Uluslararası Yenilenebilir Enerji Ajansı’nın (IRENA) yayımladığı yeni rapor, enerji dönüşümünde önemli bir dönüm noktasına işaret ediyor.
Rapora göre güneş enerjisi, rüzgâr enerjisi ve batarya depolama teknolojilerinin birlikte kullanıldığı sistemler artık günün 24 saati kesintisiz elektrik sağlayabilecek bir seviyeye ulaşıyor. Uzun yıllardır yenilenebilir enerjiye yönelik en yaygın eleştirilerden biri, güneş ve rüzgârın hava koşullarına bağlı olması nedeniyle sürekli enerji sağlayamamasıydı.
Ancak hızla düşen batarya maliyetleri ve depolama teknolojilerindeki gelişmeler bu tabloyu değiştiriyor. Çalışmaya göre güneş, rüzgâr ve depolama sistemlerinin birlikte çalıştığı hibrit projeler birçok bölgede yeni kömür ve doğalgaz santrallarıyla maliyet açısından rekabet edebiliyor.
Yüksek yenilenebilir enerji potansiyeline sahip bölgelerde bu sistemlerle üretilen elektriğin maliyeti megavat-saat başına 54 ila 82 dolar seviyesine kadar gerilemiş durumda.
Son on beş yılda güneş enerjisi yatırımlarının maliyeti yüzde 87, kara tipi rüzgâr enerjisinin maliyeti yüzde 55, batarya depolama teknolojilerinin maliyeti ise yüzde 93 düştü. Uzmanlar, yenilenebilir enerji ve depolama yatırımlarının artmasıyla birlikte önümüzdeki yıllarda kesintisiz temiz enerji üretiminin daha da yaygınlaşacağını öngörüyor.