Ana içeriğe geç

İlk Aşk, Aile Sırları, Arkadaşlık… Gençlik Dizilerini Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz? Sırrı Ne? Daha 17 Oyuncuları Anlattı

“Dawson’s Creek”ten “The O.C”ye, “Kavak Yelleri”nden “Güneşi Beklerken”e gençlik dizileri yıllar boyunca sadece ekranları değil, modayı, alışkanlıkları ve kuşakların hafızasını da şekillendirdi. Kanal D’nin pazar akşamları yayınlanan yeni dizisi “Daha 17” de bu geleneğin yeni halkası olmaya aday. Peki gençlik dizileri neden her dönem bu kadar ilgi görüyor?

İlk Aşk, Aile Sırları, Arkadaşlık… Gençlik Dizilerini Neden Bu Kadar Çok Seviyoruz? Sırrı Ne? Daha 17 Oyuncuları Anlattı
Cnn Türk
16

Her kuşağın hafızasında iz bırakan bir gençlik dizisi var; kimi “Beverly Hills 90210”la büyüdü, kimi “Dawson’s Creek”le ilk aşkı izledi, kimi de “Kavak Yelleri”yle dostluğu ve ayrılığı ekranda yaşadı.

Gençlik dizileri, sadece gençlerin hikâyesini değil; aileyi, aidiyeti, aşkı, arkadaşlığı ve kendini bulma sancısını anlattığı için geniş bir izleyici kitlesine dokunuyor.

Kanal D’nin yeni dizisi “Daha 17”de gerçek karakterleri, genç oyuncu kadrosu ve sürükleyici hikâyesiyle bu türün yeniden neden sevildiğini hatırlatıyor. “Dawson’s Creek”ten “The O.C”ye,”Kavak Yelleri”nden “Güneşi Beklerken”e yerli ve yabancı birçok dizi yayınlandıkları dönemde modadan alışkanlıklara âdeta trend belirleyici oldu.

Pazar akşamları Kanal D’de yayınlanan “Daha 17” yeni bir gençlik dizisi fenomeni olma yolunda ilerlerken türü neden bu kadar seviliyor?

Muhtemelen tıpkı bugünlerdeki gibi karne almak için geri sayıyoruz. Dışarıda güneş, TV’de “Evimiz Hollywood’da” ya da herkesin bildiği adıyla “Beverly Hills 90210” var. ‘90’larda çocuk olan birçok kişinin zihninde akşamüstleri Kanal D’de dublajla seyrettiğimiz ve kimimizin Brenda kimimizin de ölümüne Kelly’yi sevdiği hafızalarımıza kazınmış ilk gençlik dizilerinden biriydi. Ardından “Dawson’s Creek”ten “The O.C”ye, “Kavak Yelleri”nden “Güneşi Beklerken”e yerli ve yabancı birçok örneğiyle tanıştık.

Bir gerçek var ki gençlik dizileri yayınlandıkları dönemlerde modadan alışkanlıklara kadar trend belirleyici hâline geldi.

Yerli ve yabancı birçok gençlik dizisi reyting rekorları kırdı. Kanal D’nin yeni dizisi “Daha 17” de yayınlanmaya başladığı günden beri izleyicilerin büyük beğenisini kazandı. Peki, gençlik dizilerini neden bu kadar seviyoruz?

Milliyet'ten Seyhan Akıncı, Yaşar Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğr.Üyesi Doç.Dr. Ürün Yıldıran Önk, “Daha 17”nin yönetmeni Emre Kabakuşak, yapımcısı Efe İrvül ve başrol oyuncuları Ceren Ayruk, Çağan Efe Ak, Helin Elveren ve Ata Yaşat'la konuştu.

En güncel haberlere ve son dakika gelişmelerine Google üzerinden anında ulaşmak için bizi favorilerinize ekleyin.

Ceren Ayruk: Bence “Daha 17”nin izleyicide karşılık bulmasının en önemli nedeni anlattığı duyguların çok gerçek olması. Hikâyenin merkezinde Aras’ın yıllardır aradığı kardeşine ulaşma çabası var ama aslında hepimizin hayatında bir yere ait olma, aileyi bulma ve kendini keşfetme ihtiyacı da var. Bu yüzden dizide yaşanan birçok duygunun gerçek hayattaki gençlerle örtüştüğünü düşünüyorum. Gerçek hayattaki gençlik hâlleriyle örtüşüyor çünkü her karakterin aile içinde yaşadığı travmaların karakteri üzerinde yansıması oldukça tutarlı.

Özellikle kendi karakterim adına, Leyla’nın ailesinden ayrılmış bir zihin yapısının olması, onlarda eleştirdiği şeylere bir başkaldırı olarak ortaya çıkıyor. Duygusal ve mantık arasında denge kurmaya çalışan yapısı onun bu başkaldırısını saldırgan olmayan bir hâlde tutuyor. 17 yaşında kendini bulmaya çalışan biri olarak tutarlı buluyorum.

Çağan Efe Ak: Birçok yönden benzer ve gerçek buluyorum. Direkt aynı hikâyeler olmasa da dizide aktarılan duygular ve kendini bulma süreci bir çoğumuzun gerçek hayatta da yaşayabileceği şeyler. Bu da tabii ki genç izleyicilerimizi ayrıca etkiliyordur.

Ata Yaşat: Teoman benden çok daha farklı bir karakter ama onun eğlenceli tavırlarını kendime çok benzetiyorum. Tabi Teoman acımasız bir yerden yapıyor bunu o yüzden çok farklıyız. Genel olarak gençlik enerjimizin de gerçek hayatla benzer olduğunu ve bunu yansıttığımızı düşünüyorum.

Helin Elveren: Deniz, özgürlüğüne düşkün, güçlü ve haksızlıklara karşı sesini yükseltmekten çekinmeyen bir genç kız. Sert bir duruşu var gibi görünse de içinde çok derin duygular taşıyor. Aynı zamanda çizgi romanlara olan tutkusu ve hayallerine sıkı sıkıya bağlı olması da Deniz’i benim için özel kılıyor.

Kendi hallerimle Deniz’i karşılaştırdığımdaysa açıkça benzer yanlarımız olduğunu söyleyebilirim. Ben de hayallerimin peşinden gittim. Oyunculuk yolculuğumda da kendime inanmayı seçtim. Bu anlamda Deniz’in cesareti, özgür ruhu ve kendini ifade etme biçimi bana oldukça tanıdık geliyor. İçinde bulunduğunuz “Daha 17” ile ilgili en çok duyduğunuz yorumlar neler? Siz bu dizide oynuyor olmasaydınız da izler miydiniz? Ceren A.: Diziyle ilgili en çok duyduğum yorumlar; hikâyenin sürükleyici olduğu, karakterlerin gerçek hissettirdiği ve her bölümün sonunda merak duygusunu canlı bıraktığı yönünde. Özellikle Aras’ın kardeşini bulma yolculuğu ve karakterler arasındaki ilişkiler izleyiciyi çok içine çekiyor. Ayrıca gençlik dizisi olmasına rağmen sadece gençlere değil, her yaştan izleyiciye hitap ettiğini söyleyen çok kişiyle karşılaşıyorum. Eğer bu projede yer almıyor olsaydım da izlerdim diye düşünüyorum. Çünkü sadece okul hayatını ya da gençlik enerjisini anlatan bir iş değil; içinde gizem, aile sırları, dostluklar ve duygusal bir yolculuk da var. İzleyiciye her bölüm yeni bir şey vaat eden hikâyeleri takip etmeyi seviyorum. Çağan E. A.: Yorumlar genel olarak çok güzel ve beni çok motive ediyor. En çok duyduğum yorum gençlik işinde gerçekten gençlerin oynaması hakkında oluyor. Bu da bizi sevindiriyor. Bu dizide oynuyor olmasaydım da kesinlikle izlerdim çünkü gençlik dizilerini ayrıca seviyorum. Ata Y.: “Teomanı tam savunmaya geçiyoruz yine bi şeytanlık yapıyor” yorumuyla çok karşılaşıyorum. Dizi için ise olaylar ve durumlar çok hızlı değişiyor yorumunu çok alıyoruz. Ben bu dizide oynamasaydım da kesinlikle izlerdim çünkü yaz enerjisiyle dolu hem cıvıl cıvıl bir dizi izlerken şahsen içim açılıyor hem de hikâyesi çok sürükleyici. Helin E.: En çok duyduğum yorum “Daha 17”nin çok gerçek hissettirdiği. Karakterlerin kusurlarıyla, çelişkileriyle ve dertleriyle izleyicinin kendinden bir şey bulabildiğini söylüyorlar. Ben oynamıyor olsaydım da Deniz gibi güçlü ve sözü olan bu karakter için kesinlikle izlerdim.

Doç.Dr. Ürün Yıldıran Önk: ‘90’larda önemli bir çıkış yakaladı

Dizileri başarıya taşıyan pek çok unsur olmakla birlikte diziyi asıl izleten karakterdir. İzleyicinin dizi karakteriyle kurduğu ilişki duygusal katılım terimiyle açıklanır. İzleyici, dizi izlerken kendini karakterin yerine koymaz, onunla bir duygu, bir deneyim paylaşımı yaşar.

Zira diziler izleyicisine gerçek yaşantısında sahip olmadığı, olamayacağı, hatta bazen hayal bile edemeyeceği dünyaları sunar. Bir gencin ilk aşk heyecanına ya da otoriteye direnişindeki gözükaralığına tanıklık edebileceğimiz gençlik dizileri bu yüzden ekranın favorilerinden.

Gençlik dizileri ana karakterlerin genç olduğu ve temel çatışmaların okul, aşk, arkadaşlık ve aile ilişkileri üzerine kurulduğu bir tür. Yerli örneklerde sınıf çatışmasının da bu temalara eşlik ettiği görülüyor.

1950’lerde gençlerin ayrı bir hedef kitle olarak tanımlanmasının ardından onları ekran başına çekmeyi amaçlayan bu diziler, 1990’larda önemli bir çıkış yakaladı. Tüketim alışkanlıklarının çeşitliliğiyle potansiyel birer müşteri olan gençler, reklamveren için de ulaşılması gereken bir grup.

Bu bakımdan TV içeriklerini tüketmekten giderek uzaklaşan genç kitleye ulaşmanın ve onlarda izleme alışkanlığı yaratarak sürekliliği sağlamanın yolu gençlik dizilerinden geçiyor.

Çocukluktan çıkıp erişkinliğe geçişteki bu süreçte otoritenin sorgulanması, aşkın ve cinselliğin keşfi gibi konular gençlerin dizi karakterleriyle kurduğu ilişkiyi daha da önemli hâle getiriyor. Yapılan araştırmalar gençlerin TV’de izlediği programlar arasında dizilerin başı çektiğini ve gençlerin dizi karakterlerinden etkilendiğini gösteriyor.

Dizilerin yarattığı zenginlik, başarı, güç/iktidar, güzellik gibi standardize edilmiş dayatmaların yanı sıra gündelik hayata yansıyan yetersiz ve dengesiz beslenme, sağlıksız cinsellik, flört şiddeti, zehirli maskülenlik, sanal zorbalık, madde bağımlılığı gibi konular da tartışmalara zemin hazırlıyor. Günümüzde dijital platformların aşırı izlemeyi teşvik eden yapısı ve ikinci ekran, spoiler kültürü ve akımlar gibi sosyal medya pratikleriyle de etkisi artan gençlik dizileri üzerinde hassasiyetle durulması gerekir.

TV tarihimize baktığımızda çok başarılı gençlik dizileri var. Gençlik dizilerini izlemeyi neden seviyoruz?

Gençlik hikâyeleri duyguları en saf hâliyle anlatıyor. İlk aşkı, dostluğu, hayalleri, kırılmaları ve hayata tutunma çabasını herkes bir şekilde kendi hayatından bir parçayla izliyor. Bu yüzden gençlik dizileri sadece gençlere değil, her yaştan izleyiciye dokunabiliyor. Son dönemlerde televizyonlarda benzer hikâyelerin olduğu eleştirileri var. Gençlik dizisi yapma fikri nasıl doğdu? Bu bir risk miydi? Biz riskten çok anlatmak istediğimiz hikâyeye odaklandık. “Daha 17”nin merkezinde sadece gençlik değil; aile, aidiyet, kardeşlik ve umut var. Samimi ve gerçek karakterlerle farklı bir hikâye anlatabileceğimize inandık. Elbette her yeni hikâye kendi içinde bir risk taşır ama izleyicinin yeni hikâyelere her zaman açık olduğunu düşünüyoruz.

TV tarihimize baktığımızda çok başarılı gençlik dizileri var. Gençlik dizilerini izlemeyi neden seviyoruz?

Yeni yüzleri ve yeni hikâyeleri ekranda izlemeyi özlediğini düşünüyorum seyircilerin. Doğallığı ve oyuncuların genç enerjilerini takip etmek daha inandırıcı geliyor. Bir yönetmen olarak gençlik dizisi çekmeyi diğer türlerden ayıran unsurlar neler?

Bilindik, aşina olunan, hep gördüğümüz yeteneklerin dışında başka bir bakış açısıyla yola çıktık. Bu da beraberinde daha merak uyandıran, daha takip edilesi bir akış ortaya çıkardı. Durağan bir anlatım dili yerine hareketli, dinamik, anlaşılması daha net bir şekilde ifade ettik hikâyeyi. Atmosferi doğru seçerek, hikâyeyi karakterlerle buluşturduk. Benim de daha önce hiç denemediğim bir tür ve iş oldu. Yolda keşfedilen mesleki anlarımın olması da beni heyecanlandırıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler