Ahbap Derneği Başkanı ve sanatçı Haluk Levent'in gözaltına alınmasıyla başlayan Ahbap soruşturması tüm hızıyla sürüyor. Son olarak soruşturma kapsamında gözaltına alınan 9 kişinin ifadelerine ulaşıldı.
Soruşturma kapsamında tutuklanan Ahbap Derneği Başkanı Haluk Levent hakkında verilen ifadelerde; dernek kaynaklarının şahsi hesaplara aktarıldığı, dernek adına kripto cüzdanlar açıldığı, milyonlarca dolarlık ticari ilişkiler kurulduğu, karşılıksız çek ve senetler düzenlendiği, derneğe ait olduğu belirtilen paralarla taşınmazlar alındığı ve bazı işlemlerin yönetim kurulu kararları sonradan oluşturularak gerçekleştirildiği soruşturma dosyasına yansıdı.
Şüphelilerin anlatımlarında, 6 Şubat depremlerinin ardından Ahbap Derneğine yaklaşık 4 milyar lirayı aşan bağış geldiği, özellikle 2024 yılındaki yönetim değişikliğinin ardından Haluk Levent’in dernek hesaplarında yetkili hâle gelmesiyle şahsi hesaplara ve bağlantılı şirketlere yüksek tutarlı para çıkışlarının başladığı iddia edildi.
DERNEK ADINA AÇILAN KRİPTO HESAPLARDAN HABERİ YOKTU
Ahbap Derneğinin eski saymanı Hüseyin Küçük, 6 Şubat depremlerinin ardından yalnızca Şubat 2023’te yaklaşık 3 milyar lira, yıl sonuna kadar ise 4 milyar lirayı aşan bağış toplandığını söyledi.
Küçük, kendi görev yaptığı dönemde para çıkışlarının yalnızca sayman onayıyla yapılabildiğini, Haluk Levent’in tek başına ödeme yetkisinin bulunmadığını anlattı.
Ancak yönetim değişikliğinin ardından Haluk Levent’in kendisini yetkili hâle getirdiğini ileri sürdü. Küçük’ün ifadesindeki en dikkat çekici iddia ise kripto hesaplarla ilgili oldu.
Küçük, “Dernek adına açılan kripto cüzdanlarından sonradan haberimiz oldu. Bu hesapları Haluk Levent kendi inisiyatifiyle açtı” dedi.
LEVENT'E İMZA YETKİSİ SONRASI PARA ÇIKIŞLARI BAŞLADI
Derneğin muhasebe personeli Suzan Düşküner Mintaş, Mayıs 2024’e kadar tek imza yetkilisinin sayman olduğunu söyledi. Mintaş’a göre yönetim değişikliğinden sonra Haluk Levent de imza yetkilisi yapıldı ve banka hesaplarından tek başına işlem yapabilir hâle geldi.
Mintaş, Yeliz Kaya’nın şahsi hesabına para gönderimlerinin de bu değişiklikten sonra başladığını öne sürdü. İlk aşamada bu ödemelerin “derneğin şahsa olan borcu” şeklinde açıklandığını belirten Mintaş, müfettiş incelemesinde işlemin tespit edildiğini ve Haluk Levent’e idari para cezası uygulandığını söyledi.
Mintaş, söz konusu paranın faiziyle derneğe geri ödendiğini, ancak daha sonra gayrimenkul alınacağı gerekçesiyle Yeliz Kaya’nın hesabına yeniden para gönderildiğini beyan etti. Bu işlemlerde konuşulan tutarın yaklaşık 80 milyon lira olduğunu belirtti.
Deprem döneminde milyarlarca lira bağış toplandığını anlatan Mintaş, derneğin son dönemde mali sıkıntıya düştüğünü söyledi. Mintaş, “Hesaplarda çok az para kalmıştı. Maaş ödemekte bile zorlanıyorduk” dedi.
Ahbap Lojistik isimli şirkete de para gönderildiğini ve bu paralarla taşınmazlar alındığını hatırladığını söyleyen Mintaş, taşınmazların daha sonra ne olduğuna ilişkin bilgisinin de bulunmadığını savundu.
1300 KONUT SÖZÜ VERİLDİ 460'I YAPILDI
İfadelerde, depremzedeler için yapılacağı açıklanan konutlar da geniş yer tuttu. Eski sayman Hüseyin Küçük, yaklaşık 1300 konut için dört şirketle anlaşma yapıldığını ve firmalara ön ödeme yapıldığını söyledi.
Muhasebe personeli Mintaş ise bildiği kadarıyla yalnızca 460 konutun tamamlandığını, yaklaşık 840 konutun yapılamadığını anlattı. Yapılamayan konutlara ilişkin sözleşmelerin daha sonra okul projesine çevrildiği belirtildi. Mintaş, firmalara konutlar tamamlanmadan önce toplu ve peşin ödemeler yapıldığını söyledi.
LEVENT'İN ŞÜPHELİ MADDİ DURUMU
İş insanı Fatih Eke’nin ifadesi, soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici anlatımlardan biri oldu. Eke, Haluk Levent ile bir blockchain projesi üzerinden tanıştığını, Levent’in projenin reklam yüzü olduğunu söyledi.
Haluk Levent’e ödeme teminatı olarak yaklaşık 4 milyon dolar değerinde kripto varlık verdiğini iddia eden Eke, daha sonra elden ve banka yoluyla yaklaşık 300 bin dolar ödeme yaptığını anlattı.
Eke, Haluk Levent’in bazı ödemeleri Yeliz Kaya üzerinden aldığını da ileri sürdü. Eke, Haluk Levent’in maddi durumuyla ilgili şaşırtıcı bir tablo çizerek şunları söyledi: “Bir gün milyon dolar hesabı yapıyor, başka bir gün 10 bin lira borç istiyordu.”
Eke, Haluk Levent’in zamanla şirketin teknik birimlerine hâkim olduğunu ve şirketi 7 milyon dolar karşılığında devretmek zorunda kaldığını iddia etti. Devir karşılığında 3 milyon dolarlık çek aldığını, ancak çeklerin tamamını tahsil edemediğini söyleyen Eke, alacağına karşılık kendisine ve kardeşine 30 milyon lira gönderildiğini belirtti.
Eke, ödemeleri alamadığı için icralık olduğunu ve hesaplarına bloke konulduğunu söyledi. Haluk Levent ile tanıştıktan sonra hayatında “kaos başladığını” anlatan Eke, ayrıca Levent’in kumar problemi bulunduğunu öne sürdü. Eke, “Yüzlerce insanın iyi niyetini kullandı” şeklinde konuştu.
LEVENT YARDIM PARASINI KENDİ HESABINA İSTEDİ
Fatih Eke, Ahbap üzerinden bir okul yaptırmak istediğini ancak Haluk Levent’in okul için ayrılan parayı kendi şahsi hesabına göndermesini talep ettiğini söyledi. Eke, bu talebin WhatsApp yazışmalarında bulunduğunu söyledi.
Parayı şirket hesabından ve resmî şekilde ödemek istediği için şahsi hesaba gönderim yapmadığını belirten Eke, kendisini soruşturmanın mağduru olarak gördüğünü anlattı.
DENETİM RAPORU MANİPÜLASYONU YAPILDI
Soruşturmada ifadeleri alınan mali müşavirler Muharrem Karataş, Gülgün Öztürk ve Ersin Gökgün, Ahbap hakkında hazırlanan raporların kamuoyunda anlaşıldığı gibi kapsamlı bir denetim olmadığını söyledi.
Üç isim de incelemenin yalnızca derneğin kendilerine sunduğu banka kayıtları ve muhasebe belgeleri üzerinden yapıldığını belirtti. Muharrem Karataş, raporun dernek yönetiminin belirlediği dar kapsamla sınırlı olduğunu ifade etti.
Karataş, mal veya hizmetlerin gerçekten alınıp alınmadığını, yardımların ihtiyaç sahiplerine ulaşıp ulaşmadığını ve usulsüzlük yapılıp yapılmadığını incelemediklerini anlattı. Karataş’ın avukatı ise raporun kapsamlı bir denetim raporuymuş gibi gösterilmesini “manipülasyon” olarak nitelendirdi.
RAPORLAR KAMUOYUNA FARKLI BİÇİMDE SUNULDU
Şüpheli Gülgün Öztürk de hazırlanan belgelerin yalnızca durum tespit raporu olduğunu söyledi. Öztürk’ün avukatı, Haluk Levent ve dernek yönetiminin bu raporları kamuoyuna farklı biçimde sunduğunu ileri sürdü.
Savunmada, Haluk Levent’in sosyal medya paylaşımlarında derneğin denetimden başarıyla geçtiğini açıkladığı, ancak söz konusu raporların böyle bir güvence vermediği iddia edildi.
Öztürk’ün avukatı, “Durum tamamen baş şüphelinin ve derneğin yanıltıcı beyanlarından kaynaklanmıştır” dedi.
PARALARIN NEREYE HARCANDIĞI DENETLENMEDİ
Yeminli mali müşavir Ersin Gökgün de incelemenin yalnızca hesaba giren para, çıkan para ve kalan bakiye üzerinden yapıldığını söyledi. Gökgün, bağışların nereye ve ne şekilde harcandığını araştırmadıklarını açıkça ifade etti.
Kendisinin dernek yöneticileriyle hiçbir ticari ilişkisi bulunmadığını ve rapor için ücret almadığını savundu.
ÖZEL RAPOR İÇİN 550 BİN LİRA
Bağımsız denetçi Emir Taşar, Haluk Levent’in kendisine telefonla ulaştığını söyledi. Taşar, dernek için hazırlanacak özel rapor karşılığında 550 bin lira ücret üzerinde anlaştıklarını belirtti.
Taşar, yapılan çalışmanın tam denetim değil, “üzerinde mutabık kalınmış prosedürler raporu” olduğunu anlattı.
Raporda banka hareketlerinin yaklaşık yüzde 75’inin kontrol edildiğini belirten Taşar, faturaların gerçek olup olmadığını, hizmetlerin teslim edilip edilmediğini veya paranın başka amaçlarla kullanılıp kullanılmadığını araştırmadıklarını söyledi.
DENETİM ŞİRKETİNİN BAŞKANI RAPORDAN HABERDAR DEĞİL
Denetim şirketinin Yönetim Kurulu Başkanı Aykut Halit ise Ahbap Derneğine ilişkin raporu Emir Taşar’ın hazırladığını belirtti.
Kendisinin rapordan ancak soruşturmanın kamuoyuna yansımasından sonra haberdar olduğunu savunan Halit, yaklaşık 500 çalışanı bulunan şirketin yılda yüzlerce rapor hazırladığını söyledi.
Halit’in avukatı da incelemenin yalnızca para hareketleriyle belgelerin uyumunu kapsadığını, yardımların gerçekten teslim edilip edilmediğinin araştırılmadığını belirtti.
'İNCELEME YALNIZCA SINIRLI BİR DURUM TESPİTİ'
Dönemin TÜRMOB Başkanı Emre Kartaloğlu da savcılık ifadesinde, TÜRMOB’un kanunen doğrudan denetim yetkisi bulunmadığını söyledi. Kartaloğlu, Ahbap hakkındaki incelemenin sınırlı bir durum tespiti olduğunu kabul etti.
Bua rağmen Kartaloğlu’nun o dönemde kamuoyuna yaptığı açıklamada; satın alımlarda en az üç teklif alındığı, uygun fiyatların seçildiği ve harcamaların yerinde yapıldığı yönünde ifadeler kullandığı hatırlatıldı. Kartaloğlu, bu açıklamayı denetim ekibinden gelen bilgilere dayanarak yaptığını savundu.
ŞÜPHELİLERİNİN BEYANLARINDAKİ ORTAK NOKTA
Dokuz şüphelinin ifadelerindeki ortak noktalardan biri de, Ahbap Derneğinin kamuoyuna sunduğu raporların kapsamı oldu. Dernek yöneticilerinin kamuoyuna şeffaflık ve denetim vurgusu yaptığı belirtilirken, ifadeleri alınan mali müşavir ve denetçilerin neredeyse tamamı raporların;
Tam kapsamlı denetim olmadığını, Usulsüzlük veya yolsuzluk araştırmadığını, Yalnızca derneğin sunduğu belgeler üzerinden hazırlandığını, Mal ve hizmetlerin gerçekten teslim edilip edilmediğini incelemediğini söyledi.
Bu ifadeler, kamuoyunda “denetimden geçti” şeklinde oluşan algıyla raporların gerçek kapsamı arasında ciddi fark bulunduğu şüphesini gündeme getirdi.
KRİPTO PARA TRAFİĞİ DİKKAT ÇEKTİ
Kripto bağışlara ilişkin ifadeler de birbiriyle örtüşmedi. Eski sayman Hüseyin Küçük, kripto cüzdanların Haluk Levent tarafından yönetimin bilgisi dışında açıldığını söyledi.
Muhasebe görevlisi Suzan Düşküner Mintaş ise derneğin kripto hesabı bulunduğunu bilmediğini, yalnızca Binance ve BtcTurk kaynaklı banka transferleri gördüğünü anlattı. Bu çelişkinin, soruşturma kapsamında incelenen kripto cüzdan hareketleriyle netleştirileceği belirtildi.
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının; banka hesapları, MASAK raporları, kripto cüzdanlar, taşınmaz devirleri, çek ve senetler ile dijital yazışmalar üzerindeki incelemesi sürüyor.