Ana içeriğe geç

Atatürk’ün kurduğu banka diye gururlandı, ‘Zoraki Bankacı Zorda’yı beraat edince yazdı

Atatürk’ün kurduğu banka diye gururlandı, ‘Zoraki Bankacı Zorda’yı beraat edince yazdı
Ekonomim.com
16

TÜRKİYE’nin en eski Kamu İktisadi Topluluğu’nun bankası Sümerbank, 11 Eylül 1995 günü özelleştirildiğinde bankacı Metin Berk, sektörden soğuduğu için Tamek Grubu’na ait reklam şirketinin genel müdürlüğünü yürütüyordu.

Atatürk’ün kurduğu banka diye gururlandı, ‘Zoraki Bankacı Zorda’yı beraat edince yazdı - Resim : 1Hayyam Garipoğlu, 103.4 milyon dolarlık teklifiyle Sümerbank’ı aldıktan sonra Genel Müdürlük görevi için Şükrü Karahasanoğlu’nu transfer etmişti. Karahasanoğlu, 2 Ocak 1996’da Metin Berk’i davet etti:

- Metin Bey, bankamızın dış işlerinden sorumlu genel müdür yardımcısı olmanızı çok isterim.

Metin Berk, bankacılık sektöründen soğumuş olmasına rağmen şöyle düşündü:

- Bu teklif benim için gurur verici. Atatürk’ümüzün kurduğu ve Cumhuriyet döneminde sanayileşmede büyük katkıları olmuş bir banka, artık özel bir banka olarak da önemli görevler üstlenecek. Bu çorbada benim de tuzum olmalı…

Metin Berk, sonradan Sümerbank’ta yaşanan olayları, yönetim kademesinin ağır cezalık ve DGM’lik olacağını tahmin etmek bir yana aklının ucundan bile geçmemişti.

Berk, Haziran 1999’da Sümerbank’tan ayrılmayı gündemine aldı. Haziran 1999’da Bankalar Kanunu’na yapılan yeni eklemeler, ağırlaşan hükümler getirmişti:

  • Örneğin, 3 ayda bir kredi faizini ödemekte zorlanan bir borçlunun vadesini uzatmak veya kredisini ödenebilir bir yapılanmaya sokmak, yöneticilerin doğrudan zimmet suçu ile yargılanmasına yol açabilecekti.

Ayrıca 1998 yılında bankanın patronu Hayyam Garipoğlu’nun bir şirketine büyük meblağlı bir kredi verilmiş, banka yeminli murakıplarının uyarısıyla önemli bir kısmı geri ödetilmiş, yeni riske girilmemesi talimatı verilmişti.

Atatürk’ün kurduğu banka diye gururlandı, ‘Zoraki Bankacı Zorda’yı beraat edince yazdı - Resim : 2Buna rağmen kredilere bakan yönetici söz konusu şirkete yeniden kredi çıkarmak için Metin Berk’ten yardım istedi. Berk’in yanıtı çok sert oldu:

- Siz beni zimmet suçu ile içeri mi attırmak istiyorsunuz? Bu önerinizi yönetim kuruluna getirmeyin. Getirirseniz imzalamayacağım. Diğer yönetim kurulu üyelerini de imza atmamaları konusunda uyaracağım.

Metin Berk, o günlerden itibaren bankaya daha az uğramanın yanı sıra yönetim kurulu kararlarına da imza atmayı kesti. Derken 13 Ekim 1999 günü Sümerbank’tan ayrıldı.

22 Aralık 1999 gecesi 4 küçük banka ile birlikte Sümerbank’a da devlet tarafından el konuldu. Sümerbank’tan ayrılmasından bir yıl sonra Metin Berk’in korktuğu başına geldi:

- Uzatılmasına karşı çıktığım, ne sözlü, ne yazılı hiçbir şekilde onay vermediğim krediyle ilgili, bankadan ayrılmamdan 10 gün önce kredilerden sorumlu arkadaşın meblağı artırıp vadeyi de uzattığını açılan “zimmet davası” dosyasına girince öğrendim.

2000 yılı başından itibaren Sümerbank’ın bazı eski yöneticileriyle birlikte Metin Berk hakkında da davalar açılmaya başlandı. Bankanın eski sahibi Hayyam Garipoğlu cezaevine girmiş, bazı yöneticiler için de tutuklu yargılanma yolu görünmüştü.

Sümerbank’tan ayrılıp Etibank’ın başına geçmiş olan Şükrü Karahasanoğlu, o günlerde Metin Berk’i ofisine davet etti:

- Metin Bey, Sümerbank’la ilgili hakkımızda açılan davalar DGM’ye (Devlet Güvenlik Mahkemesi) doğru gidiyor.

Nitekim 7 Kasım 2000’de Şükrü Karahasanoğlu, İsmail Emen ve Metin Berk’in de aralarında olduğu eski Sümerbank yöneticileri hakkında gıyabi tutuklama kararı alındı.

Şükrü Karahasanoğlu, soluğu İtalya’da, İsmail Emen de ABD'de almıştı. Karahasanoğlu, 27 Mayıs 2002’de Türkiye’ye döndü, 10 gün tutuklu kalıp tahliye edildi. Emen de 14 Ocak 2003’te döndü, 6 gün tutukluluk sonrası tahliye kararı çıktı.

Metin Berk ise açılan davalarla birlikte gözaltı ve 37 gün süren cezaevi süreci yaşadı. 8 Aralık 2000 gecesi tahliye kararıyla evine kavuştu.

2013 yılının ikinci yarısında Berk’ten bir mesaj aldım:

- Bankacılık sektöründeki anılarımın 1970-1995 yıllarını kapsayan dönemini “Zoraki Bankacı” adlı kitapta topladım. Kitabın arka kapağı için bir küçük mesaj yazar mısınız?

Berk’in “Zoraki Bankacı” kitabı Nisan 2014’te çıktı. Peş peşe 4 baskı yaptı. Berk’in anılarının 1996-2014’ü kapsayan dönemiyle ilgili “Zoraki Bankacı Zorda” kitabı da Haziran 2015’te yayınlandı.

Berk, “Zoraki Bankacı Zorda”nın önsözünde şu ayrıntının altını çizdi:

- “Zoraki Bankacı Zorda”yı hakkımda açılan davalardan aklanarak kurtulmayı beklediğim için 2015 yılında yayınladım. Çok şükür ki, aleyhime açılan ağır ceza ve ticari mahkemelerdeki davaların tümünden aklandım.

Metin Berk’in vefatını kızı Meltem Berk’in sosyal medyadaki paylaşımından öğrendim.

“Zoraki Bankacı Zorda”yı yeniden gözden geçirdim. “Zoraki Bankacı” kitabının arka kapağına yazılan mesajları okudum…

Metin Bey’e Allah’tan rahmet diliyorum…

Mekanı cennet olsun…

İnsanı oynatmaz, olduğunu iyi olurdu

PROF. Murat Belge, “Zoraki Bankacı” kitabının arka kapağında yer alan mesajında Metin Berk’i şöyle anlattı:

  • Metin Berk ile okul arkadaşıyım. Artık olmayan English High School’da yatılı öğrenciydik. O benden iki sınıf büyüktü.
  • Hakkında ilk bilgi olarak şunu vereyim: Okullarda büyükler küçüklere zulmeder, adettendir. Metin’den bunu akla getirecek hiçbir şey görmedim.
  • İki şey daha söyleyeyim:Hep güvenmişimdir ona. Yapabileceğini yapar, yapamayacaksa yapamayacağını söyler. İnsanı oynatmaz, oyalamaz.
  • İkincisi, mizah duygusu vardır.Durumda gülünecek bir şey varsa, gülmeyi ihmal etmez.
  • Kitabın başında, “Zoraki Bankacı” olduğunu yazmış. Bence başka birçok şey olabilirdi. Ama olduğunu iyi olurdu.

Cehennemin içine düştü, o cehennemden kurtuldu

DÖNEMİN Hürriyet Gazetesi yazarı Tufan Türenç, Nisan 2014’te yayınlanan “Zoraki Bankacı” kitabının arka kapağına şu notları düştü:

  • Türkiye gibi karmaşıklıklar içinde yuvarlanan bir ülkede zaman zaman namuslu insanlar da yanıp kavrulurlar. Boş yere çile çekerler, hapis yatarlar.
  • Metin Berk de bir bankacı olarak bankalar cehenneminin içine düşmüş. Suçsuzluğunu anlatamamış ve üzücü, kahredici yıllar yaşamış.
  • Sonunda suçsuzluğu kanıtlanmış ve bu cehennemden kurtulmuş. Yaşam dersleriyle dolu, soluksuz okunacak şaşırtıcı bir kitap.

O badireden beraatle çıktı

NİSAN 2014’te yayınlanan “Zoraki Bankacı” kitabının arka kapağında yer alan bana ait notlar da şöyle:

  • Metin Berk’i 1980’lerin başlarında tanıdım. Bankalarda bulunduğu konumlar dolayısıyla haber kaynağı-gazeteci ilişkisi çerçevesindeki görüşmelerimiz yıllarca sürdü.
  • Sümerbank’a el konulması sonrası mahkemelere sürüklendi ama o badireden beraatle çıktı.
  • Berk, bankacılık anılarını aktarırken, çok sayıda şirketle ilgili önemli ayrıntıları da paylaşıyor. “Zoraki Bankacı”yı heyecanla okudum, çok şey öğrendim.

Yakında af çıkacak, en fazla bir ay yatar çıkarız

METİN Berk, “Zoraki Bankacı Zorda” kitabında gözaltı ve tutukluluk günlerini tek tek notlarından aktardığı bölümde 7 Kasım 2000 tarihinde şu ayrıntıları anlattı:

  • Saat 14.00’e doğru savcılık kararı tebliğ edilecek. Baş Komiser Bülent, Hayyam Garipoğlu’ndan başlayarak ben dahil 11 kişinin ismini okudu: “Bu kişiler tutuklu yargılanacaklar.”
  • Adeta nefesim kesiliyor.Her yanım titriyor. Bu kadar acayip iş olamaz. Bu kadar işin içinde olmuş bir sürü kişi tutuksuz, ben tutuklu yargılanacağım.
  • Hayyam hariç, geri kalan hepimiz korku ve endişe içinde titriyoruz.Hayyam pişkin bir ifadeyle, “Hakim baba adam, sen konuş anlat Metin Bey” diyor.
  • Sunturlu bir küfür çıkıyor ağzımdan.Neredeyse üstüne yürüyüp paralayacağım. Polisler hemen araya giriyorlar.
  • Hayyam hiç bozuntuya vermiyor, “Ne var, yakında af çıkacak, en fazla bir ay yatar çıkarız” diyerek hepimize kendince moral veriyor.

Kimin parasını kime veriyorsun

METİN Berk, 2 Kasım 2000’de Sümerbank soruşturmaları nedeniyle gözaltına alındığında kendisine sorulan sorular ve yanıtlarıyla ilgili şu notları “Zoraki Bankacı Zorda” kitabında aktardı:

  • Genç bir polis bana sordu: Açık kredi nedir?
  • Ben de şöyle anlattım:“Bakın, Rahmi Koç bana gelse ve Metin Bey, ‘Benim 5 milyon dolara ihtiyacım var’ dese, ben “Tabi Rahmi Bey, lütfen şu kredi sözleşmesini imzalayın, krediniz hazır’ derim.
  • Bunu dememle genç polis çok sinirli şekilde yerinden fırladı:“Kimin parasını kime veriyorsunuz, ipotek filan almadan.”
  • Ne diyeceğimi şaşırıyorum.Meğer Bankacılık 101 dersinden sınıfta kalmışım…

Kaynağa Git

İlgili Haberler