Ana içeriğe geç

Katılım bankasının fatura, tapu ve ruhsatı üzerine almaması nasıl değerlendirilmelidir?

Katılım bankalarının murabaha yöntemiyle gerçekleştirdiği finansman işlemlerinde fatura, tapu ve ruhsatın kimin adına düzenleneceği en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. İslam hukuku açısından bu belgelerin hukuki ve dini niteliğine ilişkin değerlendirmeler, katılım finans sistemiyle işlem yapmayı düşünenler tarafından araştırılıyor.

Katılım bankasının fatura, tapu ve ruhsatı üzerine almaması nasıl değerlendirilmelidir?
Türkiye Gazetesi
16

Katılım bankalarının murabaha yöntemiyle gerçekleştirdiği finansman işlemlerinde fatura, tapu ve ruhsatın kimin adına düzenleneceği en çok merak edilen konular arasında yer alıyor. İslam hukuku açısından bu belgelerin hukuki ve dini niteliğine ilişkin değerlendirmeler, katılım finans sistemiyle işlem yapmayı düşünenler tarafından araştırılıyor.

Katılım bankacılığında murabaha işlemleri uygulanırken fatura, tapu ve ruhsatın banka adına mı yoksa müşteri adına mı düzenlenmesi gerektiği sıkça gündeme geliyor. Konuya ilişkin değerlendirmelerde, resmi belgelerin tek başına mülkiyetin oluştuğunu göstermediği, işlemin İslam hukuku bakımından hangi aşamada gerçekleştiğinin esas alındığı belirtiliyor. Ayrıca uygulamada ilave maliyetlerin ve resmi prosedürlerin de dikkate alındığı ifade ediliyor

KATILIM BANKASININ FATURA, TAPU VE RUHSATI ÜZERİNE ALMAMASI NASIL DEĞERLENDİRİLMELİDİR?

Katılım bankaları, bir malın asıl faturası müşteri adına düzenlenmişse ya da tapu veya ruhsat müşteriye devredilmişse murabaha yapmıyor. Bunun nedeni, söz konusu belgelerin malın mülkiyetinin müşteriye geçtiğini gösteren önemli bir gösterge olarak kabul edilmesi.

Bununla birlikte İslam hukukunda bir malın mülkiyetinin kazanılması için tapu, ruhsat veya faturanın mutlaka alıcı adına düzenlenmesi şartı bulunmuyor. Yazılı ya da sözlü geçerli bir satış akdiyle satın alınan bir malın resmi belgeleri daha sonra düzenlense bile mülkiyetin alıcıya geçtiği kabul ediliyor. Aynı değerlendirme, henüz faturası kesilmemiş mallar için de geçerli sayılıyor.

Tapu, ruhsat ve fatura gibi belgeler hukuki uyuşmazlıklarda ispat aracı niteliği taşıyor. Örneğin satışı tamamlanan ancak ruhsat devri henüz yapılmayan bir araçla ilgili anlaşmazlık yaşanması halinde mahkeme, başka bir delil bulunmuyorsa ruhsat kaydını esas alabiliyor.

Katılım bankalarının bu belgeleri kendi üzerine almamasının bir diğer nedeni ise ortaya çıkacak ek maliyetler olarak gösteriliyor. Tapu, ruhsat ve benzeri resmi işlemlerin iki kez yapılması masrafları artırırken, bu maliyetler murabaha kapsamında satış fiyatına da yansıyabiliyor. Bu nedenle gereksiz giderlerden kaçınılmasının müşterinin finansman maliyetini de düşürmekte.

Bir başka husus da bizzat devletin yapılan murabaha işlemleri sırasında tapu, ruhsat ve fatura gibi belgelerin banka adına düzenlenmesini zorunlu tutmamasıdır. Bu nedenle katılım bankaları, yasal zorunluluk olmayan işlemler için ilave masraf yapılmasının hem uygulama açısından hem de maliyet bakımından gerekli olmadığı değerlendirmesinde bulunuyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler