Türkiye'nin Orta Doğu'da yükselişine dikkati çeken İsrail merkezli Maariv Gazetesi, Irak ve Suriye'de artan Türk etkisine vurgu yaptı. Konuya ilişkin yayımlanan bir haberde, Türkiye'nin NATO zirvesinden sonra Suriye ve Irak'taki varlığını genişletmeye hazırlandığı ifade edildi.
Habere göre Suriye arenasında Türkiye'nin, Suriye'nin toprak bütünlüğü sürecini desteklemesi ve enerji çerçevesi üzerinden Şam ile ticari ve ekonomik bağları derinleştirmesinin beklendiği vurgulandı. Irak'ta ise Ankara'nın, Kalkınma Yolu projesini genişletmeye ve sadece bir kara koridoru olmaktan çıkarıp enerji, ticaret ve iletişimi de içerecek daha geniş bir bölgesel güzergâha dönüştürmeye odaklandığının altı çizildi.

Ankara'nın, bölgeyi istikrar, ortaklık ve kalkınma kavramları çerçevesinde bir bütün olarak ele aldığı aktarılan haberde, bu çerçevede, sadece doğrudan genişleme yoluyla değil, esas olarak Türkiye'nin güneyinde ortaklıklar kurarak kuzeyden güneye yeni bir istikrar ekseni oluşturmayı hedeflediği aktarıldı. Haberde, Ankara'nın ayrıca terörün sonunu getirerek bölgeyi istikrara kavuşturmak üzere yakında harekete geçmesinin beklendiği, bunun da bölgesel istikrarın sağlanması ve Orta Doğu'da yeni bir döneme geçişin habercisi olacağı vurgulandı.
HÜRMÜZ'E YENİ ALTERNATİF
Haberde, Hürmüz krizinin Ankara'nın bölgesel enerji koridorlarına bakış açısını değiştirdiği ve Türkiye'nin Kalkınma Yolu projesine, sadece bir yol ve demiryolu değil, enerji ve iletişim hatlarını da içeren 'büyük bir koridor' olarak baktığı dile getirildi.

Haberde, Ankara'nın, Hürmüz krizini, hassas deniz geçişlerine ve jeopolitik sürtüşme noktalarına olan bağımlılığı azaltabilecek hem karasal hem de bölgesel alternatif transit güzergahlarına duyulan ihtiyacın kanıtı olarak gördüğü ifade edilirken, Türkiye ve Irak arasındaki görüşmeler kapsamında, Irak'ın Kalkınma Yolu'na entegre edilebilecek çeşitli atıl projelerin yeniden incelendiği vurgulandı. Bunlar arasında Basra-Hadis-Kerkük eksenindeki stratejik boru hattı ve Anbar'dan Bağdat'a uzanan doğalgaz boru hattı projesinin de yer aldığı belirtildi.

Haberde ayrıca Irak'taki enerji tesislerinin bu projelere entegre edilmesinin Irak ve Kürt Bölgesel Yönetiminin enerji güvenliğini güçlendirebileceği ve bölgesel krizlere ve hassas transit güzergahlarına olan zorunluluğu azaltabileceği aktarıldı. Ayrıca Suudi Arabistan'dan başlayıp Ürdün, Suriye ve Irak üzerinden Türkiye'ye uzanması planlanan diğer seçeneklerin de özel şirketlerin gündeminde olduğu belirtilerek, böylece Ankara'nın enerji, ticaret ve altyapı alanlarında çeşitli bölgesel başkentler arasında bir ortaklık ağı kurmaya çalıştığı dile getirildi.
TÜRKİYE'NİN PLANI İSRAİL'İ ENDİŞELENDİRDİ
Türkiye'nin bölgeyi baştan değiştirecek bu planı kapsamında İsrail'in dikkatli olması gerektiği ifade edilen haberde, Irak ve Suriye'deki Türk varlığının İsrail'i kuzeyden kuşatma anlamına geldiği vurgulandı.

Haberde, kısa ve orta vadede bu stratejinin Orta Doğu'da ekonomik ve siyasi değişime ve daha geniş ittifakların kurulmasına kapı açabileceği ifade edilirken, İsrail'in bölgede düşman biriktirdiği, bunun aksine Türkiye'nin ise istikrar, ortaklık ve kalkınmaya yoluyla kendine geniş bir alan bulduğu dile getirildi.
Haberde son olarak Türkiye'nin bu planının başarılı olması durumunda Ankara'nın bölgesel arabulucu ve enerji-ticaret merkezi rolünün önemli ölçüde güçlenebileceği ifade edilirken, bu durumda, önümüzdeki on yılın Orta Doğu'sunun, bugün bildiğimizden çok farklı görünebileceği aktarıldı.