Necla DALAN
Son dönemde Türk tekstil ve sanayi şirketlerinin üretim yatırımlarını Mısır’a kaydırması iş dünyasının gündemindeki yerini korurken, Boyner Grup Yönetim Kurulu Başkanı Cem Boyner de konuya ilişkin değerlendirmelerde bulundu.
Pek çok üreticinin “güle oynaya değil, başka yol bulamadıkları için” tesislerini taşıdığını belirten Boyner, Türkiye’de üretimin yeniden rekabetçi hale gelmesi gerektiğini söyledi.
Cem Boyner, “Şunu unutmayalım ki hepimiz gelip geçiciyiz. Önemli olan bu ülkenin yarınları için bırakacaklarımız. Bu vatan hepimizin. Vasıfsız göç alıyor, vasıflı insanımızı kaçırıyoruz. Ve sanayiden de kaçmaya başladık. Bu planda yoktu açıkçası. Çok acil olarak yeniden bu topraklarda üretimin matematiğini tutturmak lazım.” dedi.
Boyner Grubu olarak Türkiye’de üretime devam etme ve katma değerli ihracat hamlelerine odaklanmakta kararlı olduklarını belirten Cem Boyner, “Bu dönemde daha fazla içimize döndük, sıfır hata ve sıfır kaçak politikamızla buradayız, kalıcıyız” dedi.
MISIR’A GİTMEK TERCİH DEĞİL, TUTUNABİLME KAVGASI
Türkiye’nin en büyük ihracat şampiyonlarının, üreticilerinin ve vergi liderlerinin Mısır’a yöneldiğine dikkat çeken Boyner, bunun daha fazla kazanma isteğinden değil, üretimi sürdürebilme zorunluluğundan kaynaklandığını söyledi.
“Mısır’a gitmek bir tercih veya daha çok kazanma arzusu değil; sanayici için bir tutunabilme kavgasıdır. Son 3 yılda uygulanan ekonomi politikaları sürdürülebilir olamadı ve sanayimiz rekabetçi avantajlarını kaybetti. Türkiye’de üretmenin matematiği tutmayınca, sanayici ya işten vazgeçmek ya da üretip satabileceği başka bir coğrafyaya gitmek zorunda kalıyor. Kimse kendi evini, düzenini bırakıp tesisini başka bir yere taşımak ve lig değiştirmek istemez; yaşanan bu durum bir politikanın değil, maalesef politikasızlığın sonucu.”
Mısır’ın Türkiye’den daha öngörülebilir bir ülke olmadığını da belirten Boyner, “Mısır’a giden meslektaşlarımız hiç akılsız değil; olan biteni önceden görüp kendilerini yedekliyorlar. Ancak bu gidişat Türkiye ekonomisi ve istihdamı için doğru değil. Bizim için tek bir kişiyi bile istihdamdan düşürmemek, arkada bırakmamak esastır” dedi.
ENFLASYONLA MÜCADELEDE SİLAHLAR ESKİDİ
Türkiye’nin ciddi bir maliyet enflasyonuyla karşı karşıya bulunduğunu, iç talebin durgun kaldığını ve mevcut maliyetlerle ihracat yapmanın cazibesini yitirdiğini belirten Boyner, enflasyonla mücadelede para arzı, kur ve faiz üçlüsüne sıkışılıp kalındığını söyledi.
“Hep aynı üç silahı kullana kullana eskittik. Bu silahlarla gelebileceğimiz sınır yüzde 30’lar seviyesiydi ve orada takıldık. Artık arzı artırmamız, maliyetleri düşürmemiz ve sanayimizi yeniden üretim kapasitesine yatırım yapabilir hale getirmemiz gerekiyor
LEĞENDEKİ BEBEK TÜRKİYE’DEKİ SANAYİNİN TA KENDİSİ
Boyner, Boyner Grubu’nun yüksek katma değerli üretime odaklandığını belirterek Altınyıldız ve Bahariye üzerinden üretim verilerini de paylaştı.
“Altınyıldız bünyesinde üretilen bir kilo ürünün değeri 45 doların üzerine taşındı; Bahariye’nin bünyeye katılması ve müşteri ağının genişletilmesiyle üretim hacmi 6 milyon metrekareye yaklaşıyor, bu hacmin yüzde 65’i doğrudan ihracata yönlendiriliyor. Girdi maliyetleri nedeniyle kaybedilen müşteriler de yok değil. Türkiye’de yapacağımız yatırımlarla ciddi maliyet tasarrufu sağlayabilirsek, o zaman zaten kimsenin Mısır’a gitmesine gerek kalmayacak. Kimse kendi evini bırakıp tesisini başka bir coğrafyaya taşımak istemez.”
Boyner, değerlendirmelerini şu benzetmeyle sürdürdü:
“Leğendeki bebeği banyo suyuyla birlikte balkona dökmemek gerekiyor. O bebek Türkiye’deki sanayinin ta kendisi. Onlarca yıldır biriktirilen milyonlarca müşteri ve sanayi kapasitesi. Altı ay piyasadan çekilip sonra ‘Ben geldim’ diyemezsin.”
80 MİLYON NÜFUS AL-SAT İLE YAŞAYAMAZ
Türkiye’nin üretimden vazgeçemeyeceğini vurgulayan Boyner, sözlerini şöyle tamamladı:
“Türkiye 3 yıllık bir ülke değil, ben de 3 yıldır iş hayatında değilim. Geçtiğimiz 40 yılı yokmuş gibi sayamayız ve bugünkü durumun kalıcı ve kader olduğunu düşünemeyiz. Bu da geçecek. Yeter ki birkaç yeşil ot kalsın ki, suladığımız zaman tekrar çimler çıksın. Üretmezsen zenginleşemezsin. 80 milyonluk nüfus al-sat ile yaşayamaz. Tarımdan sanayiye üreterek yaşar, gelişir.”
patronlardunyasi.com