Sözcü TV ekranlarında gerçekleştirilen ve CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun konuk olduğu canlı yayın, iktidar medyasının tartışma konusu oldu. Yayında Kılıçdaroğlu’na yöneltilen soruların tonu ve yayın sırasında verilen tepkiler, bazı iktidar yanlısı yazarlar ve gazeteciler tarafından “sorgu odası” olarak yorumlanırken, programın biçimine dair eleştiriler öne çıktı.
Farklı bir değerlendirme yapan AKP eski Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) üyesi Mücahit Birinci, konuyla ilgili yaptığı açıklamada gazetecilerin muhalefet liderine eleştirel ve baskıcı sorular yöneltmesinin doğal olduğunu vurguladı. Birinci, Türk medyasında bu tür yayınların uzun süredir yapılmadığını belirtti.
Sözcü TV yayını ile ilgili çok fazla konuşuluyor. Ben de fikrimi söylemek istiyorum.
— Mücahit Birinci (@birincimucahit) June 21, 2026
Bildiğiniz gibi içeriği izlemeden Kemal Bey'in orada olmasının bir cesaret olduğunu zikretmiştim. Ve fırsat buldum yayının içeriğini izledim:
İçerikle de alakalı birkaç söz söylemek isterim:…
Birinci, sosyal medya platformu X üzerinden şu değerlendirmelerde bulundu:
"Sözcü TV yayını ile ilgili çok fazla konuşuluyor. Ben de fikrimi söylemek istiyorum.
Bildiğiniz gibi içeriği izlemeden Kemal Bey'in orada olmasının bir cesaret olduğunu zikretmiştim. Ve fırsat buldum yayının içeriğini izledim:
İçerikle de alakalı birkaç söz söylemek isterim:
Şimdi arkadaşlar, gazeteciler sıkıştırdı vs. bunları geçin. Bunlar olması gereken şeyler. Biz uzun zamandır bu gerçeklikten çıktığımız için bünye bunu kaldırmadı. Gazeteci bu en istenmeyen soruyu en kışkırtıcı şekilde sorabilir. Biz hariç, dünyanın her yerinde bu iş böyledir.
Bu gazetecilere hiçbir şey diyemeyiz. Örnek olarak, Beyaz Saray’da Trump ile gazeteciler arasında bunun yüz katı kavga, hakaret, sert soru, baskı, yönlendirme, kovma ve kovulma sahnelerine şahit olduk. Bu, aslında gazeteciliğin doğasında olan bir durum.
Bazen sosyal medyada bundan on sene önceki basın toplantılarına denk geliyorum. İnanılmaz bir değişim var.??
Bugün aynı gazeteci, aynı soruları rüyasında bile soramaz. Maalesef bu da bizim eksiğimiz… Kabul etmek lazım.
Bu bakış açısıyla baktığımızda, içeriği değerlendirdiğimizde aslında burada tek kusurlu, programa çıkan Kemal Bey ve Kemal Bey’i o programa çıkaran danışmanları. Evet medeni bir cesaret, evet Kemal Bey'in cesareti akılda kalacak ama adamı yayın boyunca kum torbası etmişler kardeşim. Buna müsaade edilir mi!?
Program günü de dediğim gibi; Özgür Özel de TGRT’de bizim programa konuk olsun, görelim. Sokakta bir söz vardır: Dayak yiyeceğin kesinse, o kavgaya girmezsin. Ha "ben korkmam"...
O zaman cesaretle dayak yersin. Ama sonuçta dayak yersin...
Sevgiler, iyi pazarlar."
Haber Kaynağı : 12punto