Ana içeriğe geç

Hem nalına hem mıhına…

Selam verip arkadaşlarının yanlarına oturan Melih Bey, masadaki kiraz, kayısı ve çilekleri görünce Mehmet'e: - Tahmin ediyorum sizin bahçeden. Bu sene meyve konusunda sıkıntı yok herhalde?.. - Sıkıntı yok hamdolsun. Geçtiğimiz yıl zirai don ve başka sebeplerle bazı meyveler hiç olmamıştı. Kiraz ve kayısı yoktu ya da çok azdı, mesela. Ancak bu sene Cenab-ı Hakk'ın lütfu ile her meyveden bolca mevcut... Selim: - Tabii masadakilerin tatlarına bakmayı unutmayalım. Melih Ağabey de bize Ankara'daki...

Hem nalına hem mıhına…
A Haber
16

Selam verip arkadaşlarının yanlarına oturan Melih Bey, masadaki kiraz, kayısı ve çilekleri görünce Mehmet'e:

- Tahmin ediyorum sizin bahçeden. Bu sene meyve konusunda sıkıntı yok herhalde?..

- Sıkıntı yok hamdolsun. Geçtiğimiz yıl zirai don ve başka sebeplerle bazı meyveler hiç olmamıştı. Kiraz ve kayısı yoktu ya da çok azdı, mesela. Ancak bu sene Cenab-ı Hakk'ın lütfu ile her meyveden bolca mevcut… Selim:

- Tabii masadakilerin tatlarına bakmayı unutmayalım. Melih Ağabey de bize Ankara'daki NATO toplantısı ile ilgili değerlendirmelerini anlatsın… Melih Bey:

- Ankara'da gerçekleşen NATO'nun 36. Zirvesi, Türkiye'nin organizasyon kabiliyetini göstermesi açısından muhteşemdi. İttifaka üye 32 devlet ve hükümet başkanı yanında davetli olarak gelen başkaları da vardı. Hamdolsun, oldukça zor bir organizasyonun altından yüz akıyla çıktık. Girişimizden beri çeşitli baskı ve dayatmalarına maruz kaldığımız NATO'da artık belirleyici ülke konumuna geldiğimizin tescil edilmesi ise bence konunun en önemli taraflarındandı… Mustafa:

- Açık bir şekilde NATO yanlısı olsalar da, Cumhurbaşkanımız ve AK Parti'ye yönelik husumetleri sebebiyle toplantıyı itibarsızlaştırmak isteyenler konusunda ne söylersiniz?..

- Cenab-ı Hakk akıl fikir versin demek yeter. Bahsettiğiniz güruhun temsilcisi kabul edilebilecek olan Özgür Özel, toplantı öncesi İngiliz Financial Times'da batılılara Cumhurbaşkanımızı şikayet edip, Türkiye'nin menfaatini nerede görürse orada yer alır dedikten sonra, beni başa getirirseniz siz ne isterseniz onu yaparım gibisinden şeyler yazmıştı. Toplantı günlerinde ise 'Türkiye'nin NATO'da oyun kurucu rol üstlenmesi ve milli menfaatlerin ortak savunulması' vurgusu yapıp, 'Rusya ve Çin ile de doğru, istikrarlı, güçlü temeller üzerinde yükselen ilişkiler kurmak durumundayız' diyebildi. İlkesiz olduğu ve kitlesinden kimse 'bu ne perhiz bu ne lahana turşusu?' diyemeyeceği için rahat... İhsan:

- Herhangi bir çizgisi olmayan Özel, nalına da mıhına da vuruyor yani. Zirvenin sonuç bildirgesinde İran'ın nükleer silahlara sahip olmaması ve Hürmüz'ün uluslararası su yolu olarak açık tutulması gereğine işaret edilmesini eleştirenler oldu…

- Bakışa göre değişir. Ancak, sonuç bildirgesinde mesela ABD ve başka bazı ülkelerin istediği gibi NATO'nun İran'a karşı askeri tehditlerde bulunması gibisinden şeyler olsaydı neler olurdu diye düşünmek gerekiyor… İhsan:

- Böyle bir şeye de niyetlendiler mi acaba?..

- Belki. Ancak Türkiye'nin böyle bir şeye müsaade etmeyeceği açık… Remzi:

- Trump'ın geçmişteki Rahip Bronson olayı ile ilgili, 'telefon ettim ve serbest kaldı' demesi de gündeme geldi…

- Trump'ın ne dediği değil, gerçekte ne olduğu önemli. Rahip Brunson, 2016 Aralık'ta tutuklanmıştı. Trump'ın bütün taleplerine, tehditlerine ve her defasında özel uçak göndermesine rağmen, mahkeme neticelenmeden de asla bırakılmadı. Netice olarak 22 ay hapiste kaldıktan sonra 12 Ekim 2018'de 3 yıl 1 ay 15 gün hapis cezası aldı ve hapiste yattığı 22 ay dikkate alınarak, tahliye edildi. Ödemek zorunda kalınan bazı bedellere rağmen Türkiye mahkemelerinin işleyişine müdahale ettirilmedi yani. Bu ülkenin vatandaşı olup neler yaşandığını da iyi bilmesi gereken birilerinin bu tür yalanlara itibar etmeleri, ibretlik… Selim:

- Gerekince NATO yanlısı gerekince de karşıtı kesilenleri anlamak mümkün değil zaten. Netice olarak, toplantının bizim açımızdan verimli geçtiğini söyleyebiliriz o zaman?..

- Tabii ki. Girişinden itibaren sürekli mağdur edilen, baskılarla ve tehditlerle karşı karşıya bırakılan bir üye olarak geldiğimiz nokta, güzel. NATO üyesiyiz ama ciddi manada bir özerkliğimiz de var. Savunma konusunda kendi kendimize yettiğimiz gibi, yıllık 11 milyar dolarlık bir ihracat kapasitemiz mevcut, mesela. Aynı ittifakta bulunduğumuz ülkelerin ülkemize yönelik terör tehdidine karşı sağırlıkları bitirildi. Yine aynı ittifakta bulunduğumuz ülkelerin savunma sanayi ambargoları da büyük çapta halledildi… Remzi:

- Benim kafamı karıştıran hususlardan birisi de bu. Mesela F35'e ya da Kaan için verilecek motorlara hakikaten ihtiyacımız var mı?..

- Devletler, savunma sistemlerini ihtiyaçlarına göre belirler. Demek ki şu anda bunlara ihtiyaç var. Alınmış alınmıştır diye de düşünebiliriz. Kaan için motor geliştiriliyor ama bu arada kullanılabilecek motorlar alınabilmesi önemli. F35'lerin gelmesinin de kendisine göre önemi var. İşin güzel tarafı, bunlarla ilgili 'olsa da olur olmasa da' modunda olmamız. Bahsi geçen uçak ve motorlar gelse iyi olur, ama gelmese de fazla problem yok diyebiliriz… Mehmet:

- NATO Zirvesi konusunda kifayeti müzakere diyeceksek, adli tatil sonuna kadar ara verilen İmamoğlu Suç Örgütü duruşmaları ile ilgili değerlendirmelerinizi alalım…

Mızrak çuvala sığmayınca…

- Ara verilen Ekrem İmamoğlu Suç Örgütü davası yaklaşık 4 aydır sürüyordu ve şu ana adar tutuklu 100 kadar sanığın sorgulamaları yapıldı. Adli tatil bitince başlayacak duruşmalarda ise yaklaşık 300 tutuksuz sanığın da sorgulaması yapılacak… Araya giren Selim:

- ABD ve İsrail'in İran'a saldırısı ve başka sebeplerle dikkatlerden kaçan duruşmalarda kendilerine yöneltilen rüşvet, yolsuzluk ve benzeri suçlamalarla ilgili İmamoğlu ve yanındakiler ne söyleyebildiler?..

- Koskocaman bir hiç. Üç bin 800 sahifelik iddianamede dile getirilen hususlar dikkatli bir şekilde hazırlandığı için verebilecek cevapları olmayan İmamoğlu ve arkadaşları şov dışında bir şey yapmadılar. Sorulara cevap vermek yerine, alakasız şeyler söylediler genellikle. Mesela Murat Ongun, 300 bin lira aylıkla nasıl aylık kirası 400 bin olan bir villada oturabiliyordun sorusuna, kiracı olduğum için yargılanan tek kişiyim gibisinden saçma sapan bir cevap verdi… Mustafa:

- İmamoğlu da yargılanmak için değil yargılamak için geldim gibisinden laflar etmiş?..

- 'Ben savunma yapmaya değil yargılamaya geldim' ve benzeri sözler, İmamoğlu'nun baskı altına almaya çalıştığı mahkeme heyetini etkileme girişimlerinin başarısız olması sonrası sözleri. Savunmanı yap diyorlar, ancak ya hikaye anlatıyor ya da savunma yapmak yerine hikaye anlatan diğer sanıkların savunma haklarının kısıtlandığı gibi iddialarla ortalığı karıştırmaya çabalıyor. Duruşmaların başından beri İmamoğlu ve arkadaşlarının oyunlarını bilen mahkeme heyeti ise sabırlı bir şekilde süreci ilerletmeye çabalıyor… Selim:

- Duruşmaların bundan sonraki akışı nasıl olacak?..

- Adli tatil sonrası tutuksuz 300 sanığın sorgusu da tamamlanıp, sonrasında toplam 400 sanığın savunmalarının alınmasına başlayacak… İhsan:

- Dava epey uzun sürecek anlaşılan. Anlamadığım, İmamoğlu ve arkadaşlarının neden savunma yapmaya yanaşmadıkları…

- Hukukçulara göre konu, sanıkların söyleyebilecek bir şeyleri olmayışı ile alakalı. Konuşurlarsa aleyhlerine delil olacağını bildikleri için ya susuyor ya da hikaye anlatıyorlar. Suçlamalarla ilgili deliller inkar edebilecek yer bırakmıyor çünkü. İmamoğlu, değeri bir buçuk milyar lirayı geçen villaları nasıl 15 milyon liraya aldın sorusuna ne cevap verebilir, mesela? Ya da üç yıl gibi kısa bir sürede 63 konut, 19 dükkan, 19 mesken, 8 ofis, 6 büro ve 2 taşınmaz olmak üzere toplam 117 taşınmaza nasıl sahip oldun sorusu karşısında ne söyleyebilir ki?.. Nasıl olsa cumhurbaşkanı adayı gösterilirim ve kimse hesap soramaz diye düşünmüş olmalı ki bu kadar taşınmazı kendisi ya da şirketinin üzerine geçirmekte mahzur görmemiş… Selim:

- Bu söylediklerin İmamoğlu Suç Örgütü ile ilgili 143 suçlamadan sadece bazıları. Daha neler var neler. Ne yapsalar mızrağın çuvala sığmayışı konunun özeti. Adli tatil sonrası havalar serinleyecek olsa da İmamoğlu ve ekibi iyice terleyecek anlaşılan... İhsan:

- Evet. Nasipse biz de bu konuda daha çok sohbetler edeceğiz belli ki. Bugünlük de bu kadar diyerek, Cenab-ı Hakk, geleceğimizi bugünden daha güzel eylesin duasıyla sohbetimizi bitirelim…

- Amin…

Kaynağa Git

İlgili Haberler