Basel, İsviçre'nin en kültürel şehirlerinden biri olarak iki bin yılı aşan geçmişiyle dikkat çekiyor. Keltler ve Romalılar dönemine kadar uzanan, iki bin yıllık geçmişe sahip şehir, 1460 yılında kurulan üniversitesiyle Avrupa'nın önemli bilim ve kültür merkezlerinden biri haline geliyor. Şehir, Roma döneminden günümüze uzanan tarihiyle Avrupa'nın en etkileyici merkezlerinden biri arasında gösteriliyor.
180 BİN NÜFUSA SAHİP
Almanya, Fransa ve İsviçre'nin sınırında bulunan ve tarihi dokusu ile modern mimariyi aynı potada buluşturan Basel, her yıl milyonlarca turisti ağırlıyorken aynı zamanda yaklaşık 180 bin nüfusa sahip. Sokaklarında yürürken bir yanda Orta Çağ'ın taş yapılarıyla karşılaşırken diğer yanda modern sanat eserleriyle denk geliyorsunuz. Ren Nehri'nin ikiye ayırdığı şehir, tarih meraklılarını kendine çekiyor.
1. BASEL TOWN HALL BELEDİYE BİNASI- ADETA TARİHİ BİR FİLM SETİ
Basel'in kalbi sayılan Marktplatz Meydanı'nda bulunan belediye binası, kırmızı cephesi ve duvar freskleriyle öne çıkıyor. Yapı 16. yüzyılda inşa edilmiş. İç avlusundaki süslemeler ve tarihi detaylar, İsviçre'nin en etkileyici kamu yapılarından biri olarak görülmesini sağlıyor. Binanın avlusuna girdiğinizde kendinizi tarihi bir film setinde hissedebilirsiniz.
2- SPALENTOR ŞEHİR KAPISI- SUR SİSTEMİNİN ÖNEMLİ PARÇASI
Orta Çağ surlarının günümüze ulaşan en önemli kapılarından biri olan Spalentor, 14. yüzyılda inşa edilmiş. Bir dönem Basel'i çevreleyen sur sisteminin önemli bir parçası olan yapı, üç kuleli görkemli görüntüsüyle ilgiyi üzerine topluyor. Taş duvarlar, kuleler ve eski şehir girişleri ziyaretçileri yüzlerce yıl öncesine keşfe götürüyor. Romantik fotoğraf kareleri yakalamak isteyen meraklılar, buraya gelebilir.
3. OLD TOWN OF BASEL ESKİ ŞEHİR BÖLGESİ- DAR TAŞ SOKAKLARDA YÜRÜYÜŞ
Basel'in tarihi merkezi, dar taş sokakları, küçük meydanları ve yüzlerce çeşmesiyle, ziyaretçileri başka bir döneme taşıyor. Bölgenin geçmişi yaklaşık 1200'lü yıllardaki şehir surlarına dayanırken, buraya gelen ziyaretçiler, küçük sanat galerileri, eski kitapçılar, butik kafeler ve yüzlerce yıllık yapılar arasında kaybolabilir.
ÜÇ LEZZET MUTLAKA TADILMALI
Almanya ve Fransa ülkelerine yakın konumundan dolayı bu ülkelerin gastronomi lezzetlerinden de etkilenen Basel'de bu sıraladağımız lezzetlerin tadına mutlaka bakmalısınız:
ÇİKOLATALI EKMEKÇİK: SCHOGGİWEGGLİ
İsviçre'ye özgü, içi büyük çikolata parçalarıyla dolu yumuşak ve tatlı bir sütlü ekmek olan Schoggiweggli, az tatlı, oldukça yumuşak ve pofuduk bir hamura sahip. Yapımında un, maya, süt, tereyağı, şeker, tuz ve bitter çikolata kullanılıyor.
FONDÜ
Portatif bir ocağın üzerinde ortak kullanılan bir tencere içinde eritilen peynir, uzun çatallara takılan ekmek yardımıyla yeniyor. Fondü, 1930'da İsviçre Peynir Birliği tarafından ulusal yiyecek olmuş.
BASLER RÖSTİ
İsviçre mutfağının en sevilen lezzetlerinden biri olan Rösti, rendelenmiş patateslerin dışı çıtır, içi yumuşak kalacak şekilde kızartılmasıyla hazırlanıyor. Genellikle kahvaltıda servis edilen bu geleneksel tadın içerisine bolca İsviçre peyniri, soğan ve çıtır pastırma parçaları eklenerek kat kat hazırlanıyor.
4. KUNSTMUSEUM SANAT MÜZESİ-SEKİZ YÜZYILLIK SANATA YOLCULUK
Kunstmuseum Basel, ziyaretçilerini sekiz yüzyılı kapsayan etkileyici bir yolculuğa çıkarıyor. Dünyanın en eski halka açık sanat koleksiyonlarından birine sahip müzede, Hans Holbein the Younger ailesine ait dünyadaki en büyük resim koleksiyonu bulunuyor; Pablo Picasso, Paul Klee ve Marc Chagall gibi ustaların çalışmaları da yer alıyor. Tarih ve modern sanatın buluştuğu müze ayrıca, ünlü ressam Piet Mondrian'ın dünyadaki en büyük koleksiyonuna ve muazzam bir modern sanat arşivine sahip. Basel'e yolu düşen sanat meraklıları mutlaka bu müzeyi ziyaret edebilir.
5- MİTTLERE BRÜCKE ORTA KÖPRÜ- AVRUPA'NIN EN ESKİ NEHİR GEÇİŞİ
Basel'in iki yakasını birbirine bağlayan Ren Nehri üzerinde uzanan köprü, şehrin tarihindeki en önemli yapılardan biri. İlk köprünün 1225–1226 yıllarında inşa edildiği tahmin edilirken, Avrupa'nın en eski nehir geçişlerinden biri olarak kabul ediliyor. Köprünün üzerinde durduğunuzda bir tarafta tarihi yapıları, diğer tarafta modern şehir görüntüsünü izleyebilirsiniz. Özellikle akşam saatlerinde nehir üzerine yansıyan şehir ışıkları ve su üzerinde ilerleyen tekneler, kartpostallık manzara sunuyor.





