Ana içeriğe geç

Wall Street'in yeni pusulası Beyaz Saray: Yatırımcılar artık şirketlerden çok Washington'ı izliyor

ABD'de yatırımcılar artık yalnızca şirket bilançolarını ve finansal performansı değil, Beyaz Saray'ın hangi sektör ve şirketleri destekleyeceğini de analiz ediyor

Wall Street'in yeni pusulası Beyaz Saray: Yatırımcılar artık şirketlerden çok Washington'ı izliyor
Gazete Oksijen
16

Wall Street'te yatırım kararlarının merkezinde artık yalnızca şirketlerin kârlılığı ve büyüme potansiyeli yer almıyor. Yatırımcılar giderek daha fazla, Trump yönetiminin hangi sektörleri ve şirketleri destekleyeceğini öngörmeye çalışıyor. Gümrük tarifeleri, ihracat kontrolleri, kamu alımları, sübvansiyonlar ve hatta başkanın kamuoyu önündeki açıklamaları bile hisse senedi fiyatlarını doğrudan etkileyen unsurlar haline gelmiş durumda.

Politico'ya konuşan Yatırım danışmanlık şirketi Veda Partners'ın kurucu ortağı ve ekonomi politikaları direktörü Henrietta Treyz, son dönemde yatırımcı davranışlarında belirgin bir değişim yaşandığını söylüyor.

Yaklaşık 20 yıldır bu alanda çalıştığını belirten Treyz, müşterilerinin artık bakırdan polisilikona kadar birçok sektörün Beyaz Saray'ın radarına girip girmeyeceğini sorduğunu, hükümetin ilgisinin hem önemli bir fırsat hem de yeni bir risk kaynağı olarak görüldüğünü ifade ediyor.

Yapay zeka şirketlerine devlet ortaklığı tartışması

Bu yaklaşımın son örneği yapay zekâ sektöründe yaşandı. Beyaz Saray'ın önde gelen yapay zekâ şirketlerine ortak olabileceği yönündeki değerlendirmeleri, Silikon Vadisi'nde ve yatırım çevrelerinde yeni tartışmalar başlattı.

Chicago Üniversitesi Booth İşletme Okulu'ndan finans profesörü Luigi Zingales'e göre bu tür müdahaleler piyasa mekanizmasını bozabilir.

Zingales, yatırımcıların artık en yenilikçi şirketi değil, Başkan Donald Trump'ın siyasi desteğini alma ihtimali en yüksek şirketi belirlemeye çalıştığını belirterek bunun hem piyasalar hem de ekonomi açısından olumsuz bir işaret olduğunu savunuyor.

Intel örneği dikkat çekiyor

Wall Street'in en çok konuştuğu örneklerden biri Intel oldu.

Şirketin CEO'su Lip-Bu Tan'ın geçen ağustosta son anda Beyaz Saray'a yaptığı ziyaret büyük ilgi gördü. Ziyaretten kısa süre önce Trump, Tan'ın Çin bağlantıları nedeniyle görevden ayrılması gerektiğini savunmuştu.

Ancak görüşmenin ardından federal hükümetin, CHIPS Yasası kapsamındaki yeniden yapılandırma sayesinde Intel'in yaklaşık yüzde 10'una ortak olacağı açıklandı. Bu gelişmenin ardından Intel hisseleri yaklaşık yüzde 500 değer kazandı. Bununla birlikte uzmanlar, yükselişte genel yarı iletken sektöründeki güçlü performansın da önemli payı bulunduğunu vurguluyor.

Tufts Üniversitesi Fletcher Okulu öğretim üyesi ve "Chip War" kitabının yazarı Chris Miller, Intel hisselerindeki yükselişin yalnızca devlet yatırımına bağlanamayacağını belirtiyor.

Haziran ayında Intel hisseleri bir kez daha yükseldi. Trump, yönetiminin aracılık ettiğini söylediği anlaşmayla Apple'ın ABD'de üretilecek çiplerde Intel ile çalışacağını açıkladı. Ancak ne Apple ne de Intel bu iş birliğini kamuoyuna doğruladı. Buna rağmen açıklama, Intel'in yönetimin sanayi politikalarının merkezinde yer aldığı algısını güçlendirdi.

Kalıcı yükseliş için siyasi destek yetmiyor

Analistlere göre yatırımcıların asıl değerlendirdiği konu ise şirketlerin daha fazla ürün satıp satamayacağı.

Siyasi açıklamalar tek başına hisse fiyatlarında kalıcı yükseliş sağlamıyor. Kamu politikalarının şirket gelirlerini artırması, maliyetleri düşürmesi veya uzun vadeli büyüme görünümünü iyileştirmesi gerekiyor.

IBM de bu açıdan yeni bir sınav olarak görülüyor. Trump yönetiminin mayıs ayında yeni bir kuantum çip üretim tesisini destekleyeceğini açıklamasının ardından şirket hisseleri birkaç gün içinde yaklaşık yüzde 42 yükseldi. Sonrasında bu kazancın bir kısmı geri verilse de hisse fiyatı hâlâ açıklama öncesindeki seviyesinin yüzde 30'dan fazla üzerinde bulunuyor.

Kritik minerallerde farklı tablo

Kritik mineraller sektöründe ise hükümet desteği yatırımcılar açısından daha somut ekonomik karşılıklar üretiyor.

Çin'e bağımlılığı azaltmayı amaçlayan alım garantileri, taban fiyat uygulamaları ve diğer teşvikler şirketlerin gelir beklentilerini güçlendirirken risklerini de azaltıyor. Bu nedenle devlet desteği yalnızca siyasi bir mesaj olmaktan çıkıp doğrudan finansal değer yaratan bir unsur haline geliyor.

Geçen yıl yönetimin MP Materials ile yaptığı anlaşma bunun en önemli örneklerinden biri olarak gösteriliyor. Anlaşma, devletin şirkete ortak olmasının yanı sıra uzun vadeli alım taahhütleri ve fiyat garantileri de içerdiği için yatırımcılar tarafından güçlü bir destek sinyali olarak değerlendirildi.

Wolfe Research ABD politika ve siyaset birimi yöneticisi Tobin Marcus, tüm devlet ortaklıklarının aynı etkiyi yaratmadığını, MP Materials anlaşmasının ardından yatırımcıların benzer sektörlerde yeni kamu yatırımlarını yakından izlemeye başladığını söylüyor.

Yapay zekada siyasi risk uyarısı

Uzmanlar, yapay zekâ sektöründe ise durumun farklı olduğuna dikkat çekiyor.

Sektör zaten yüksek yatırım çekiyor ve hızlı büyüyor. Bu nedenle devletin ortak olmasının şirketlerin finansal performansına kritik minerallerde olduğu gibi doğrudan katkı sağlaması beklenmiyor.

Veda Partners danışmanlarından Dan McCarthy, Intel veya kritik mineraller alanında ulusal güvenlik gerekçesi ve piyasa başarısızlığı bulunduğunu, bu nedenle devlet müdahalesinin anlamlı olabileceğini belirtiyor. Ancak yapay zekâ şirketlerinin zaten güçlü finansal performans gösterdiğini ve benzer bir müdahaleye ihtiyaç duymadığını ifade ediyor.

Uzmanlara göre devletin aynı anda hem yatırımcı hem de düzenleyici konumunda olması da yeni bir belirsizlik yaratabilir.

Chris Miller, yapay zekâ düzenlemeleri konusunda yoğun tartışmaların sürdüğünü hatırlatarak, hükümetin bu şirketlere ortak olması halinde bunun yatırımcılar tarafından siyasi yakınlığın bir göstergesi olarak algılanabileceğini söylüyor.

Sonuç olarak Wall Street'te yatırımcıların yanıt aradığı soru artık yalnızca devletin hangi sektörlere müdahale edeceği değil. Asıl tartışma, siyasi desteğin tek başına yeni bir piyasa göstergesine dönüşüp dönüşmediği üzerinde yoğunlaşıyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler