Ana içeriğe geç

Her 5 Bitcoin'den 1'i kayıp! Çöpe atılan milyar dolarlar ortada yok

Ekonomi - Bir mühendis yanlışlıkla çöpe attığı hard diskin peşinde yıllardır hukuk mücadelesi verirken, başka bir yatırımcı ise şifresini unuttuğu USB bellekte kilitli milyarlarca dolarlık servetine yalnızca iki deneme uzaklığında bulunuyor.

Haber 7
16

Kripto dünyasında özgürlüğün bedeli bazen geri dönüşü olmayan hatalar olabiliyor. Bankada hesabınız varsa ve şifrenizi unutursanız genellikle çözüm basittir. Bir telefon görüşmesi yapar, kimliğinizi doğrular ve hesabınıza yeniden erişebilirsiniz. Ancak konu Bitcoin olduğunda durum tamamen farklıdır. Çünkü Bitcoin'in temel felsefesi, kullanıcıların kendi bankaları olmalarıdır. Bu özgürlük aynı zamanda tüm sorumluluğun da kullanıcıya ait olduğu anlamına gelir.

Kripto para dünyasında kaybedilen özel anahtarlar ya da unutulan şifreler, milyarlarca dolarlık servetlerin sonsuza dek erişilemez hale gelmesine yol açabiliyor. Görünürde varlığını sürdüren bu dijital servetler, teknik olarak hâlâ blokzincirde bulunuyor; ancak sahipleri tarafından kullanılması artık mümkün olmuyor.

Bugün dolaşımdaki Bitcoin arzının yaklaşık yüzde 20’sinin kaybolduğu veya erişilemez cüzdanlarda kilitli olduğu tahmin ediliyor. Bu oran, milyonlarca Bitcoin’in fiilen dolaşım dışı kaldığı anlamına geliyor.

Bitcoin 93 bin doları geride bıraktı - Haberler

ÇÖPLÜKTEKİ 8000 BİTCOİN

Kripto dünyasının en meşhur kayıp servet hikâyelerinden biri, Galler'in Newport kentinde yaşayan bilgisayar mühendisi James Howells’a ait.

Howells, Bitcoin'in henüz neredeyse hiçbir ekonomik değeri olmadığı 2009 yılında evindeki eski bir Dell dizüstü bilgisayarla yaklaşık 8000 Bitcoin üretmişti. O dönem bu faaliyet, yalnızca teknoloji meraklılarının ilgilendiği bir hobiden ibaretti.

Yıllar sonra bilgisayarını parçalayan Howells, Bitcoin cüzdanının özel anahtarlarını içeren küçük hard diski saklamaya karar verdi. Ancak 2013 yılında yapılan rutin bir ev temizliği sırasında bu disk yanlışlıkla çöpe atıldı.

Howells'ın o dönemki partneri, kullanılmayan eşyalarla birlikte hard diski de çöplüğe gönderdi. Böylece bugün yüz milyonlarca dolar değerinde olduğu tahmin edilen servetin anahtarı Newport'taki Docksway çöplüğünün derinliklerine gömülmüş oldu.

İşin dikkat çekici tarafı, Howells diskin çöplüğün hangi bölümünde olabileceğini yaklaşık olarak biliyor. Diskin, Ağustos-Kasım 2013 döneminde depolanan yaklaşık 15 bin tonluk atık yığınının içinde olduğu düşünülüyor. Ancak çöplüğün toplam büyüklüğü 1,4 milyon ton atığı aşıyor.

Howells yıllar boyunca diski bulabilmek için çok sayıda proje geliştirdi. Yapay zekâ destekli tarama sistemleri, endüstriyel robotlar, çevre mühendisleri ve özel kazı ekiplerini içeren kapsamlı planlar hazırladı. Hatta bulunması halinde elde edilecek gelirin yüzde 10’unu Newport halkına bağışlamayı teklif etti.

Ancak Newport Belediyesi tüm talepleri reddetti.

Belediye, çöplükte yüksek miktarda metan gazı, asbest ve çeşitli toksik maddelerin bulunduğunu, yapılacak kazının hem çevre hem de halk sağlığı açısından ciddi risk oluşturacağını belirtti. Ayrıca İngiltere’de yürürlükte bulunan atık mevzuatına göre çöplüğe bırakılan tüm atıkların mülkiyetinin belediyeye geçtiği ifade edildi.

Howells, 2024 yılında belediyeye karşı dava açtı. Ancak Ocak 2025’te Yüksek Mahkeme, hard diskin hukuken belediyeye ait olduğuna hükmederek davayı reddetti.

Daha da çarpıcı olan ise Newport çöplüğünün 2026 yılında kapatılarak güneş enerjisi sahasına dönüştürülecek olması. Bu da Howells'ın servetinin büyük olasılıkla sonsuza dek toprağın altında kalacağı anlamına geliyor.

Bernstein, 200.000 dolar Bitcoin hedefinin 'yüksek inançlı ancak muhafazakâr' olduğunu söylüyor Yazar Investing.com

7002 BİTCOİN VE SON İKİ ŞİFRE DENEME HAKKI

Bir başka dramatik hikâye ise San Francisco’da yaşayan programcı Stefan Thomas’a ait.

Thomas, 2011 yılında Bitcoin hakkında hazırladığı bir tanıtım videosu karşılığında 7.002 Bitcoin ödeme aldı. O dönemde bu miktar yalnızca birkaç bin dolar değerindeydi.

Thomas, Bitcoin anahtarlarını IronKey isimli son derece güvenli bir USB bellekte sakladı. Ancak IronKey’in çok katı bir güvenlik sistemi bulunuyordu: Kullanıcı on kez yanlış şifre girdiğinde cihaz tüm verileri kalıcı olarak siliyor ve tamamen erişilemez hale geliyor.

Thomas şifreyi bir kâğıda not etmişti. Ancak zaman içinde bu notu kaybetti.

Sonrasında en sık kullandığı şifre kombinasyonlarını denedi. Ancak sekiz girişimin tamamı başarısız oldu. Bugün elinde yalnızca iki deneme hakkı bulunuyor.

Yani yapılacak tek bir yanlış giriş, milyarlarca liralık servetin sonsuza kadar yok olmasına neden olabilir.

Thomas yıllar önce New York Times’a verdiği röportajda yaşadığı psikolojik baskıyı şu sözlerle anlatmıştı:

"Gece yatağa uzanıp bunu düşünürdüm. Sonra yeni bir fikir aklıma gelir, bilgisayara koşardım. Ancak yine başarısız olur ve yeniden çaresizlik hissederdim."
Sonunda yaşadığı stresin hayatını olumsuz etkilemeye başladığını söyleyen Thomas, USB belleği İsviçre’deki güvenli bir kasaya kaldırarak hayatına devam etmeye karar verdi.

İlginç olan ise, yıllar sonra bir siber güvenlik firmasının tam da bu model IronKey cihazını kırmayı başardığını açıklaması oldu.

Firma, cihazın kendini imha mekanizmasını devreye sokmadan yaklaşık 200 trilyon sanal şifre denemesi gerçekleştirebilen bir yöntem geliştirdiğini duyurdu ve Thomas’a yardım teklif etti.

Ancak Thomas, daha önce başka uzman ekiplerle sözlü anlaşmalar yaptığını belirterek bu teklifi kabul etmedi. Bu nedenle servetine erişme ihtimali teknik olarak mümkün görünse de süreç hâlâ çözülebilmiş değil.

HER BEŞ BİTCOİN'DEN BİRİ KAYBOLMUŞ OLABİLİR

Uzmanlara göre Howells ve Thomas yalnızca en bilinen iki örnek.

Blokzincir analiz şirketi Chainalysis'in uzun süredir referans gösterilen tahminlerine göre dolaşımdaki Bitcoin’lerin yaklaşık yüzde 20’si kayıp veya erişilemez durumda bulunuyor.

Bu durum, on milyonlarca insanın gözü önünde duran ancak asla harcanamayacak devasa bir servetin varlığına işaret ediyor.

Kayıp Bitcoin hikâyelerinin büyük bölümü benzer bir senaryoyu izliyor: İnsanlar Bitcoin’i değersiz olduğu dönemlerde satın alıyor veya üretiyor, daha sonra özel anahtarlarını bir bilgisayarda, USB bellekte, kâğıt notlarda ya da eski sabit disklerde saklıyor. Yıllar içinde ise bu kayıtlar kayboluyor, unutuluyor veya yanlışlıkla imha ediliyor.

Kripto kurtarma şirketleri, Bitcoin fiyatının yükseldiği dönemlerde kendilerine yapılan başvuruların belirgin şekilde arttığını belirtiyor.

Bitcoin son dakika: BTC neden yükseliyor? - Midas

KAYIP COİN'LER YOK OLMUYOR

Bitcoin sisteminde kaybedilen coin’ler teknik olarak yok olmuyor. Blokzincir üzerinde varlıklarını sürdürmeye devam ediyorlar ancak erişilemedikleri için fiilen dolaşımdan çıkmış sayılıyorlar.

Bu durum, toplam Bitcoin arzını fiilen azaltıyor.

Ekonomik açıdan bakıldığında ise dolaşımdaki arzın azalması, kalan Bitcoin’lerin kıtlığını artırarak fiyatları destekleyen bir unsur olarak değerlendiriliyor.

Bir başka ifadeyle, bir yatırımcının trajedisi, ağın geri kalanı için sessiz bir "yakım" mekanizması işlevi görebiliyor.

KRİPTO DÜNYASININ EN BÜYÜK RİSKİ: İNSAN FAKTÖRÜ

Uzmanlara göre bu hikâyeler yalnızca talihsiz kazalar değil, aynı zamanda kripto para sisteminin en temel gerçeğini de gözler önüne seriyor.

Geleneksel finans sistemi hataları telafi edecek mekanizmalar üzerine kuruludur. Yanlış havale iptal edilebilir, şifre sıfırlanabilir veya çalınan kartlar yeniden çıkarılabilir.

Bitcoin'de ise böyle bir güvenlik ağı bulunmuyor.

"Kendi bankan ol" felsefesi, aynı zamanda "kendi güvenlik sistemin ol" sorumluluğunu da beraberinde getiriyor.

Bu nedenle uzmanlar; özel anahtarların ve kurtarma ifadelerinin birden fazla güvenli noktada saklanmasını, fiziksel yedekler oluşturulmasını ve bilgilerin tek bir cihaz ya da depolama alanına emanet edilmemesini tavsiye ediyor.

James Howells ve Stefan Thomas’ın hikâyeleri ise kripto dünyasının belki de en pahalı dersini hatırlatıyor: Bu ekosistemde en büyük risk çoğu zaman piyasa değil, insanın kendi hataları olabiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler