Kırklareli'nin Babaeski ilçesine bağlı Ağayeri köyünde doğan 42 yaşındaki Seçil Dinçer, genç yaşta gittiği İstanbul'da çeyrek asır boyunca muhasebe ve finans alanında çalıştı. Yoğun trafik ve stresli şehir yaşamından uzaklaşmak isteyen Dinçer, iki yıl önce köyüne dönme kararı aldı.
Uzaktan muhasebecilik yapmayı sürdüren Dinçer, işlerini tamamladıktan sonra üretime yöneliyor. Tarlasında kuru fasulye, nohut ve barbunya yetiştiren Dinçer, evinde de erişte, kuskus ve çeşitli soslar hazırlıyor.
Ürettiği doğal ürünleri hem perakende olarak satıyor hem de internet üzerinden farklı illere ulaştırıyor.

"BURADA STRES YOK"
Köy yaşamının kendisine huzur verdiğini söyleyen Dinçer, masa başı işlerin neden olduğu sağlık sorunlarından da uzaklaştığını belirtti.
"Tarımsal üretim zahmetli ama üretmek çok güzel bir duygu. İstanbul'da mesai bitince rahatsınız ama burada mesai kavramı yok. Buna rağmen toprakla uğraşmak insana huzur veriyor. Köyde yaşamak doğayla iç içe bir hayat. Bence artık herkesin köyüne dönmesi gerekiyor" dedi.
Ürün yelpazesini her yıl genişleten Dinçer, bu yıl pirinç ve kırık baklayı da üretimine eklemeyi planlıyor. Ayrıca Hatay'daki kadın üreticilerden temin ettiği soğuk sıkım zeytinyağlarını satarak kadın dayanışmasına katkı sağlıyor.