Ana içeriğe geç

Deprem fırsatçıları! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk zemininde ne gerekiyorsa yapacağız

2. İletişim Şurası'nda açıklamalarda bulunan Cumhurbaşkanı Erdoğan, 'Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler., 53.000'den fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor. Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor . Aynı zamanda Bunların hesabı Yargımız tarafından soruluyor Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız.' dedi.

Deprem fırsatçıları! Cumhurbaşkanı Erdoğan: Hukuk zemininde ne gerekiyorsa yapacağız
Star Gazetesi
16

Cumhurbaşkanı Erdoğan, 2. İletişim Şurası'nda açıklamalarda bulunuyor.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın açıklamalarından satırbaşları:

Kamu kurumlarımız, üniversitelerimiz, medya ve sivil toplum kuruluşlarımız, iletişim camiasının aktörlerinin tamamı bu süreçte aktif roller üstlendi.

Her biri alanında uzman 425 kıymetli isim, 16 ayrı çalışma grubunda büyük bir özveriyle çalışarak güncel meselelere etkili çözüm önerileri getirdi.

Özgün ve yenilikçi fikirleriyle şuranın içeriğini zenginleştiren, ufkumuzu genişleten genç kardeşlerime şükranlarımı sunuyorum.

Ortak aklın ürünü olan tespitler, yarın yayımlanacak sonuç bildirgesi Türkiye'nin gelecek vizyonunu şekillendirecek, ülkemizin iletişim kapasitesini daha da güçlendirecektir.

İletişim bilimlerinde sıkça atıf yapılan şu sözü en iyi sizler biliyorsunuz: Araç, mesajın kendisidir.

Dünyanın bir ucunda meydana gelen hadise, milyarlarca insana ulaşıyor. Yeni medya araçları ve dijital platformlar, bilginin üretim ve ulaşım hızını artırmış durumda. Eskiden, saatlerimizi, günlerimizi alan işler artık yalnızca dakikalar içerisinde tek bir tuş veya komutla halledilebiliyor.

Merkezinde bilgi ve enformasyonun yer aldığı bu teknolojiler, bizim düşünme biçimimizi de etkiliyor. Bilhassa sosyal medya mecraları, hangi konunun üzerinde ne kadar duracağımızı, meseleye nasıl yaklaşacağımızı ciddi oranda belirlemektedir. Bunlar sadece bugünü değil, geçmişi de tahrif etmektedir.

Biz bu acı gerçekle özellikle Covid-19 salgını, orman yangınları ve 6 Şubat depremlerinde hem çok yakından yüzleştik. O süreçte hem içerden hem de dışarıdan çok yoğun iletişim saldırısına muhatap olduk.

Yalan haberlerden provokasyonlara karalama kampanyalarından beşinci kol faaliyetleri ve algı oyunlarına uzanan geniş bir alanda son derece sinsi operasyonlarla karşılaştık. Milletimizin iyi niyeti açıkça istismar edildi.

Resmi kurumlarımız iftiralarla töhmet altında bırakıldı. Halkımızı paniğe sürüklemeye dönük tezviratlar üretildi. Haftalar boyunca canları pahasına düşündü. sahada görev yapan personellerimizin emeği, mücadelesi fedakarlıkları yok sayıldı.

Sırf hükümeti yıpratmak adına siyasi iradeye zarar vermek adına her türlü ahlaksızlık sergilenerek devlet ile millet karşı karşıya getirilmeye çalışıldı.

Yine bu süreçte sosyal medya fenomeni sanatçısı oyuncusu, gazetecisi, siyasetçisiyle çok farklı kesimlerin yıpratma savaşına müdahil olduğunu adeta aynı merkezden düğ meye basılmışçasına topa girdiğini gördük.

Devlet olarak bir taraftan tüm imkanlarımızla afetzedelerimizin yardımına koşarken diğer taraftan da bu çevrelerce köpürtülen

Dezenformasyonla mücadele etmek zorunda kaldık. Son haftalarda ortaya dökülen bilgi ve belgeler., 53.000'den fazla canımızı toprağa verdiğimiz 6 Şubat depremleri sürecinde neler yaşandığını, hangi oyunların çevrildiğini devlete ve millete hangi operasyonların çekildiğini deprem bölgesine ayak basmamış terbiye yoksunu tiplerin nasıl hariçten gazel okuduklarını hepimize çok net biçimde gösteriyor.

Kimlerin kimlerle hangi çarpık ilişkiler içinde olduğu tek tek ortaya çıkıyor . Aynı zamanda Bunların hesabı Yargımız tarafından soruluyor Depremi kullanarak siyasi ve ekonomik fırsatçılık yapanlar bugün adalete hesap veriyor. Bir defa şunun bilinmesini isterim. Su-i misalin emsal olmaması için hukuk zemininde ne gerekiyorsa mutlaka yapacağız.

Bundan son derece kararlıyız. Ucu nereye varırsa varsın. Bundan böyle... Bu ülkede gerilimden kutuplaşmadan, korku ve kaygı yaymaktan medet umanların ellerindeki imkanları devlete karşı bir silah olarak kullanmalarına fırsat vermeyeceğiz şurası da çok önemlidir dezenformasyonun her çeşidiyle mücadeleyi Ülkemiz, demokrasimiz ve toplumsal barışımız açısından bir milli güvenlik meselesi olarak görüyoruz.

Kaynağa Git

İlgili Haberler