Ana içeriğe geç

Hatimoğulları'dan Gülistan Doku dosyasında Süleyman Soylu vurgusu

DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin grup toplantısında Gülistan Doku soruşturmasına ilişkin çarpıcı değerlendirmelerde bulundu. Hatimoğulları, dosyada kamu görevlilerinin de hesap vermesi gerektiğini söylerken, Yeni Parti'ye başarı dileklerini iletti

Hatimoğulları'dan Gülistan Doku dosyasında Süleyman Soylu vurgusu
Artı Gerçek
16

Artı Gerçek - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tülay Hatimoğulları, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada hem Türkiye siyasetindeki son gelişmeleri hem de Gülistan Doku dosyasına ilişkin yürütülen soruşturmayı değerlendirdi. Hatimoğulları, Gülistan Doku soruşturmasında ortaya çıkan iddiaların yalnızca bir kayıp dosyası olmadığını, adalet sisteminin işleyişine dair ciddi soruları gündeme getirdiğini söyledi.

Konuşmasının başında, CHP'den ayrılan milletvekilleri tarafından kurulan YENİ Parti'ye değinen Hatimoğulları, yeni oluşuma başarı dileğinde bulundu.

"Meclis'e ve Türkiye siyasetine yeni bir parti daha katıldı. Yeni Parti çatısı altında yoluna devam etme kararı alan Sayın Özgür Özel'i ve partinin bütün üyelerini kutluyorum. Hayırlı olsun. Yeni Parti'nin ülkemizin demokrasisine ve hukukuna önemli katkılar sunmasını temenni ediyor, başarılar diliyorum" dedi.

'HAKİKATİN ÖNÜNE KALIN BİR DUVAR ÖRÜLDÜ'

Hatimoğulları, Gülistan Doku dosyasına ilişkin her geçen gün yeni gelişmeler yaşandığını belirterek, davanın yalnızca kayıp bir genç kadının dosyası olarak görülemeyeceğini ifade etti.

"Her gün Gülistan Doku'nun dosyasıyla ilgili yeni bir gelişme duyuyoruz. Ancak biz Gülistan Doku dosyasında yalnızca kaybedilmiş genç bir kadın görmüyoruz. Altı yılı aşkın süredir hakikatin önüne örülen kalın bir duvar görüyoruz" diyen Hatimoğulları, adaletin kayıp bir kadının izini sürme konusundaki kararlılığıyla ölçülebileceğini söyledi.

Hatimoğulları, "Bir ülkenin adaleti, kayıp bir kadının izini ne kadar cesaretle sürdüğüyle ölçülür. Oysa Gülistan'ın izini sürmek yerine dijital izlerin silindiği, hastane kayıtlarının karartıldığı ve kamu gücünün bazı kişileri korumak için kullanıldığı yönündeki ağır iddialarla karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.

'SIRADAN BİR GELİŞME DEĞİLDİR'

Soruşturma kapsamında yaşanan son gelişmelere dikkat çeken Hatimoğulları, dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in ailesi ve bazı kamu görevlileri hakkında yürütülen işlemlerin önemine işaret etti.

"Bugün dönemin Tunceli Valisi Tuncay Sonel'in, eşinin, oğlunun, polislerin ve bazı kamu görevlilerinin soruşturma kapsamında tutuklanmış olması sıradan bir gelişme değildir. Soruşturmanın kasten öldürme, cinsel saldırı, delilleri yok etme ve suçluyu kayırma gibi son derece vahim suçlamaları kapsadığı belirtiliyor" dedi.

Hatimoğulları, ortaya çıkan tablonun eski İçişleri Bakanı Süleyman Soylu döneminin de kapsamlı biçimde incelenmesini gerektirdiğini belirterek, "Devlet gücünü kullanarak suç işlediği ya da işlenen bir suçun üzerini örttüğü iddia edilen kim varsa hesap vermelidir" diye konuştu.

'HER KADIN BİRAZ GÜLİSTAN'DIR'

Konuşmasının devamında kadın cinayetleri ve şüpheli kadın ölümlerine değinen Hatimoğulları, Nadira Kadirova, Yeldana Kaharman, İpek Er, Rojin Kabaiş ve Rojwelat Kızmaz gibi isimleri hatırlattı.

"Bu kadınların her birinin hikâyesinde aynı erkek egemen düzenin yaraladığı hayatları görüyoruz. Şiddete uğrayan, kaybedilen ve adalete ulaşamayan her kadın biraz Gülistan'dır, biraz İpek'tir, biraz da Rojin'dir" diyen Hatimoğulları, DEM Parti'nin kadın meclisiyle birlikte bu davaların takipçisi olacağını söyledi.

Hatimoğulları, "DEM Parti ve Kadın Meclisimiz olarak dün olduğu gibi bugün de Gülistan Doku'nun, Rojin Kabaiş'in ve katledilen bütün kadınların davalarını sonuna kadar takip edeceğiz" ifadeleriyle konuşmasını tamamladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler