Ana içeriğe geç

Çerkesleri hedef aldılar! Sözde milliyetçiler devrede

Ötüken Neşriyat Genel Yayın Yönetmeni Göktürk Ömer Çakır, yayınevinden çıkan ‘Kafter’ adlı kitabın tanıtımı için yaptığı paylaşımda Çerkesleri hedef aldı. ‘Kahpe’ ifadesini kullanan Çakır’a sosyal medyada tepki yağdı.

Çerkesleri hedef aldılar! Sözde milliyetçiler devrede
Aydınlık
16

Ötüken Neşriyat Genel Yayın Yönetmeni Göktürk Ömer Çakır, yazar Mustafa B. Bozkurt imzalı “Kafter” adlı uzun öykünün tanıtımı sırasında kullandığı ayrımcı dille tepkilerin odağına yerleşti.

Tartışmalar, eserin edebi içeriğinden ziyade Çakır’ın nefret söylemi içeren tanıtım tarzıyla patlak verdi. Çakır, kişisel X (Twitter) hesabından yaptığı paylaşımda, “Yayınevimiz Ötüken olduğu için kahpe cadıyı Çerkes yaptık, pardon.” ifadelerini kullandı. Bu skandalın hemen ardından Çakır’ın 2013 yılında “Çerkesler Türk hareminin mezeleri olarak herhâlükârda Türk kimliğinin ‘altında’ olmuşlardır.” ve 2016 yılında “Saray şenlikleri düzenleriz. Koridorlarda Çerkes kızlarını kovalarız.” şeklinde attığı eski tivitleri de gün yüzüne çıktı. Kamuoyunda oluşan infialin ardından Çakır, kitabın tanıtımını yaptığı son paylaşımını silmek zorunda kaldı.

Çerkesleri hedef aldılar! Sözde milliyetçiler devrede - Resim : 1

YAZAR BOZKURT: KİTAPTA BİR HAKARET YOK

Gelişmeler üzerine kitabın yazarı Mustafa B. Bozkurt okurlarına yönelik bir açıklama yaparak yayınevi yönetiminin ifadelerini reddetti. Kitabın folklorik kökenlere dayandığını belirten Bozkurt, Çerkeslerin yaşadıkları sürgüne de yer verdiğini ifade etti.

Bozkurt, Çakır’ın sözleri için “Münferit bir yorum ve katılmıyorum tabii ki. Neyi kastettiğini açıklamak da söz sahibine düşer.” diyerek tartışmalardan çekildi.

Çerkesleri hedef aldılar! Sözde milliyetçiler devrede - Resim : 2

KAFFED HAREKETE GEÇTİ

Eş zamanlı olarak Kafkas Dernekleri Federasyonu (KAFFED), yapılan paylaşımların Anayasa’ya açıkça aykırı olduğunu belirten bir metin yayınladı. KAFFED, etnik temelde ayrımcılık ve nefret söylemi oluşturduğu gerekçesiyle Çakır ve yayınevi hakkında Türkiye İnsan Hakları ve Eşitlik Kurumu (TİHEK)’na hukuki başvuru sürecinin başlatıldığını duyurdu.

NATO MİLLİYETÇİSİ ÇAKIR’A SAHİP ÇIKTI

Süreç yargıya taşınırken, Çakır’a yönelik destek mesajları konunun ideolojik boyutunu genişletti. Ayarsız Dergisi Genel Yayın Yönetmeni Veysel Gökberk Manga’nın paylaştığı, Ahmet Turan Tiryaki imzalı metinde tepki gösterenler hedef alınarak; “Nesi ayıp ulan! En az beş asırdır edebiyatımızda Çerkes köleleri figürü yok mu? Sarayda, konakta entrika çeviren fitneci Çerkes kızlarına siz hiç denk gelmediniz mi?” denildi.

Çakır’ı savunan bir diğer isim ise Bahadırhan Dinçaslan oldu. Kullanılan hakaret içerikli ifadeleri “espri” ve “edebiyat” kılıfıyla savunan Dinçaslan, etnik kökenler üzerinden kıyaslama yaparak; “Türkler, ‘Erlik ondur, dokuzu aldır.’ diyebiliyorlar. Çünkü Hunlar devrinden beri emperyal bir millet. Ama Çerkesler biraz bön oluyorlar.” ifadeleriyle Çerkesleri hedef aldı.

Dinçaslan’ın bu tutumu ise doğrudan NATO’ya uzanan siyasi siciliyle de birebir örtüşüyor.

Dinçaslan’ın geçmişte bizzat bir NATO kuruluşu olan YATA’nın (Atlantik Gençlik Konseyi) başkanlığını yürütmesi, söz konusu “Amerikan milliyetçiliği”nin en net göstergesi olarak öne çıkıyor. FETÖ’den tutuklu Enver Altaylı ve Buğra Kavuncu gibi isimlerin referansıyla bu yapıya yerleştirildiği ve NATO bünyesinde eğitildiği bilinen Dinçaslan’ın geçmişinde dikkat çeken bir diğer olay ise 15 Temmuz’da aldığı tavır.

Bir dönem İYİ Parti Genel İdare Kurulu Üyesi olan Dinçaslan, 15 Temmuz FETÖ darbe girişimi gecesi attığı “Lütfen bu gerçek deyin, ihtilal oldu deyin.” şeklindeki skandal tivitinin ortaya çıkmasıyla partisinden istifa etmek zorunda kalmıştı.

Çerkesleri hedef aldılar! Sözde milliyetçiler devrede - Resim : 3

SAHTE MİLLİYETÇİLİK TÜRK MİLLETİ’Nİ BÖLÜYOR

Kültür sanat zemininde patlak veren bu kriz, “kahpe” ve “meze” gibi kelimelerin doğrudan bir etnik aidiyeti hedef almasıyla, Türk milliyetçiliğinin tarihsel kökenlerindeki derin ideolojik ayrımı yeniden gündeme taşıdı.

Cumhuriyet’in kurucu iradesini yansıtan Mustafa Kemal Atatürk’ün “Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Türkiye halkına Türk milleti denir.” tanımı, ırka değil, aidiyete ve bir arada yaşama iradesine dayanıyor. Dîvânu Lugâti’t-Türk’ü kaleme alan Kaşgarlı Mahmud ise Türkçe konuşanın Türk olduğunu ifade ediyor.

Çerkeslere yönelik bu söylemi aklayanların ise milliyetçiliği saf ırk ve kan bağı olarak tanımladığı, Türkiye’nin Asya’ya yönelişine de karşı çıktığı gözlemleniyor. İran, Rusya ve Çin düşmanlığını körükleyen bu anlayış aslında Türk Milleti’ni de bölme eğiliminde.

Kaynağa Git

İlgili Haberler