Ana içeriğe geç

Ateşkesi Ankara'da bitirdi

Başkente iner inmez İran savaşını nasıl bitirdiğini övünerek anlatan ve Türkiye'nin katkılarını anan Trump, aynı saatlerde Tahran'ı bombalama emri verdi. ABD Başkanı’nın ‘İran’ı vurduk. Pisliklerle anlaşmak istemiyorum’ açıklaması ‘NATO Zirvesi'nde şov yapmak için ateşkesi bitirdi’ yorumuyla karşılandı.

Ateşkesi Ankara'da bitirdi
Karar
16

İran ile 15 Haziran'da barış mutabakatı imzalayan Amerika, Hürmüz Boğazı'nda gemilerin hedef alındığı bahanesiyle önceki gece yarısı Tahran'a şiddetli saldırı dalgası başlattı. Saldırının NATO Zirvesi için Ankara'ya gelen Trump'ın İran savaşını bitirmesinden övgüyle söz etmesinin hemen ardından gelmesi dikkat çekti. Saldırı sabahı NATO Genel Sekreteri ile basın toplantısı düzenleyen Trump, Tahran ile varılan ateşkesi sonlandırdıklarını dünyaya duyurdu."Onlarla anlaşmak vakit kaybı. Gece 20 kat daha sert vurduk ve İran'la ateşkes bitti" dedi.

NATO’DAN MEMNUN DEĞİLİM, GRÖNLAND’I İSTİYORUM

İran’a ağır sözlerle yüklenen Trump, “Pisliklerle anlaşmak istemiyorum. Onlar yalancı, hilebaz ve hastalıklı. 35 bin kişiyi öldürdüler. Beni ortadan kaldırmaya çalıştılar ama ben onların bütün liderlerini ortadan kaldırdım” ifadelerini kullandı. Açıklamasında NATO konusunda, Grönland ve İran nedeniyle memnuniyetsizliğini dile getiren Trump, NATO’nun kendilerine yardım etme konusunda “isteksiz” olduğu değerlendirmesinde bulundu. “İspanya korkunç bir NATO müttefiki” dedi. Grönland’ı almak istediğini bir kez daha yineledi.

ERDOĞAN’I DA SEVİYORUM BİBİ’Yİ DE

"Türkiye F-35 savaş uçaklarını alacak" diyen Trump, Cumhurbaşkanı Erdoğan'a övgüler yağdırdı. "Erdoğan'ı çok seviyorum" diyen ABD Başkanı ardından ekledi: "Biliyorsunuz Bibi’yi de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye’yle ilgili kötü şeyler söyledi ama Erdoğan’la konuştum. İsrail’i sevmiyor. Ben olmasam belki İran Savaşı'na dahil olurdu. Ben varım diye tarafsız kaldığını Netanyahu'ya söyledim" ifadelerini kullandı.

0907krt01a-tum.jpg

TÜRKİYE F-35’LERİ ALACAK

NATO Liderler Zirvesi başlamadan açıklamalarda bulunan Trump, İttifak’ı ve İspanya’yı topa tuttu, Ankara’ya övgülerini sürdürdü. “Erdoğan’ı da Bibi’yi de seviyorum” diyen ABD Başkanı “Türkiye F-35’leri alacak. Erdoğan ben olmasam belki karşı tarafta İran Savaşı’na dahil olurdu. Netanyahu’ya bunu söyledim” şeklinde konuştu.

ürkiye’nin ev sahipliğinde, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi’nde gerçekleştirilen “36. NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi”nin ikinci günü, aile fotoğrafı çekimiyle başladı. Liderleri, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile NATO Genel Sekreteri Mark Rutte karşıladı. Aile fotoğrafında Erdoğan’ın sağında Arnavutluk Başbakanı Edi Rama, solunda Rutte yer aldı. Daha sonra “Devlet ve Hükümet Başkanları Toplantısı”na geçildi. Zirve boyunca ne diyeceği merakla beklenen ABD Başkanı Donald Trump, toplantı öncesinde açıklamalarda bulundu.

İSPANYA UMUTSUZ VAKA

Rutte’ye teşekkürlerini ileten Trump, İran ve Grönland tutumu sebebiyle NATO’dan memnun olmadığını tekrarladı: “Bize yardım etmek istemediler. Almanya, Fransa, İngiltere ve İtalya ile bir görüşme yaptım. İspanya tam boşa harcanmış, umutsuz bir vakadır. İspanya ile bir daha ticaret yapmam hiçbir şekilde. NATO içinde berbat bir ortak. Hiçbir şeye katılmıyorlar, hiçbir şey ödemiyorlar. Ziyaretler de dahil olmak üzere her şeyi tamamen kestim. Hemen ‘Lütfen efendim, sizinle ticaret yapmak istiyoruz’ diye koşarak geri gelecekler. Rutte’ye de çok kötü davranıyorlar. Oysa çok iyi bir adamdır. Son yıllarda bu ülkeleri Rusya’ya karşı korumak için 1 trilyon dolardan fazla harcadık. Aslında bunun bizimle doğrudan ilgisi bile yok. Çünkü aramızda bir okyanus var. Uzun zamandır yükü biz taşıyoruz. Onlar adil davranmadı. Bu mantıklı değil. Bunun bir çözümünü bulacağız. Belki bunu başarabilirim. Orantısız bir yük üstlendik. NATO’ya ödediğimiz paydan dolayı çok rahatsızım. Sistem böyle işlemez.”

RUTTE: TEŞVİK AMAÇLI

Panama Kanalı’nın yeniden ABD’nin kontrolünde olması gerektiğini savunan Trump, Çin’in kanal üzerinde etkisini artırmasına izin vermeyeceklerini kaydetti. Ankara’ya da şu mesajları verdi: “Erdoğan’ı çok seviyorum. Kırmızı halıyı serdi. İsrail’i çok sevmiyor biliyorsunuz. Bibi’yi de çok sevmiyor. Ama benim için savaşa girmedi. Çok güçlü bir ordudan bahsediyoruz. Bizim silahlarımıza sahipler. Bibi’yi (İsrail Başbakanı) de severim. Tam bir savaş başbakanı. Dün Türkiye’yle ilgili kötü şeyler söyledi ama Türkiye artık F-35’leri alacak. Erdoğan’ın ben varım diye tarafsız kaldığını Netanyahu’ya söyledim.” Bu arada Trump’ın eleştirileri üzerine NATO Genel Sekreteri Rutte, ortamı yumuşatmaya çalıştı. Avrupa’nın genel olarak ABD’nin operasyonlarına güçlü destek verdiğini aktaran Rutte “Başkan Trump, müttefikleri daha fazla sorumluluk üstlenmeye teşvik ediyor. Bana göre sayın Trump, görevde olmasaydı bunların hiçbiri gerçekleşmezdi. Elbette bunda Rusya faktörü etkili oldu ama liderliği belirleyici oldu” ifadelerini kullandı. Başkan Trump ise, Rutte’yi överek “NATO’dan memnun değilim ama bu adam büyük bir lider. Gerçekleri görüyor. Hatta bazı liderlerden daha iyi görüyor” dedi. Rutte de şunları kaydetti: “Bunu sizin desteğiniz olmadan yapamazdım. Son iki yıl içerisinde Kanada ve Avrupa ülkeleri, 250 milyar dolar daha fazla harcama yaptı. Savunma sanayiinde Amerikan şirketlerine yatırımlar gerçekleştirildi. İsrail konusunda hayal kırıklığınızı biliyorum. 5 bin uçak ‘Destansı Öfke Operasyonu’na destek vermek amacıyla Avrupa’daki üslerden havalandı. Haklısınız, İtalya üsler konusunda çok kötü davrandı ve diğerleri de aynı şekilde. Ama genel olarak düşünün, 5 bin sortiden bahsediliyor. Çok büyük bir rakam. İspanya’yı da yüzde 2’ye ikna ettiniz ve geçen yıl büyük bir hamle yaptılar. Çözmemiz gereken sorunlar var fakat onların yüzde 2’ye ulaşmış olması çok önemli.”

ERDOĞAN’DAN İRAN MESAJI: DOSTUM SAYIN TRUMP’IN TUTUMUNU TAKDİRLE KARŞILIYORUM

AB üyesi NATO ülkelerine “Diğer müttefikleri dışlamayın” diye seslenen Cumhurbaşkanı, ABD Başkanı için de “İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump’ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum” ifadesini kullandı.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, “36.NATO Devlet ve Hükümet Başkanları Zirvesi”nin açılış toplantısında konuştu. Avrupalı müttefikleri daha yetkin birer güvenlik sağlayıcısı haline getirmeye odaklanmış durumda olduklarını belirten Erdoğan “Türkiye olarak 2030 yılından önce savunma harcamalarımızın oranını yüzde 3,5 düzeyine yükseltmek için tedbirlerimizi aldık. Yüzde 5 hedefine Lahey’de belirlenen 2035 yılından 5 sene önce erişmeyi hedefliyoruz. Avrupa’daki en büyük kara ordusuna sahip ülke olarak yeteneklerimizi ihtiyaç duyulan aşamada İttifak’ın hizmetine sunmanın gayretindeyiz. İnsansız Sistemlere Karşı Koyma Mükemmeliyet Merkezi’mizi NATO’ya akredite etmeyi temenni ediyoruz. Bu merkezin bilhassa hava ve deniz dron tehditlerine karşı mukabele kabiliyetimizi destekleyeceğine inanıyorum” ifadelerini kullandı.

KISITLAMALAR KALKMALI

NATO 3.0 hedefine en kısa zamanda ulaşılması için iki hususa dikkat çeken Erdoğan, şöyle devam etti: “Birincisi, savunma sanayi başta olmak üzere savunma iş birliğinde müttefikler arasındaki kısıtlamaların kaldırılmasıdır. İkincisi, Avrupalı müttefikler olarak kıta savunmasında daha fazla sorumluluk üstlenip, İttifak’ın bütünlüğünü ve transatlantik ilişkileri zayıflatabilecek tasarruflardan da kaçınmamız gerekiyor. Burada özellikle Avrupa Birliği üyesi müttefiklerimize seslenmek istiyorum. Birliğin güvenlik alanındaki çabalarında azami fayda ancak ve ancak NATO ile gereksiz tekrarlardan kaçınılmasıyla mümkün olabilir. Aklın ve mantığın emrettiği bir işbirliği modeli mümkünken, birlik üyesi olmayan müttefiklerin dışlanması kısıtlı kaynakların boşa sarf edilmesine ve Avrupa’da hiç arzu etmediğimiz bir suni bölünmeye yol açacaktır.” Ukrayna Savaşı’nda ABD Başkanı Trump’ın barış vizyonunu paylaştığını vurgulayan Erdoğan “Ukrayna’ya kendi milli envanterimizden sağladığımız askeri desteğe ek olarak, PURL erişimi kapsamında katkımızı sürdüreceğiz” dedi. İran konusunda da şunları söyledi: “İran krizinin çözüm yoluna girmesinde sabotaj teşebbüslerine rağmen dostum Sayın Trump’ın sergilediği kararlı tutumu takdirle karşılıyorum. Diplomatik çabalarımıza ilave olarak Hürmüz Boğazı’nın mayınlardan temizlenmesi için gerekli katkıyı vermeye hazırız.” Orta Doğu’da kalıcı barışın anahtarının iki devletli çözüm olduğunun bir kez daha altını çizen Cumhurbaşkanı, sözlerini “Özellikle Gazze ve Lübnan’da sükunetin sağlanması için hepimize görev düştüğünü ifade etmek istiyorum” diye tamamladı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler