Ana içeriğe geç

Yalnız uçtu

Savaş Ay ve Can Tanrıyar yıllar önce beni yemeğe davet etti. Arnavutköy'deki balıkçıdan içeri girdiğimde yanlarında bir kişi daha oturuyordu. O Reha Muhtar'dı. Ekibi dağılmış, ertesi gün haber bültenini çıkaramayacak duruma gelmişti. Savaş ve Can beni tuzağa düşürerek Reha'nın karşısına oturttu. Gece geç saatlere kadar beni Show Haber'de işe başlamam için üçü büyük çaba harcadı. Ertesi gün kendimi Haber Müdürü olarak Reha'nın yanında buldum. İlk günü asla unutmuyorum. Odasında sohbet ederken,...

Yalnız uçtu
A Haber
16

Savaş Ay ve Can Tanrıyar yıllar önce beni yemeğe davet etti. Arnavutköy'deki balıkçıdan içeri girdiğimde yanlarında bir kişi daha oturuyordu.
O Reha Muhtar'dı. Ekibi dağılmış, ertesi gün haber bültenini çıkaramayacak duruma gelmişti. Savaş ve Can beni tuzağa düşürerek Reha'nın karşısına oturttu.
Gece geç saatlere kadar beni Show Haber'de işe başlamam için üçü büyük çaba harcadı. Ertesi gün kendimi Haber Müdürü olarak Reha'nın yanında buldum. İlk günü asla unutmuyorum. Odasında sohbet ederken, diğer haber müdürü Ulvi Yanardağ'ı davet etti. "Ulvi ile tanış. Buadam devrimci ateistve komünist. Geçmişteçalıştığı gazetedepatronunun teknesinidevrimcilik aşkınayakan adam. Gidiyor,Genelkurmay'daDGM'de dolaşıpbirilerini buluyor. Birçuval kasetle dönüyor. Beni gaza getiripdarbe yaptırmayaçalışıyor. Sen milliyetçimuhafazakar birisinBekir. Bu yöndeeksiğimiz var. Senbana izlenecek kendiideolojinden haberlergetirip bu adamıengelle. Durdur. Yeterki reytingi olsun" dedi.
İlginç bir adamdı Reha. 6 yıl çalıştık. Tek ideolojisi reytingdi. Her gün haber bitiminde kanala gelen telefonları rapor halinde alır, gelen küfürler 800'ün altına düşerse "Eyvah bu akşam azizlenmişiz" derdi. Nitekim de öyle olurdu. Haber merkezini her ideolojiden, hatta fraksiyonlardan kişilerden kurmuştu. PKK sempatizanı bile vardı. O yıllar 28 Şubat dönemiydi. "İrtica" yaygarası ile muhafazakarlara büyük baskı vardı. Medya da neredeyse top yekün bu yaygaranın borazanı olmuştu. Nakşibendi cemaatlerin yerden yere vurulduğu dönemde, ana haber bülteninde 15 dakika Şah-ı Nakşibendi Hazretlerinin ne kadar büyük bir evliya olduğunu haber yaptırıp yayınlatacak kadar enteresan bir kimlikti.
Bir gün masasındaki gazeteyi bana uzattı. Yaşar Nuri Öztürk'ün Star Gazetesi'nde tam sayfa yazısı vardı. "Kur'an-ıKerim'de 5 vakit namazyok" diye yazmıştı Yaşar Nuri. Reha "Büyük işbu. Haber yapalım,acayip izlenir" dedi.
Ona "PeygamberEfendimiz 1400 yılönce Kur'an-ı Kerim'ebakıp beş vakit namazkılmış da haşa yanlışmı anlamış? Yüzyıllarsonra bu adam mıdoğru anlamış? YaşarNuri kim ki?" dedim. "Bu müthiş bir açıklama. Ben bunu kullanırım" dedi. Bir saat boyunca haber bülteni içinde "Yaşar NuriKur'an'da 5 vakitnamaz yok dedi. Reha Muhtar necevap verecek" diye alt yazı geçti. Haberin sonunda da "Bana bakYaşar Nuri senkimsin? Kur'an'ıhaşa PeygamberEfendimizanlamadı da beşvakti kıldı? 1400 yılsonra sen mi doğruanladın" diyerek yerden yerden vurdu.
Bir yaz mevsiminde Atina'ya tatile giderken "Erdoğan hapistençıkıp Türkiye'yiturlayacak. Hiçbirkanal peşine kameragöndermez. Askerdenkorkarlar. Ama bizmutlaka hergün peşinekamera takıp haberyaptıralım. Büyükkitlesi var, reytingimuazzam" dedi. Her gün birinci haber olarak yayınlandı. Erdoğan AK Parti'yi kurduğunda kanallar tavırlıydı. Programlarına almıyordu.
Ateş Hattı programına davet etti. Erdoğan kabul etti. Ancak stüdyodaki seyirciler konusunda anlaşmazlık çıkınca son dakikada gelmekten vazgeçti. Reha, programı devirip bu defa Erdoğan'ı ağır eleştirenlerle stüdyoyu doldurup aleyhinde program yaptı. "Farketmez her halukardadaima reytingi var" diyerek.
3 dil biliyordu. Alman basın enstitüsü Türkiye'de araştırma yapmış ve "İleride büyük gazeteci olurlar" diye belirlediği Ufuk Güldemir ile birlikte Reha'yı da alıp bursla okutmuştu. Milliyet gazetesinde yıllarca dış politika üzerine diplomasi makaleleri yazdı. Türkiye'ye dönünce "Normal bir spiker gibiçalışıp normal maaşmı alacağım? Yoksaşov yapan bir haberspikeri olarak çalışıpreytingle daha fazlakazanıp, patronlarakomşu mu olacağım?" dedi. Şova karar verip, "Acı var mı acı"yı, "Tüneli cezaevindenkaçmak için mikazdınız" sorusunu bile reyting aşkına planlı olarak söyledi. 6 yıl dizileri bile geçip reytinglerde her gün birinciliği aldı. Boğaz'da yalı alıp patronlara komşu oldu. Son döneminde yalıyı 27 milyon dolara satmaya çalıştı. "Ölürsem yalımaçökecekler" diyordu. Satamadan vefat etti.
Birgün Mahsun Kırmızıgül ile birlikte Diyarbakır stadındaki konsere elele girip "Hepimiz kardeşiz" şarkısını birlikte söyleyeceklerini açıkladı.
"Acaba F-16 ile uçarakmı insek Diyarbakırstadına" diye sordu. Uçuktu. "Stadda pistyok Reha. F-16 inemezoraya. Çakılır" cevabını verdim. "Doğru ya" deyip vazgeçti. Hastaneye Caner Erdem onu 3 saat uğraşarak zorla ikna ederek yatırdı. Doktorlar "1.5ay ömrü var" diyordu. Bundan haberi yoktu. Son dönem "MOSSADpeşimde" diye takıntıları vardı. Kendine ait doğrularıyla, eğrileriyle bu dünyadan yalnız olarak uçup gitti.

Kaynağa Git

İlgili Haberler