Ana içeriğe geç

Poşet çaylarda tehlike: Parçacıklar hücrelerimize kadar ulaşıyor

Chemosphere’de yayımlanan yeni bir laboratuvar çalışması, sıcak suyla demlenen bazı poşet çayların milyarlarca mikroplastik parçacığı içeceğe bıraktığını ortaya koydu.

Poşet çaylarda tehlike: Parçacıklar hücrelerimize kadar ulaşıyor
Turktime
16

Çevre sağlığı ve gıda güvenliği alanında dikkat çekici bir bilimsel çalışma, plastik içerikli ambalajların sıcak gıdalarla temasındaki riskleri yeniden gündeme taşıdı. Chemosphere dergisinde yer alan araştırmada; piyasada yaygın olarak kullanılan polipropilen, naylon ve selüloz bazlı çay poşetlerinin demleme esnasında içeceğe yüksek miktarda mikro ve nanoplastik parçacık saldığı saptandı.

EN YÜKSEK SALINIM POLİPROPİLEN POŞETLERDE
Sözcü'nün haberine göre, laboratuvar ortamında gerçekleştirilen hassas analizlerde, farklı ham maddelerden üretilen ambalajların salınım oranları karşılaştırıldı. Yapılan testlerin sonuçları şu şekildedir:

Polipropilen Poşetler: Mililitre başına 1,2 milyardan fazla parçacık salınımıyla en yüksek mikroplastik oranına sahip ambalaj türü olarak belirlendi.

Naylon Poşetler: Polipropilenin ardından ikinci sırada en fazla salınım yapan malzeme oldu.

Selüloz Poşetler: Diğer iki türe kıyasla daha düşük oranda kalmasına rağmen, yine de kayda değer miktarda parçacık bıraktığı tespit edildi.

Çalışmanın yazarlarından Alba García-Rodríguez, salınımın temel olarak yüksek sıcaklıktaki suyla temas, karıştırma mekaniği ve poşetin fiziksel yapısından kaynaklandığını belirterek, bireylerin günlük yaşamda farkında olmadan yüksek miktarda tek kullanımlık plastiğe maruz kaldığını vurguladı.

PARÇACIKLAR HÜCRE ÇEKİRDEĞİNE KADAR İLERLİYOR
Araştırma ekibi, poşetlerden ayrışan bu mikroplastikleri kontrollü bir ortamda insan bağırsak hücrelerine maruz bıraktı. Hücre içi gözlemlerde, bağırsak hücrelerinin plastikleri absorbe ettiği (emdiği) ve bazı mikro parçacıkların hücresel faaliyetlerin merkezi olan hücre çekirdeğine (nükleus) kadar nüfuz edebildiği kaydedildi.

Bulguları değerlendiren Michigan Üniversitesi Çevre Sağlığı Bölümü'nden Prof. John Meeker, doğrudan tüketilmek üzere hazırlanan bir gıda maddesinde bu yoğunlukta yabancı madde bulunmasının potansiyel bir risk taşıdığına dikkat çekti. Columbia Üniversitesi'nden Ana Navas-Acien ise mikroplastiklerin insan organizması üzerindeki uzun vadeli patolojik etkilerinin henüz kesin olarak kanıtlanmadığını, klinik sonuçların netleşmesi için daha kapsamlı epidemiyolojik araştırmalara ihtiyaç duyulduğunu ifade etti.

"BİYOBOZUNUR" AMBALAJLARDA NANOPLASTİK RİSKİ
Araştırmanın dikkate değer bir diğer bulgusu ise "çevre dostu" veya polilaktik asit bazlı "biyobozunur" olarak pazarlanan çay poşetlerine ilişkin oldu. Bu malzemelerin, doğada hızlı çözünmelerini sağlayan gevşek yapıları nedeniyle, sıcak suyla temas ettiklerinde standart plastik ambalajlara kıyasla daha fazla nanoplastik saldığı belirlendi.

Uzmanlar, ahşap ve mısır nişastası gibi doğal içerikli alternatiflerde dahi üretim ve işleme aşamalarından kaynaklı kontaminasyon (bulaşma) riskinin bulunduğunu aktardı.

UZMAN ÖNERİSİ: AÇIK ÇAY VE ÇELİK SÜZGEÇ
Çalışmayı yürüten bilim insanları, çay tüketiminde mikroplastik maruziyetini tamamen sıfırlamak adına poşet ürünler yerine geleneksel açık çay yöntemlerinin tercih edilmesini tavsiye ediyor. Demleme işlemi için paslanmaz çelik süzgeçlerin veya yeniden kullanılabilir filtrelerin kullanılması, ayrıca mutfaklarda plastik ambalajlar yerine cam saklama kaplarına geçilmesi öneriliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler