Ankara’nın da güçlü olduğu makine, elektronik, elektrikli ürünlerde 43 milyar dolarlık ihracatla iyi bir noktaya geldiğini belirten Ömer Bolat, sanayi, bilişim, tarım ve kamu yönetimiyle büyümesini sürdürdüğünü vurguladı. Ankara’nın üniversite altyapısı ve ARGE kapasitesi yanında, sağlık merkezi haline de geldiğini kaydetti. Bakan Bolat, “Ankara savunma sanayinin kalbi oldu. Büyük kuruluşlarımızın hepsi burada ve kümelenme modeli oldu. Türkiye'nin her tarafına iş dağıtan bir merkez haline dönüştü. ..Bu anlamda da savunma sanayinin lokomotifi haline geldi ki savunma sanayimiz on milyar dolarlık bir büyüklüğe geçen yıl son itibariyle ulaştı” diye konuştu.

Bakan Bolat: Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümle kabuk değiştiriyor - Resim : 1

“Dünya markası yaratıldı”

Türkiye’nin orta-yüksek ve yüksek teknolojili ürün ihracat payının yüzde 44'e yükselmesinde Ankara'daki teknoloji ordusunun büyük payı bulunduğunu ifade eden Ömer Bolat, Ankara'nın savunma sanayisinde bir dünya markası haline geldiğini de söyledi. Bolat, TUSAŞ, ASELSAN, ROKETSAN ve HAVELSAN gibi kurumlar ve onlara iş yapan binlerce alt yüklenicinin bir kümelenme modeli oluşturduğunu anlattı.

Yakın coğrafyadaki savaş ve çatışmalara rağmen Türkiye'nin istikrarını korumayı başardığını anlatan Bolat, “Türk sanayi ürünleri artık dünyada kalitenin ve itibarın sembolüdür. Ankara da bu milli mücadelenin en güçlü motorlarından biridir” diye konuştu.

Ankara’nın Türkiye’nin en iyi işleyen lojistik merkezlerinden birine sahip olduğunu ve her gittiği yerde örnek gösterdiğini kaydeden Bakan Bolat, demiryolu ve havayolu ile serbest bölgeler ve limanlara doğrudan erişim sağladığını, bu nedenle gelecek dönemde de gücünü artıracak bir altyapıya eriştiğini anlattı.

Bakan Bolat: Türkiye ekonomisi yapısal dönüşümle kabuk değiştiriyor - Resim : 2

ATO Başkanı Gürsel Baran: Ankara sanayi, ticaret, nitelikli tarım, teknoloji ve küresel inovasyon başkenti haline geldi

Ankara’nın Cumhuriyetin ikinci yüzyılında farklı ve iddialı bir ekonomi vizyonunu temsil ettiğini, idari ve siyasi başkent olmaktan öteye geçerek, sanayi, ticaret, nitelikli tarım, teknoloji ve küresel inovasyon başkenti haline geldiğini belirten Ankara Ticaret Odası Başkanı Gürsel Baran, NATO ve Türk Devletleri Teşkilatları zirveleriyle uluslararası görünürlüğünün de bu yıl ivme kazanacağını anlattı. Ankara’nın iki ayrı projesini gündeme taşıyan Gürsel Baran şöyle konuştu:

“Bunlardan ilki Ankara’da bir Serbest Bölge kurulmasıdır. Bugün Türkiye'de faaliyet gösteren serbest bölgeler, ihracatın artırılmasında ve uluslararası yatırımların çekilmesinde önemli görev üstleniyor. Savunma sanayi, ileri teknoloji, sağlık teknolojileri, yazılım ve yüksek katma değerli üretim alanlarında faaliyet gösteren firmalarımızın uluslararası rekabet gücünü artıracak bir serbest bölge, Ankara'nın ihracatına, istihdamına ve yatırım kapasitesine büyük katkı sağlayacaktır. Bu adım, ihracatçımızın rekabet gücünü artıracak, yabancı yatırımcıları şehrimize çekecek ve Ankara’yı uluslararası ticaret rotalarının merkezine yerleştirecektir. Ankara'nın lojistik üstünlüğü, üniversiteleri, teknokentleri and sanayi altyapısı dikkate alındığında, serbest bölge için Türkiye'deki en doğru adrestir.” İkinci olarak Ankara’nın turizm potansiyeline işaret eden ATO Başkanı Baran, Gordion, Aslanhane Camii, Beypazarı, Kızılcahamam, Ankara Kalesi ve Cumhuriyet mirasına sahip olduğunu, yerli ve yabancı turistlerin şehirde daha fazla zaman geçirmesini sağlayacak yeni çekim merkezlerine ihtiyaç nedeniyle “Outlet Köyü” oluşturulmasını önerdiklerini belirtti.

ASO Başkanı Seyit Ardıç: Hangi ülkenin neyi, nerede ürettiği artık bir güvenlik ve rekabet meselesidir

Ankara Sanayi Odası Başkanı Seyit Ardıç da konuşmasında, jeopolitik kırılma, yapay zeka, yeşil dönüşüm ve tedarik zincirlerinin yeniden oluşması büyük eğilimlerine işaret ederek, “Yaşadığımız şey sıradan bir ekonomik dalgalanma değildir” dedi. Ardıç sözlerini şöyle sürdürdü: “Bütün bu gelişmelerin tek bir ortak sonucu var: Hangi ülkenin neyi, nerede ürettiği artık bir güvenlik ve rekabet meselesidir. Bilginin ekonomik değeri ise ilk kez fiziki sermayenin önüne geçmektedir. Çünkü dünya artık yalnızca ne ürettiğinize değil; nasıl ve kiminle ürettiğinize, bilgiyi ne kadar hızlı değere çevirdiğinize bakıyor. Yeni rekabet, tam da burada başlıyor. Burada açıkça söylemem gereken bir şey var. Ekonomi yalnızca bugünün faizini, kurunu ya da aylık büyüme rakamını konuşarak yönetilemez. Bunlar önemlidir; ama bunlar termometredir. Bizim işimiz ateşi ölçmek değil, hastalığın kökenini tedavi etmektir.” Sorunların çözümüne ilişkin, teşvik yerine üretim anlayışının baştan kurgulanmasını önerdiklerini vurgulayan Seyit Ardıç, Ankara’nın de bu perspektifle geleceği yeniden tasarlaması gerektiğini kaydetti. Ardıç, güçlü üretim geleneği ve girişimcilik kültürü ile genç nüfusu avantajlar arasında sayarken, özellikle gençlerin kaybedilmemesi gerektiğinin altını çizdi. Ankara Sanayi Odası olarak, İleri Teknolojik Gelişmişlik Endeksi oluşturarak kapasite ve durum ölçtüklerini, Ankara’nın Türkiye’de ilk sırada bulunduğunu hatırlatan Ardıç, ancak bu kapasite ve bilginin üretime dönüşmesinin önem taşıdığını, “derinlik açığı” kavramıyla tanımladı. Ardıç, bu açığın kapatılması için Üç Rapor, Tek Hikâye — Türkiye’nin Derinlik Açığı raporunu yayınladıklarını belirtti.

ATB Başkanı Faik Yavuz: Tarımın geleceğini belirleyecek en önemli unsur teknoloji olacaktır

Ankara Ticaret Borsası Başkanı Faik Yavuz da Ankara’nın önemli tarımsal ürünlerde ve hayvancılıkta Türkiye genelinde ilk üçte yer aldığını hatırlatarak, borsa olarak güçlü bir laboratuvar kurduklarını, Ankara’da satılan ve gelen tüm tarımsal ürünleri tağşiş ve taklitçiliğe karşı incelemek için çaba harcadıklarını kaydetti. Gıdada taklit ve tağşişin ağır sağlık sorunu olması yanında, ciddi bir rekabet bozucu etkisi bulunduğunu da belirten Yavuz, bunun işini doğru yapmak isteyenlerin tahribatına yol açtığının altını çizdi. Tarımsal üretimin teknoloji ile birlikte düşünülmesi, kritik öneminin farkedilmesi gerektiğini söyleyen Yavuz “Pandemiler, jeopolitik krizler, enerji maliyetleri ve iklim değişikliği; ülkelerin tarım politikalarını yeniden değerlendirmesine neden oldu. Bugün güçlü ekonomilerin temel göstergelerinden biri, kendi insanının güvenilir ve yeterli gıdaya sürdürülebilir şekilde ulaşmasını sağlamaktır” dedi. Tarımda teknolojinin yeni yeni konuşulmaya başlandığını vurgulayan Faik Yavuz, sözlerini şöyle sürdürdü:

“Tarımın geleceğini belirleyecek en önemli unsur teknoloji olacaktır. Bugün dünyada tarım; artık yalnızca geleneksel yöntemlerle değil, veri, yapay zekâ, sensör teknolojileri, hassas tarım uygulamaları ve dijital takip sistemleriyle şekilleniyor. Daha az suyla daha fazla üretim yapmak, doğru zamanda doğru girdiyi kullanmak ve maliyetleri azaltmak artık bir tercih değil zorunluluktur. Tarım sadece tarladan ibaret değildir; tarımın temeli köydür, üreticidir, alın teridir. Köylerimiz ne kadar güçlü olursa, üretim zincirimiz de o kadar sağlam olur."

Kaynağa Git

İlgili Haberler