Ana içeriğe geç

CHP’li Karayalçın da Deepfake kurbanları arasında yerini aldı! Küresel dijital suç modeli

Sosyal medya şirketleri, sahte görüntüler üzerinden milyarlarca dolar kazanırken, mağdurlar isim ve görüntülerini sildirmek için aylarca mücadele ediyor. Ahmet Mümtaz Taylan, Saliha Erdim, Elon Musk, Brad Pitt, Tom Hanks gibi isimlerden sonra, deepfake denilen sahte görüntü mağdurlarına eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da eklendi.

CHP’li Karayalçın da Deepfake kurbanları arasında yerini aldı! Küresel dijital suç modeli
Türkiye Gazetesi
16

Sosyal medya şirketleri, sahte görüntüler üzerinden milyarlarca dolar kazanırken, mağdurlar isim ve görüntülerini sildirmek için aylarca mücadele ediyor. Ahmet Mümtaz Taylan, Saliha Erdim, Elon Musk, Brad Pitt, Tom Hanks gibi isimlerden sonra, deepfake denilen sahte görüntü mağdurlarına eski SHP Genel Başkanı Murat Karayalçın da eklendi.

Karayalçın, sosyal medya hesabından, “Bir süredir benim adıma izleyenlere banka hesapları konusunda telkinlerde bulunan iki videonun kimi sosyal medya kaynaklarında dolaştırıldığına ilişkin bilgiler almaktayım. Bu görüntüler tümüyle gerçek dışıdır” açıklamasını yaparak, hukuki süreç başlatacağını söyledi. Her geçen gün bir yenisinin eklendiği deepfake görüntü akımını, Adli Bilişim Uzmanı Prof. Dr. Ali Murat Kırık ile konuştuk.

“AMAÇ REKLAM GELİRİ ELDE ETMEK”

Deepfakein küresel ölçekte büyüyen dijital bir suç modeline dönüştüğünü ifade eden Kırık, “Son dönemde siyasetçilerden sanatçılara, iş insanlarından sporculara kadar birçok tanınmış ismin görüntüsü ve sesi yapay zekâ ile taklit edilerek yatırım, kripto para ve dolandırıcılık içerikli videolar hazırlanıyor. Bugün birçok platform, reklam gelirini önceleyen yapısı nedeniyle içeriklerin doğruluğunu yeterince denetlemeden yayılmasına imkân tanıyor. Sahte içerik kaldırılsa bile saatler hatta dakikalar içinde onlarca yeni hesap üzerinden yeniden dolaşıma sokuluyor. Dolayısıyla yalnızca içerik silmek ya da soruşturma başlatmak, bu dijital suç zincirini kırmaya yetmiyor” dedi.

“GÜVENLİK YAPAY ZEKANIN HIZINA YETİŞEMİYOR”

Kırık, “Mağdur olan kişiler açısından süreç son derece yıpratıcı. İsimlerinin temizlenmesi, platformlara sürekli başvuru yapılması, hukuki süreçlerin takip edilmesi ve kamuoyuna defalarca açıklama yapılması aylar süren zaman ve emek kaybına neden oluyor. Bir kişinin görüntüsünü birkaç dakikada taklit edebilen yapay zekâ araçları artık herkesin erişebileceği kadar yaygınlaşmış durumda. Buna karşılık platformların önleyici güvenlik mekanizmaları aynı hızla gelişmiyor” diye konuştu.

Dünyada ortak bir hukuk ve teknoloji politikası geliştirilmesi gerektiğine dikkat çeken Kırık, “En önemlisi ise caydırıcı yasal düzenlemelerin hayata geçirilmesi. Avrupa'da, ABD'de ve Asya'da da benzer derin sahte dolandırıcılıkları nedeniyle milyonlarca dolar zarara uğrayan insanlar bulunuyor. Seçim süreçlerinden finans piyasalarına kadar birçok alanda kullanılan bu sahte videolar, yalnızca bireylerin değil demokrasilerin ve ekonomik güvenliğin de tehdit unsuru haline geldi. Yapay zekâ ile üretilen içeriklerin zorunlu olarak dijital filigran taşıması, platformların yüksek riskli içerikleri otomatik tespit etmesi ve doğrulama yapmadan reklam yayınlamasının engellenmesi artık ertelenemez bir zorunluluk haline geldi” ifadelerini kullandı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler