Goldman Sachs, "Türkiye – İhracat Yavaşlamasının Anatomisi" başlıklı araştırma raporunda Türkiye'nin ihracat performansı, cari denge görünümü ve ekonomi politikalarına ilişkin değerlendirmelerini paylaştı.
Raporda, Türkiye'nin 2009-2019 döneminde gelişmekte olan ülkeler arasında en güçlü reel ihracat büyüme performanslarından birini sergilediği, ancak reel ihracatın 2022-2024 döneminde büyük ölçüde durgunlaştığı ve 2025'in ikinci yarısından itibaren gerilemeye başladığı belirtildi.
Goldman Sachs, ihracattaki zayıflığın cari işlemler açığında bozulmaya yol açtığını belirterek, 2026 yılı sonunda cari açığın yaklaşık 60 milyar dolar ile gayrisafi yurt içi hasılanın yüzde 3,5'ine ulaşmasını beklediğini bildirdi.
İhracattaki yavaşlama ara mallarında başladı
Raporda, ihracat büyümesindeki yavaşlamanın nedenleri ürün grupları ve ihracat pazarları bazında incelendi.
Buna göre, ihracattaki zayıflığın ilk olarak ara mallarında yoğunlaştığı, ardından tüketim mallarında görüldüğü, sermaye mallarının ise diğer kategorilere göre daha güçlü performans sergilediği belirtildi.
Goldman Sachs, ara mallarında Türkiye'nin ihracat pazar payını tamamen Çin'e ve büyük ölçüde Avrupa dışındaki pazarlara kaptırdığını ifade etti.
Tüketim mallarında ise Türkiye'nin pazar payı kayıplarının ağırlıklı olarak Çin dışındaki ihracatçılar, özellikle Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri tarafından Avrupa pazarlarında telafi edildiği kaydedildi.
Raporda ayrıca Avrupa ve Ortadoğu ekonomilerindeki yavaşlamanın son dönemde bu bölgelere yönelik ihracatı da olumsuz etkilediği belirtildi.
Çin rekabetine dikkat çekildi
Goldman Sachs, Çin kaynaklı rekabetin yalnızca Türkiye'yi etkilemediğini, ancak Türkiye'nin özellikle ara ve tüketim mallarındaki ihracat yapısının Çin'e benzer olması nedeniyle daha yüksek risk taşıdığını ifade etti.
Raporda, Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinin de benzer ihracat yapısına sahip olduğu, ancak bu ülkelerde ihracatçıların tek pazar yapısı nedeniyle daha fazla korunduğu belirtildi.
Kuruluş ayrıca, Türkiye'nin ihracat fiyatlarının özellikle 2019'dan bu yana Polonya ve Mısır gibi rakip ülkelere kıyasla daha fazla yükseldiğini kaydetti.
Politika değerlendirmesi
Goldman Sachs, rekabet gücündeki kaybın cari işlemler açığını genişlettiğini ve bunun dezenflasyon programları açısından ortak bir risk oluşturduğunu belirtti.
Raporda, politika yapıcıların dış denge üzerindeki baskının farkında olduğu ve geçmiş dönemlerden farklı olarak politika ayarlaması yapabilecek alan bulunduğu ifade edildi.
Kuruluş, mevcut önceliğin dış dengeyi istikrara kavuşturmak olduğunu belirterek, bunun enflasyondaki düşüş hızını etkileyebileceğini ifade etti.
Goldman Sachs ayrıca, finansal istikrarın mevcut dolarizasyondan uzaklaşma eğiliminin korunmasına bağlı olduğunu, daha hızlı kur değer kaybının faiz oranlarının piyasa beklentilerinden daha yüksek seviyelerde kalmasını gerektirebileceğini belirtti.
Raporda, politika tepkisindeki esnekliğin önümüzdeki iki yıla ilişkin döviz kuru eğrisinde fiyatlanan süreksiz ayarlama riskinin yüksek olduğuna işaret ettiği değerlendirmesine yer verildi.