Ana içeriğe geç

Trump İran'a deniz ablukası ters tepebilir, petrol fiyatlarındaki yükseliş kontrolden çıkabilir

Lisa Friedman, Rebecca F. Elliott / New York TimesABD Başkanı Donald Trump'ın nisan ayında İran limanlarına uyguladığı ilk deniz ablukası petrol fiyatlarını...

Trump İran'a deniz ablukası ters tepebilir, petrol fiyatlarındaki yükseliş kontrolden çıkabilir
Gazete Oksijen
16

ABD Başkanı Donald Trump'ın nisan ayında İran limanlarına uyguladığı ilk deniz ablukası petrol fiyatlarını yükseltmişti, ancak bazı çevrelerin korktuğu kadar astronomik seviyelere taşımamıştı. Buna karşın İran'ın petrol ihracatı sert şekilde gerilemiş ve ülke milyarlarca dolarlık gelirden mahrum kalmıştı.

Ancak bu stratejiyi ikinci kez uygulamak, piyasalarda daha geniş çaplı yan etkiler yaratmadan çok daha zor olabilir.

Savaşın başlamasından bu yana küresel arz sıkıntısını hafifletmek amacıyla düzenli olarak kullanılan ABD'nin petrol rezervleri, 1983'ten bu yana en düşük seviyeye geriledi. Ticari petrol stokları da önemli ölçüde azaldı. Ayrıca bölgedeki diğer petrol üreticisi ülkeler de artan güvenlik riskleri nedeniyle tankerlerini limanlardan çıkarmakta daha fazla zorlanabilir.

Bir diğer belirsizlik ise Çin. Normalde dünyanın en büyük petrol ithalatçısı olan Çin, ham petrol ithalatını önemli ölçüde azaltarak petrol fiyatlarının kontrol altında kalmasına yardımcı oluyordu. Salı günü açıklanan yeni veriler, bu eğilimin en azından haziran ayına kadar sürdüğünü gösterdi. Ancak Çin'in bu politikayı sürdürüp sürdürmeyeceği belirsizliğini koruyor.

Eski ABD diplomatı ve Enerji Bakanlığı yetkilisi David L. Goldwyn, "Savaşın ilk üç-dört ayında petrol, doğal gaz, hatta bir ölçüde gübre ve helyum fiyatlarını sınırlayan tüm tampon mekanizmaları artık tüketmiş durumdayız" dedi.

Ateşkes anlaşmasının üzerinden bir ay geçtikten sonra İran ile ABD yeniden açık çatışmaya sürüklendi. Petrol ve doğal gaz sevkiyatları açısından kritik öneme sahip Hürmüz Boğazı'ndaki güvenlik koşulları, tarafların günler süren karşılıklı saldırılarının ardından ciddi şekilde kötüleşti.

İran'ın daha fazla gemiyi hedef almaya başlaması üzerine Trump, pazartesi günü ABD'nin İran limanlarına yönelik deniz ablukasını yeniden devreye alacağını açıkladı. Ayrıca Hürmüz Boğazı'ndan geçen yüklerden yüzde 20 oranında ücret alınacağını duyurdu. Ancak bir gün sonra, ABD'ye yatırım yapan Basra Körfezi'ndeki "çeşitli" ülkeler için bu ücretlerin "yerine başka uygulamalar getirileceğini" söyledi.

Petrol fiyatları yükseliyor

Trump'ın bu geri adımı önemli soruları yanıtsız bırakırken, deniz taşımacılığı sektöründe belirsizliği daha da artırabilir. Gelişmelerin ardından petrol fiyatları sert yükseldi. Uluslararası gösterge Brent petrolün varil fiyatı çarşamba günü yaklaşık 87 dolardan işlem görerek son yaklaşık bir ayın en yüksek seviyesine ulaştı.

Washington merkezli araştırma şirketi Clearview Energy Partners, müşterilerine gönderdiği değerlendirme notunda, "Tam kapsamlı çatışmalar yeniden başlamasa bile fiyatları kontrol altında tutmak zor olabilir" uyarısında bulundu.

Savaş öncesinde dünya petrolünün yaklaşık beşte biri Hürmüz Boğazı'ndan geçiyordu. Bu nedenle deniz taşımacılığına yönelik her tehdit enerji piyasaları açısından büyük önem taşıyor. Ancak analistlere göre ülkeler ve şirketler, Körfez'den enerji taşımacılığının riskli ve en azından bir süre daha pahalı olacağı yeni düzene giderek uyum sağlıyor. Suudi Arabistan, Birleşik Arap Emirlikleri ve Kuveyt gibi ülkeler, maliyeti yüksek olsa da yeni boru hatları inşa ederek veya mevcut hatları genişleterek Hürmüz Boğazı'na bağımlılığı azaltmaya çalışıyor.

Enerji danışmanlık şirketi Rystad Energy'nin kıdemli başkan yardımcılarından Jorge León, "Bundan sonra petrol ve doğal gaz fiyatlarında jeopolitik risk primi kalıcı olacak" dedi.

Savaşın, 28 Şubat'ta ABD ile İsrail'in ortak saldırılarıyla başlamasının ardından İran, Hürmüz Boğazı'nı fiilen birçok ülkenin gemilerine kapattı. Küresel petrol fiyatları da beklendiği gibi yükseldi ve çatışmanın başlamasından bir hafta sonra varil başına yaklaşık 100 dolara ulaştı.

Ardından 13 Nisan'da ABD ilk deniz ablukasını uygulamaya koydu. Bunun sonucunda petrol fiyatları ay sonuna doğru varil başına 120 doların üzerine çıkarak savaşın başladığı tarihten bu yana en yüksek seviyesine ulaştı.

Ancak daha sonra fiyatlar kademeli olarak yeniden geriledi. ABD ile İran'ın haziran ayı ortasında çatışmaları sona erdiren, ancak kısa ömürlü kalan mutabakat zaptını imzaladığı dönemde petrol yaklaşık 80 dolar seviyesinde işlem görüyordu. Daha fazla tankerin Hürmüz Boğazı'ndan geçmeye başlamasıyla fiyatlar daha da düştü.

İran açısından ise ablukanın etkisi son derece ağır oldu. Hürmüz Boğazı üzerinden yapılan petrol ihracatı, ülkenin toplam ihracatının yaklaşık yüzde 80'ini oluşturuyordu. ABD, günlük 1,5 milyon varilden fazla petrol ihracatını engelleyerek İran'ın milyarlarca dolarlık gelirini kesti. Analistlere göre İran'ın en önemli gelir kaynağının hedef alınması, ülkeyi ateşkesi kabul etmeye zorlayan temel unsurlardan biri oldu.

Bununla birlikte İran bu süreçte bazı avantajlar da elde etti. Anlaşmanın bir parçası olarak Trump, İran petrolünün satışına izin veren yaptırım muafiyetini geçici olarak devreye aldı ve deniz ablukasının kaldırılmasını kabul etti. Washington merkezli düşünce kuruluşu Brookings Institution'da kıdemli araştırmacı olan Robin Brooks, bu adımların İran'a "değerli bir nefes alma alanı" sağladığını söyledi.

Rystad Energy verilerine göre Trump'ın ilk ablukayı kaldırmasının ardından İran yaklaşık 45 ila 50 milyon varil ham petrol ihraç etti. Bu da devlet kasasına milyarlarca dolarlık gelir girmesini sağladı.

Brooks'a göre bunun mümkün olmasının nedeni, İran'ın Hürmüz Boğazı çevresinde boş tankerleri petrol depolamak amacıyla kullanmasıydı.

Brooks, "İlk abluka döneminde yapılan en büyük hata, boş İran tankerlerinin Körfez'e girişine izin verilmesiydi" dedi ve Trump yönetiminin "aynı hatayı kesinlikle ikinci kez yapamayacağını" vurguladı.

Brooks ve diğer uzmanlar, İran'ın bu kez yeni bir deniz ablukasının etkilerine karşı daha hazırlıklı olabileceğini değerlendiriyor.

Goldwyn'e göre Trump yönetimi, esas olarak petrol piyasasına ABD'nin Hürmüz Boğazı üzerinde kontrol sahibi olduğu mesajını vermeye çalışıyor. Ayrıca kasım ayında yapılacak kritik ara seçimler öncesinde Trump, petrol fiyatlarını kontrol altında tutması yönünde siyasi baskıyla da karşı karşıya.

Goldwyn, "İran bu acıya kasım ayının da ötesine kadar dayanabilir" dedi ve şu değerlendirmeyi yaptı:

"Asıl soru şu: Trump yönetimi de buna dayanabilecek mi?"

© 2026 The New York Times Company

Kaynağa Git

İlgili Haberler