Darbe girişimi sırasında çok sayıda kişinin şehit düştüğü ve yaralandığı Çengelköy'deki direnişin tanıklarından Morgül, AA muhabirine, işletmesinin bahçesinde oturan müşterilerin telefonlarına baktıktan sonra oradan uzaklaşmaya başlamalarından anormal bir durum olduğunu fark ettiklerini söyledi.
Morgül, bunun üzerine Çengelköy Karakolu'nun bulunduğu caddeye çıktıklarını, darbe girişiminden orada haberdar olduklarını, esnaf ve orada bulunanlarla istişare ettikten sonra alandan ayrılmamaları gerektiği konusunda uzlaşıya vardıklarını, ardından karakolu korumaya aldıklarını belirtti.
- 'KARAKOLUN ÖNÜNDE BARİKAT KURDUK'
Çengelköy Karakolunu koruma refleksiyle hareket ettiklerini dile getiren Morgül, "Araçlarla caddeyi kapatarak barikat kurduk. Karakoldaki polis arkadaşlarımız da 'Bir durum var, bizi yalnız bırakmayın.' diyerek destek istedi. O sırada Kuleli Askeri Lisesinden rütbeli bir asker gelerek karakolun kendilerine teslim edilmesini istedi. Polisler 'emir-komuta zinciri dışında böyle bir şey yapmayacaklarını' söyledi. Biz de tepki gösterince söz konusu rütbeli havaya ateş açarak Kuleli yönüne doğru uzaklaştı." diye konuştu.
- 'MUHTARIMIZ ARKASINDA SAKLANDIĞIMIZ KONTEYNERİN ÖNÜNDE KASIĞINDAN VURULDU'
Morgül, bundan yaklaşık 1,5 saat sonra askeri unsurların konteynerlerin arkasına gizlenerek kalabalığa doğru yaklaştığını, hedef gözeterek ateş açtığını kaydetti.
Çengelköy Muhtarı Can Cumhur'un bu sırada vurulduğuna dikkati çeken Morgül, şöyle devam etti:
"Muhtarımız karakoldaki görevlilerin hedef oldu. Ayağa kalktığı sırada kasığından vuruldu. Onu hızla hastaneye kaldırdık. Ondan sonra çarşıda adeta kıyamet koptu. Alenen insanları vurmaya başladılar. Gece saat 01.00'e kadar orada bulunan esnaf ve komşularımızdan çok sayıda kişi yaralandı. Benim de 3 çalışanım vuruldu. Çengelköy o gece çok yoğun bir saldırı altındaydı. Eğer darbeciler burayı aşabilseydi, Boğaz Köprüsü'ndeki (15 Temmuz Şehitler Köprüsü) vatandaşların durumu daha da kötü olabilirdi."

- DARBECİ KOMUTANDAN 'KÖPRÜNÜN ÜSTÜNDEKİLERİ ATEŞE VERİN' TALİMATI
Morgül, çay bahçesinde yaralıların pansumanını yaptıkları sırada darbeci askerler tarafından derdest edilerek karakol önüne götürüldüklerini, burada yere yatırıldıklarını aktararak, başlarında bekleyen Kuleli Askeri Lisesi eski komutanı albay Mürsel Çıkrıkçı'nın hakaretler savurduğunu söyledi.
Çıkrıkçı'nın telefon görüşmelerine şahit olduğunu anlatan Morgül, "Okul komutanı buradan İstanbul'u kontrol ediyordu. Telefonda, 'Köprünün üstünde kimse kalmayacak, ateşe vereceksiniz onları.' ve '10 kişilik gruplara top atışı yapacaksınız, bunları duymak istiyorum.' şeklinde talimatlar veriyordu. Gece boyunca ambulanslarla Kuleli'den Çengelköy'e mühimmat taşındığını gördük. O kadar mermi harcadılar ki ambulanslar sürekli mermi ve silah taşımak için Kuleli Askeri Lisesi'ne gidip geliyordu." ifadelerini kullandı.
Saat 06.00 civarında Çıkrıkçı'nın sokağa dağılan askerleri toplattığını belirten Morgül, bunu yaptıktan sonra kendilerine hitaben "Biz gitmeden ayağa kalkmayacaksınız, kalkanı öldürün." şeklinde emir verdiğini aktardı.
Morgül, darbecilerin sokakta yakaladıkları herkese fiziki müdahalede bulunduğunu, yoldan geçen ve olayla hiç ilgisi olmayan insanları bile darbettiğini, yere yatırdığını ifade ederek, bu grubun "silahsız vatandaşına karşı savaşa girmiş bir askeri yapı" olduğunu söyledi.
- 'ÖZEL HAREKAT GELİNCE KAÇTILAR'
Saat 06.00'dan sonra Özel Harekat polislerinin bölgeye gelmesiyle darbeci askerlerin Kuleli Askeri Lisesine doğru kaçtığını dile getiren Morgül, polisin operasyonla darbecileri derdest edip, karakola getirdiğini belirtti.
Morgül, o anlarda büyük bir arbede yaşandığına dikkati çekerek, "Bu sefer de yakalanan o darbecileri korumak için uğraştık. Yakınları, babası, kardeşi gözünün önünde şehit edilen, yaralanan arkadaşlarımız vardı. Biz, 'Durun. Devlet bunları yakaladı, bırakın cezalarını devlet versin' diyerek arkadaşlarımızı sakinleştirmeye çalıştık. Nitekim devletimiz de görevini yaptı ve cezalarını verdi." diye konuştu.
- 'ÇENGELKÖY'DE BÜYÜK BİR TRAVMA YAŞANDI'
Çengelköy'de çok ciddi bir travma yaşandığını, o gecenin sabahında insanların büyük bir mağduriyetle karşılaştığını dile getiren Morgül, konuşmasını şöyle tamamladı:
"Hastanelere gidip yaralılarımızı, muhtarımızı, elemanlarımızı ziyaret ettik. Cenazelerle uğraştık. Öğlen sıralarında dükkana geldiğimde milletin gelip masalarda sakin bir şekilde kahvaltısını yaptığını gördüm. Bundan sonra böyle bir şey olur mu? Olabilir, burası Türkiye. Ancak böyle bir kalkışmaya girişenlerin bu kez karşılığı çok daha sert alacaklarını düşünüyorum. Çünkü vatandaş o gün gösterdiği iyi niyeti ve tevazuyu bugün o insanlara bir daha asla göstermez."