Bilbao Havalimanı otoparkında bizi karşılayan şoförün "İçeri buyurun, belki bir masaj yaptırır ya da PlayStation oynarsınız?" teklifi, yeni Mercedes VLE ile yaşayacağımız deneyimin habercisiydi. Tavandan süzülen 80 santimetrelik devasa ekranı izlerken, eski güzel dizel motorların yerine neden tamamen elektriğe geçildiğini sorduğumda şoförden sert bir bakış aldım. Kendisi, bu araca asla sıradan bir "minibüs" denmemesini rica ederek, karşımızdakinin S-Serisi konforunu XXL boyutunda sunan bir "Grand Limuzin" olduğunu gururla hatırlattı.
Yaklaşık 700 kilogramı sadece bataryadan gelen, toplamda 3.5 tonu bulan bu devasa gövdeyi yolda tutmak elbette kolay değil. Ancak Mercedes mühendisleri bu fiziksel meydan okumaya harika bir çözüm üretmişler. Büyük araçların tüm ihtiyaçlarına uyum sağlayan tamamen yeni bir platform geliştiren ekip, şimdiye kadar boyut ve tasarım kısıtlamaları nedeniyle cesaret edilemeyen son derece dengeli bir süspansiyon ve sürüş mimarisini bu araçta hayata geçirmiş.
Güç seçeneklerine baktığımızda, temel model olan VLE 300'ün ön aksa yerleştirilmiş 276 beygirlik bir elektrik motoruyla geldiğini görüyoruz. Daha fazla performans ve dört tekerlekten çekiş isteyenler içinse çift motorlu, 416 beygir güç üreten VLE 400 modeli devreye giriyor. Burada B sınıfı ehliyete sahip sürücülerin ağırlık konfigürasyonuna çok dikkat etmesi gerekiyor; çünkü araç donanımına göre 3.5 veya 3.7 ton olarak tescil edilebiliyor ve yasal ehliyet sınırı tam olarak 3.5 ton.
5.30 metre uzunluğa, 2 metre genişliğe ve 1.93 metre yüksekliğe sahip olmasına rağmen, VLE yollarda şaşırtıcı bir çeviklik sergiliyor. İspanya'nın virajlı yollarında yaptığımız 50 kilometrelik test sürüşünde, temel VLE 300 modeli tümsekleri ve çukurları en ufak bir sarsıntı ya da zıplama olmadan absorbe etmeyi başardı. Bu pürüzsüz sürüşün arkasında, 80 mm'ye kadar yükseklik ayarı sunan standart havalı süspansiyon ve 60 km/s hıza kadar arka tekerlekleri 7 derece ters yöne çevirerek dönüş yarıçapını 10.9 metreye düşüren arka aks yönlendirme sistemi yatıyor.
Hızınız 60 km/s'nin üzerine çıktığında ise arka tekerlekler ön tekerleklerle aynı doğrultuda dönmeye başlayarak yüksek hızlarda gövde dengesini maksimuma çıkarıyor. Genel sürüş performansı dinamik açıdan bir S-Serisi sedan kadar keskin olmasa da, sunduğu yüksek yol tutuş ve kararlılık hissinin premium bir Range Rover ile rahatlıkla yarışabileceğini söyleyebiliriz.
Gelelim menzil ve şarj detaylarına; test sürüşümüz boyunca fabrika verisi olan 19 kWh'lik tüketim değerini zorlanmadan yakalamayı başardık, bu da 115 kWh kapasiteli devasa lityum iyon bataryayla 700 kilometrelik menzilin oldukça gerçekçi olduğunu kanıtlıyor. Üstelik 800 voltluk gelişmiş elektrik mimarisi sayesinde, 300 kW'lık hızlı şarj istasyonunda sadece 15 dakikalık kısa bir kahve molasında araca 350 kilometre daha menzil ekleyebiliyorsunuz.
Direksiyon başında olmak keyifli olsa da, bu araçta asıl ayrıcalıklı yer sürücünün hemen arkasındaki orta sıra. Burada konumlandırılan iki adet bağımsız ve geniş koltuk; yumuşak baş destekleri, kolçaklar, kablosuz şarj üniteleri, ısıtma, havalandırma ve profesyonel masaj özellikleriyle konuklarına tekerlekler üzerinde bir lüks otel konforu yaşatıyor.
Bu VIP deneyimini taçlandıran en çarpıcı detay ise tavandan elektrikli olarak inen ve kabinin neredeyse tüm genişliğini kaplayan 31.3 inçlik (80 cm) 8K çözünürlüklü dev ekran oluyor. Yan perdeleri kapattığınızda, birinci sınıf ses sistemi ve kristal netliğindeki bu dev ekran bir araya gelerek hareket halindeyken kusursuz bir sinema atmosferi yaratıyor.
Ön tarafta ise sürücüyü üç ekrandan oluşan muazzam bir dijital kokpit karşılıyor. Bu multimedya imparatorluğu ilk bakışta göz korkutucu görünse de, sistemin hızı, sadeliği ve sunduğu zengin bilgiler sayesinde kısa sürede bağımlılık yaratıyor. Sürücü kabininde eleştirebileceğimiz tek nokta, fiziksel düğmelerin tamamen kaldırılmış olması; bu yüzden klima dahil her ayar için ekrana dokunmak zorunda kalıyorsunuz.
İç mekanda 5 kişiden 8 kişiye kadar farklı koltuk kombinasyonları sunulurken, kızaklı raylar sayesinde koltukları saniyeler içinde çıkarıp bisiklet veya kayak takımları için devasa bir kargo alanı oluşturmak mümkün. KDV hariç 58.946 eurodan başlayan fiyatıyla Mercedes VLE; geniş ailelerin, iş insanlarının ve VIP taşımacılığın tüm ihtiyaçlarını karşılayan, Google Haritalar verilerine göre yüksekliğini yola göre ayarlayan Airmatic süspansiyonu gibi üst düzey teknolojileri bünyesinde barındıran gerçek bir başyapıt.