Ankara'da TÜVTÜRK araç muayene istasyonunda çıkan kavga sonrası hayatını kaybeden polis memuru Melih Okan Keskin'in ölümüne ilişkin dava Ankara 12. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam etti. Duruşmaya tutuklu sanıklar Murat Yıldırım ve Saruhan Atasoy ile tutuksuz sanıklar Rahman Görfidan ve Yiğitcan Karlar'ın yanı sıra maktul Keskin'in ailesi katıldı
Olay tarihinde TÜVTÜRK'te tekniker olarak görev yaptığını belirten tutuksuz sanık Rahman Görfidan, yaşanan tartışmaya ilişkin şu savunmayı yaptı:
Sanığın beyanlarına karşı mahkeme başkanı, olay gününe ait görüntülerde maktulün Rahman Görfidan'ı iteklemediğinin ve herhangi bir karşılık vermediğinin görüldüğünü belirtti.
"TEMASIM OLMADI"
Tutuksuz sanık Yiğitcan Karlar ise, "Ben olay günü Rahman Görfidan ile maktulü ayırmaya çalıştım. Dışarı doğru devam etti. Sonrasında ayrılınca maktul bize dönerek sinkaflı şekilde konuştu. Ben sadece maktulü Rahman'dan ayırmak istedim, temasım olmadı" dedi.
Tutuklu sanık Murat Yıldırım da olay sırasında kavga çıkmaması için araya girdiğini savunarak, "Olay günü mesai bitimine yakın bir saatti. Yüksek bağırışlı sesler duydum. Tüm TÜVTÜRK çalışanlarına karşı sinkaflı şekilde konuşuyordu. Herhangi bir arbede yaşanmaması için araya girdim. Arbede esnasında ben de geriye doğru savruldum. Suçlamaları kabul etmiyorum. Ben kimsenin maktule vurduğunu görmedim. Ben de maktule vurmadım" ifadelerini kullandı.
"ÖLDÜRME KASTIM YOKTU"
Tutuklu sanık Saruhan Atasoy ise olay sırasında tekniker olarak görev yaptığını ve amiri ile maktul arasındaki tartışmaya tanık olduğunu anlattı.
Atasoy savunmasında, "Araçla ilgileniyordum. Maktulün dışarı çıkartıldığını görmedim. Ardından dışarıda bir arbede yaşandı. Ben de kargaşanın olduğu yere gittim. Kimsenin maktule vurduğunu görmedim. Amirlerimiz içeri girmemizi söyledi, otomatik kapılar kapatıldı. Ben işime devam ettim. Muayenesini yaptığım bir araç vardı, araç muayeneden geçmişti. Teslim etmek için dışarıya çıkarttım. Önümde beyaz tişörtlü birisi vardı. Bu kişinin hayatını kaybeden Keskin olduğunu bilmiyordum. Üç kez kornaya bastım. Yavaşça ilerledim, maktule çarpmayacağımı düşündüm. O esnada araçtan inerken maktul ‘Beni mi ezeceksin?' diyerek sinkaflı küfretti. Ben de bir anlık sinirle yumruk salladım, sol çene alt kısmına denk geldi. Küfrün etkisiyle yumruk attım, öldürmek gibi bir kastım yoktu" dedi.
EŞİ OLAY GÜNÜNÜ ANLATTI
Duruşmada söz alan Melih Okan Keskin'in eşi Emel Keskin de eşinin olay günü kendisini aradığını ve yaşananları anlattığını söyledi.
Emel Keskin, "Olay günü eşim beni arayarak kavga olayının yaşandığını, 20-30 kişinin kendisine saldırdığını ve sonrasında hastanede olduğunu söyledi. Yanına gittim, beyin kanaması geçirdiğini, ameliyat edileceğini söyledi. Bilinci açıktı, bana her şeyi anlattı. Muayene istasyonuna gittiğini, içeri girdiğinde lambanın yanmadığını, sonrasında aracını çalıştırdığında lambanın yandığını gördüğünü söyledi. Yetkiliyi sorduğunda bir kadına yönlendirdiklerini, burada olayı izah ettiğini söyledi. 'Sen ne yaptın?' dedim, 'Hiçbir şey yapmadım' dedi. Yumruk olayını hiç hatırlamıyordu. Ben dedikleri gibi üst üste küfür edeceğini düşünmüyorum. Üstündeki kıyafeti kanlar içindeydi, araç muayene evrakında da kanlar vardı. Gelen polislerin onunla ilgilenmemesi çok gücüne gitmişti. Küfür de etmiş olsa karşılığı ölüm olmamalıydı. Tüm sanıklardan şikayetçiyim" ifadelerini kullandı.
DAVA ERTELENDİ
Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti, tutuklu sanık Murat Yıldırım'ın tahliyesine hükmetti. Diğer sanıkların mevcut hallerinin devamına karar veren mahkeme, duruşmayı 30 Eylül tarihine erteledi.
Odatv.com