Ana içeriğe geç

İstanbul Havalimanı'nda gümrük skandalı! Memurun savunması şaşırttı: Şişeyi patlattım, meraktan bir yudum aldım

İstanbul Havalimanı'ndaki gümrüklü alandan usulsüz şekilde çıkarıldığı öne sürülen ürünlerin satılmasına ilişkin soruşturmada 4 gümrük görevlisi hakkında 5 yıl 7 aya kadar hapis istemiyle iddianame düzenlendi. Şüphelilerden Selahattin Dinler'in dosyaya giren ifadesinde, kamera görüntülerinde yer alan alkol şişesini kontrol amacıyla eline aldığını, şişenin patlaması üzerine merak ederek bir yudum tattığını söyledi.

İstanbul Havalimanı'nda gümrük skandalı! Memurun savunması şaşırttı: Şişeyi patlattım, meraktan bir yudum aldım
Star Gazetesi
16

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca hazırlanan iddianamede, Kaçakçılık Suçlarıyla Mücadele Şube Müdürlüğüne 27 Kasım 2025'te 'Gümrükte görevli olan Adnan Can Sayılgan, Agit Sola, Selahattin Dinler ve Adem Kürkçü isimli kişilerin birbirleriyle organize bir şekilde hareket ederek, depodan elektronik sigara gibi ürünleri çıkarıp Tahtakale ve Eminönü'nde sattıkları' yönünde bir ihbarda bulunulduğu kaydedildi.

İddianamede, emniyet güçlerince yapılan çalışmada güvenlik kameralarının incelendiği ve tanıkların dinlenildiği aktarılarak, şüpheliler Adnan Can Sayılgan, Agit Sola ve Selahattin Dinler'in çalıştığı İstanbul Havalimanı Tasfiye İşletme Müdürlüğündeki yolcu beraberi eşya ambarı ile giden yolcu eşya deposunda yürütülen tasfiye ve tasnif işlemleri sırasında görev ve yetkileri dışına çıkarak usulsüz eylemlerde bulundukları anlatıldı.

İddianamede, yer verilen güvenlik kamerası görüntülerine göre, depo alanlarına sırt çantalarıyla giren Sola ve Sayılgan'ın tasfiye kapsamındaki kutuların açılması ve sınıflandırılması sürecinde aktif şekilde yer aldığı belirtilerek, bu süreçte kutuların içinden parfüm şişesi, sigara paketi ve çeşitli eşyaları aldıkları ifade edildi.

Bu eşyaları kıyafetlerinin içine gizleyen Sola'nın, kamera açılarının kör noktalarına koyduğu sırt çantasının olduğu kısma gittiği anlatılan iddianamede, Sayılgan'ın ise ağırlıklı olarak sırt çantasının bulunduğu alanı, alınan eşyaların gizlenmesi amacıyla kullandığı, Sola'nın gerçekleştirdiği eylemleri kolaylaştırdığı kaydedildi.

Şüphelilerin, buradan aldıkları eşyaları sırt çantasına koydukları değerlendirmesinde bulunulan iddianamede, şüpheli Dinler'in ise depodayken tasfiye kapsamındaki kutulardan alkol şişesi olduğu değerlendirilen malzemeyi aldığı, bu şişeyi açarak etrafa zarar verecek şekilde patlatıp içtiği, yine beyaz kutu benzeri ne olduğu belli olmayan malzemeleri sırt çantasına koyduğu, diğer şüpheliler gibi kameraların görmediği alanları tercih ettiği vurgulandı.

İddianamede, şüpheliler Sayılgan, Sola ve Dinler'in depo içerisindeki faaliyetleri tamamladıktan sonra sırt çantalarını alarak personel kapılarından herhangi bir güvenlik veya kontrole tabi olmadan liman dışına çıktıkları, bu şekilde tasfiye kapsamında bulunan eşyaları havalimanı dışına çıkardıkları belirtildi.

- ŞÜPHELİLER YAPTIKLARI EYLEMİ SUÇ OLARAK GÖRMEMİŞ

İddianamede, Sayılgan, Sola ve Adem Kürkçü'nün çalıştıkları müdürlükteki tasfiye ve tasnif işlemlerinde değerli gördükleri veya beğendikleri parfüm şişesi, sigara paketi ve kutu şeklindeki ne olduğu tam anlaşılamayan çeşitli eşyaları almalarıyla ilgili kendi aralarında yaptıkları görüşmelere ilişkin tape kayıtlarına yer verilerek, Sayılgan ve Kürkçü'nün eşya çıkartmada sorun görmediği ve bu suçu rutin haline getirdiklerinin anlaşıldığı vurgulandı.

Sayılgan, Dinler ve Kürkçü'nün ikamet aramalarında 'Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu' kapsamında değerlendirilebilecek suç unsurlarının ele geçirildiği anlatılan iddianamede, malzemelerin ünlü markalara ait olduğu, alkollü içecekler ve sigaralar yönünden de Türkiye'de bulunması gereken bandrol ve hologramları içermeyip yurt dışı menşeli olduğu, malzemelerin sayısının kişisel kullanımın çok üzerine çıktığı aktarıldı.

- 'GAFLETE DÜŞTÜM'

İddianamede, şüphelilerin savcılık ifadesine de yer verildi. Buna göre şüpheli Selahattin Dinler, haklarında yapılan ihbara ilişkin, 'Bazen insanlar birbirini sevmediği için beyanda bulunabiliyor ancak tam olarak neden hakkımızda ihbar geldiğini bilmiyorum.' beyanında bulundu.

Soruşturma kapsamında ikametinde yapılan aramada ele geçirilen alkol ve sigaraların kendisine ait olduğunu belirten Dinler, bu ürünlerin bir kısmının yurt dışından gelen arkadaşlarının hediyesi, bir kısmını da ücret karşılığında aldığını ifade etti.

Ürünlerle ilgili sunabileceği fatura olmadığını anlatan Dinler, ürünleri çalıştığı depodan çıkarmadığını savundu.

Dinler, kamera görüntülerinde çalıştığı birime sırt çantasıyla girmesinin, vardiyalarının uzun olması nedeniyle kişisel bakım ürünleri ve kıyafetlerinin yanında olmasından kaynaklandığını anlatarak, şu beyanda bulundu:

'Çalıştığımız birimde kör nokta yoktur. Kamera görüntülerinde yer alan ve benim bir alkol şişesini patlatıp tadına bakmamın nedeni, bazen kutuların içerisindeki şişelerde sızıntı olabiliyor. Bu sebeple bu şişeyi alıp kontrol ederken patlamıştır. Meraktan dolayı şişeden bir yudum aldım. 16 yıllık memuriyet hayatımda ilk defa böyle bir gaflete düştüm. Şuursuzca yapılan bir harekettir. Ben kesinlikle tasfiye alanındaki depodan dışarıya herhangi bir ürün çıkarıp başkasına satmadım ve vermedim. Dosyadaki tape görüşmelerinde adımın geçmesiyle ilgili hiçbir şey hatırlayamadım. Kamu zararı varsa karşılamak isterim. Suçlamayı kabul etmiyorum.'

İddianamede, şüpheliler Adem Kürkçü, Adnan Can Sayılgan, Agit Sola ve Selahattin Dinler'in Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun kaçakçılık suçlarını düzenleyen üçüncü maddesi kapsamında 'zincirleme şekilde, eşyayı, bu özelliğini bilerek ve ticari amaçla satışa arz etmek, satmak, taşımak ve saklamak' suçundan 1 yıl 10'ar aydan 5 yıl 7'şer aya kadar hapisle cezalandırılmaları istendi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler