Ana içeriğe geç

Latmos'a tonlarca kül tehdidi

Batı Kipaş, köylülerin tepkisiyle geri çekilmek zorunda kaldığı kül depolama projesi için yeniden harekete geçti. Şirket, Latmos’un eteklerinde yer alan orman ve önemli doğa alanına tesis kurmak için Bakanlığa başvurdu.

Latmos'a tonlarca kül tehdidi
Birgün
16

İlayda SORKU

Aydın ve Muğla sınırları arasında yükselen, antik çağdaki adıyla Latmos olarak bilinen Beşparmak Dağları bir kez daha sermaye projelerinin hedefi. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı'nın bölgede peş peşe başlattığı çevresel etki değerlendirmesi (ÇED) süreçlerine son olarak Kipaş Holding bünyesindeki Batı Kipaş'ın başvurusu eklendi. Şirket, Aydın'ın Söke ilçesine bağlı Sofular Mahallesi'nde "kül düzenli depolama tesisi" kurmak için izin istedi.

Tesisin kurulmak istendiği bölge "orman alanı" ve "önemli doğa alanı" olarak tanımlanıyor. Öte yandan projenin başvuru dosyasında yaklaşık 222 bin metrekare büyüklüğündeki parselin tapu kayıtlarında "fıstık çamlığı" olarak geçtiği de belirtildi.

ARTAN MALİYETİN FATURASI DOĞAYA

Proje dosyasına göre Batı Kipaş'a ait kâğıt fabrikası ve enerji santralinden her gün çıkan toplam 384 ton uçucu kül ve dip külü bu alanda depolanacak. Şirket, mevcut durumda söz konusu atıkları yaklaşık 200 kilometre uzaklıktaki OYAK Çimento tesisine taşıyor. Ancak artan taşıma maliyetleri nedeniyle kütlenin Söke'de depolanması için yeni tesis planlandı. Günlük yüzlerce ton atığın bırakılacağı tesis için maksimum depolama kapasitesi 2 milyon 626 bin metreküp olarak açıklandı.

Batı Kipaş'ın bağlı olduğu Kipaş Holding'in Yönetim Kurulu Başkanı koltuğunda Mehmet Hanefi Öksüz oturuyor. Şirket, son olarak Söke'de kurduğu kâğıt fabrikasıyla gündeme gelmiş, fabrikanın açılışını AKP'li Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan yapmıştı.

HALK KAYBEDECEK ŞİRKET KAZANACAK

Bölge halkı ve yaşam savunucuları daha önce aynı bölgede planlanan projeye karşı mücadele yürütmüş, şirket geri adım atmıştı. Projenin ÇED süreci kapsamında yapılacak halkın katılım toplantısının tarihi 5 Ağustos olarak duyuruldu. Yurttaşlar, Latmos'un madencilikten enerji projelerine kadar yıllardır sermaye baskısı altında olduğunu belirtek projeye geçit vermeyeceklerini belirtti.

Yaşam savunucusu Selahattin Aydın, süreci BirGün'e şu sözlerle aktardı: "Şirket külünü daha önce ovanın ortasına, sulak alana ve buğday tarlalarına dökmüştü. Çok kez ceza yazıldığı söylendi ama fayda etmedi. Şu an taşıma maliyetleri yüksek olduğu için buraya dökmeye çalışıyor. Burada bu kâğıt fabrikasının varlığı başlı başına problem zaten. Susuzluğun ortasında fabrika hem Büyük Menderes'ten hem yeraltından su çekiyor. Şimdi de pek çok kimyevi atığın olduğu bu külü 20'ye yakın köyün ortasına, zeytin ve fıstık çamlarının üstüne dökmek istiyor. Sırf şirket kâr etsin diye bölgeyi yaşanmaz hale getirecekler."

"Biz bu dağları bütünlüklü olarak koruma altına aldırmaya çalışırken bir avuç patron daha çok kâr etsin diye binlerce insan gözden çıkarılıyor" diyen Aydın, "Bir kişi kazansın diye tüm coğrafya kaybedecek. Bu kül, fabrikadan çıktığı anda bile yanmaya devam eden ve sönmeyen bir atık. Sıcak olarak dökülecek. Suyun varlıklarının olduğu vadiye bu külün dökülmesi bütün bölgenin suyunu yok edecek, tozu kilometrelerce alandaki tüm yaşamın kökünü kazıyacak. Biz daha önce de olduğu gibi projenin karşısında mücadele etmeye devam edeceğiz" ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler