II. Abdülhamid döneminde Anadolu ile kutsal toprakları birbirine bağlayan Hicaz Demiryolu'nun yeniden aktif hale getirilmesi için çalışmalar hız kazandı. Türkiye, Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'ın teknik ekipleri proje kapsamında sahaya inerken, yıl sonuna kadar proje ve finansman modelinin netleştirilmesi hedefleniyor.
TÜRKİYE HAZIR, SURİYE HATTINDA ÇALIŞMA GEREKİYOR
İran-ABD savaşı sırasında Hürmüz ve Babülmendep Boğazı'nda yaşanan gerilimlerin ardından yeniden gündeme gelen Hicaz Demiryolu Projesi için Ulaştırma Bakanı Abdulkadir Uraloğlu'nun Suriye, Ürdün ve Suudi Arabistan'da imzaladığı mutabakatların ardından teknik çalışmalar başladı.
Edinilen bilgilere göre Türkiye tarafındaki demiryolu hattı Suriye sınırına kadar aktif olarak kullanılıyor. Ancak iç savaş nedeniyle İslahiye-Halep arasındaki 110 kilometrelik bölümün yeniden inşa edilmesi gerekiyor. Halep-Şam hattının ise yapılacak tadilatlarla kısa sürede hizmete alınabileceği belirtiliyor.
Projedeki en büyük yatırım ihtiyacının Suriye ile Ürdün arasında inşa edilecek yaklaşık 400 kilometrelik yeni demiryolu hattı olduğu ifade edilirken, Suudi Arabistan tarafındaki altyapının ise büyük ölçüde hazır olduğu kaydediliyor.
HEDEF ÜÇ YILDA TAMAMLAMAK
Dört ülkenin teknik heyetlerinin yıl sonuna kadar proje ve finansman çalışmalarını tamamlaması bekleniyor. Nihai anlaşmaların imzalanmasının ardından demiryolu hattının yaklaşık üç yıl içerisinde tamamlanması planlanıyor.
Projede ilk aşamada yük taşımacılığı öncelikli olacak. Daha sonraki süreçte ise turizm ve hac ulaşımının da bu hat üzerinden gerçekleştirilmesi hedefleniyor. Projenin tamamlanmasıyla Suudi Arabistan'ın Riyad kentinden hareket edecek bir trenin Ürdün ve Suriye üzerinden Türkiye'ye, buradan da Avrupa'ya ulaşması planlanıyor.
KÖRFEZ ÜLKELERİ DE SİSTEME DAHİL EDİLEBİLİR
Projeye ilişkin uzun vadeli planlar bununla sınırlı değil. İlerleyen süreçte Kuveyt, Katar, Birleşik Arap Emirlikleri ve Umman'ın da sisteme dahil edilmesi, Umman Denizi, Akdeniz ve Karadeniz limanlarıyla bağlantı kurulması, aynı güzergâhta otoyol, enerji nakil ve iletişim hatlarının oluşturulması hedefleniyor.
Ayrıca Güney Asya ve Uzak Doğu'dan gelen yüklerin Umman üzerinden Hicaz Demiryolu aracılığıyla Avrupa'ya taşınması da projeksiyonun önemli parçalarından biri olarak değerlendiriliyor. Suudi Arabistan'ın ise Irak üzerinden Kalkınma Yolu Projesi'ne bağlanacak ikinci bir koridor üzerinde de çalıştığı belirtiliyor.
UZMANLAR: BÖLGESEL TİCARET VE İŞ BİRLİĞİNİ GÜÇLENDİRECEK
Suriyeli araştırmacı Vael Ulvan, projenin Türkiye'nin sanayi gücünü Arap pazarlarıyla buluşturacağını ve Suriye'nin yatırım potansiyelini artıracağını belirterek, hattın kültürel ve ekonomik ilişkileri güçlendireceğini ifade etti.
Ürdün Milletvekili Bayan Fakhyr ise Hicaz Demiryolu'nun yalnızca bir ulaşım yatırımı olmadığını, İslam dünyasının ekonomik, siyasi ve kültürel bütünleşmesini destekleyecek stratejik bir vizyon taşıdığını söyledi.
Suudi Arabistanlı Uluslararası İlişkiler Profesörü Abdülfettah Muhammed Saad da projenin deniz taşımacılığına kıyasla yük maliyetlerini yüzde 25 ila 40 oranında azaltabileceğini, Türkiye üzerinden Avrupa'ya uzanan yeni bir ticaret koridoru oluşturacağını ifade etti.
İstanbul Medeniyet Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Veysel Kurt ise Hicaz Demiryolu'nun yeniden canlandırılmasının Türkiye'nin merkez ülke konumunu güçlendireceğini belirterek, hattın siyasi ve ekonomik iş birliğini artıracağını dile getirdi.
İSRAİL YERİNE SURİYE SEÇENEĞİ GÜNDEMDE
Haberde ayrıca, Hicaz Demiryolu Projesi'nin yeniden gündeme gelmesiyle Hindistan-Orta Doğu-Avrupa Ekonomik Koridoru (IMEC) projesinin de yeniden şekillenebileceği değerlendirildi.
The Jerusalem Post'ta yer alan iddiaya göre, Gazze'deki gelişmeler ve İsrail-Suudi Arabistan normalleşme sürecindeki duraksama nedeniyle Riyad yönetimi, İsrail'i devre dışı bırakacak ve Suriye'yi kapsayacak alternatif güzergâhları değerlendirmeye başladı. Haberde, projenin ilk açıklandığı döneme göre bölgesel şartların önemli ölçüde değiştiği ve alternatif rotalar üzerinde çalışmalar yürütüldüğü öne sürüldü.
Odatv.com