Ana içeriğe geç

NATO Zirvesi başlıyor: ABD Başkanı Trump'ın gelişi Ankara için neden önemli?

ABD Başkanı Donald Trump'ın Ankara ziyareti, Türkiye-ABD ilişkilerinde yeni bir sayfa açabilir. Görüşmelerde KAAN motorları, F-35 programı, CAATSA yaptırımları ve bölgesel krizler ele alınacak.

NATO Zirvesi başlıyor: ABD Başkanı Trump'ın gelişi Ankara için neden önemli?
Ekonomim.com
16

Donald Trump, 17 yıl sonra Türkiye'yi ziyaret edecek olan ilk ABD Başkanı olacak. NATO Zirvesi kapsamında Ankara'ya gelecek olan Trump'ın ziyareti ikili ilişkiler açısından da önem taşıyor. Ziyaret sırasında çözüm bekleyen bazı konularda adımlar atılması bekleniyor.

Trump önceki hafta Beyaz Saray'da gazetecilerin "Türkiye'ye büyük bir hediye paketiyle mi gidiyorsunuz?" sorusuna verdiği yanıt da beklentiyi artıran bir etken oldu. Trump, soruya "Sanırım öyle. O bir NATO üyesi. Bazı insanlar onu öyle görmüyor ama aslında öyle. NATO'nun güçlü bir üyesi. Evet, muhtemelen onu çok mutlu edecek bir şey yapacağım" yanıtını verdi.

Reuters Haber Ajansı'nda ve daha sonra ABD basınında yapılan haberlerde ABD yönetiminin Türkiye'nin yerli KAAN savaş uçaklarında kullanılacak F110 motorlarının Türkiye'ye satışına izin vermeyi planladığı yazılmıştı.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan da birkaç gün önce CNN Türk'e demecinde "ABD ile yıllar içinde inişli çıkışlı konularımız var. Ticaret, ekonomi, eğitim, teknoloji alanlarında iyi yürüyen alanlar var, bunları ilerletmeye çalışıyoruz. ABD ile ilişkiler olumlu süreçte" diye konuştu.

Peki Trump'ın NATO marjında yapacağı ziyarete Ankara nasıl bakıyor ve temaslarda iki ülke arasındaki hangi sorunlara çözüm getirilebilir? DW Türkçe'den Gülsen Solaker derledi.

Trump'ın gelişi Ankara için neden önemli?

ABD Başkanı Trump ile NATO'nun Avrupalı müttefikleri arasındaki ilişkiler son dönemde gergin. Trump'ın zirveye gelip gelmeyeceği de bu açıdan bir süre tartışılmış ve Trump zirveye katılmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın daveti nedeniyle karar verdiğini birkaç kez ifade etmişti.

Bu kapsamda iktidar Trump'ın ziyaretine büyük önem veriyor, hem diplomatik açıdan hem de iç siyaset açısından prestij unsuru olarak görüyor.

Türkiye'ye resmi ziyaret kapsamında gelen son ABD Başkanı 2009 yılında Barack Obama olmuştu. Son 17 yıldır yönetime gelen ABD başkanları ile iktidar arasındaki ilişkiler ikili resmi ziyaret yapılmasını sağlayacak kadar iyi düzeyde ilerlememişti. Bundan önce en son 2015'te Barack Obama G-20 zirvesi için Antalya'ya gelmişti.

Trump'ın ilk döneminde ilişkiler gergin ilerlemiş ve ciddi sorunlar yaşanırken Türkiye'ye çok sayıda yaptırım getirilmişti. İkinci döneminde ise Trump ile Erdoğan arasında kurulan ikili ve yakın temas ilişkilerde belki yapısal olarak her alanda ilerleme getirmeyen ama bazı sorunların çözümüne imkan verebilecek bir fırsat penceresi açmış durumda.

Türkiye ile Trump yönetimi son yıllarda Azerbaycan-Ermenistan ihtilafı, Ukrayna savaşı, Gazze ve İran savaşı gibi farklı bölgesel sorunlarda iş birliği içinde çalışmıştı.

Trump'ın programında neler var?

Bu arada Trump'ın NATO zirvesi ziyaretinin aynı zamanda resmi bir ikili ziyarete çevrilip çevrilemeyeceği ile ilgili görüşmeler taraflar arasında son haftaya kadar devam ederken, en son Trump'ın programının da sıkışıklığı nedeniyle çalışma ziyaretinde karar kılındı.

Ankara bu ziyaretin 17 yıldır Türkiye'ye hiçbir ABD Başkanı'nın resmi ziyaret yapmaması nedeniyle sadece NATO çerçevesinde kalmayıp aynı zamanda ikili görüşme boyutu ağırlıklı olan bir ziyaret olmasını da istiyordu.

Trump, Anıtkabir'i ziyaret etmeyecek

İktidara yakın medyada geçen hafta verilen bilgilerde Trump'ın 7 Temmuz'da gelişinin ardından önce Anıtkabir'i ziyaret edeceği, Erdoğan ile ortak basın toplantısı yapacağı duyurulsa da ABD Başkanı'nın Washington'dan açıklanan programında bu adımlar yer almadı.

Geleneksel olarak Türkiye'ye yapılan resmi devlet başkanı ziyaret protokollerinde Anıtkabir ve ortak basın toplantısı gibi adımlar da bulunur.

Erdoğan ile Trump'ın görüşmesinin ardından ortak bir yazılı basın açıklaması yapılması ve önemli ikili hususlara burada değinilmesi ise beklentiler arasında.

Beyaz Saray'dan açıklanan programa göre Trump, 6 Temmuz Pazartesi akşamı ABD'den ayrılacak ve 7 Temmuz Salı günü öğleden sonra Ankara'ya varacak.

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde törenle karşılanacak olan Trump daha sonra Erdoğan ile bir araya gelecek.

ABD Başkanı aynı akşam NATO devlet ve hükümet başkanlarının resmi akşam yemeğine katılacak.

Trump 8 Temmuz Çarşamba günü NATO oturumuna ve aile fotoğrafı çekimine katılacak ve aynı gün öğleden sonra Ukrayna Cumhurbaşkanı Zelenski ve Suriye Arap Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı Ahmed el Şara ile ayrı ayrı ikili görüşmeler yapacak.

Ziyaretinin sonunda Ankara'dan ayrılmadan önce öğleden sonra basın toplantısı düzenleyecek olan Trump, Çarşamba akşamüstü saatlerinde Türkiye'den ayrılacak.

Gündemde hangi konular öne çıkacak?

Trump'ın ziyareti sırasında iki ülke arasında uzun süredir çözüme ulaştırılamayan bazı konularda adımlar atılabilir.

Bu adımların başında Trump'ın açıklamaları kapsamında KAAN uçakları için motor sağlanması geliyor.

Türkiye'nin geliştirdiği milli savaş uçağı KAAN'ın 2028-2030 yılları arasında operasyonel hale gelmesi hedefleniyor.

Ancak pek çok savunma uzmanı tarafından "Türk havacılığının Kurtuluş Savaşı" nitelendirmesi yapılan KAAN uçaklarının motoru henüz yerli imkanlarla üretilemiyor. İlerleyen dönemler için yerli motor çalışmaları sürdürülüyor ama ABD'den gelecek olan motorlar da önem taşıyor.

KAAN'ın prototipi ve test uçuşlarında Amerikan yapımı F110 motoru kullanılmıştı ve uçakların seri üretimine de bu motorlarla başlaması planlanıyordu. Ancak motorların satışına ABD'den onay gelmemişti.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Eylül 2025'te ABD'de yaptığı bir konuşmada yerli üretim KAAN uçağı için gereken motorların ABD'den alınamadığını açıklaması gündem olmuştu.

F-35'ler düğümü nasıl çözülecek?

Türkiye-ABD ilişkilerindeki bir diğer önemli başlık F-35 uçakları ile ilgili durum.

Trump'ın başkanlığının ilk döneminde Rus yapımı S-400 hava savunma sistemlerini satın alması nedeniyle 2019 yılında Türkiye'yi F-35 programından çıkarma sürecini başlatmıştı. Türkiye, Nisan 2021'de programdan resmen çıkarılmış ve o dönemden bu yana S-400'leri halen elinde bulundurması nedeniyle bu konudaki düğüm çözülememişti.

Ancak bu konunun çözüme kavuşması Türkiye S-400'lere sahip olmayı sürdürmesi durumunda zor görünüyor. Bu sorunun çözümü için iki tarafın da hem siyasi hem de hukuki gerekliliklerini bir araya getirerek tatmin edici bir çözüm bulma arayışı devam ederken, taraflar bunun çok da kolay olmadığını vurguluyor.

Türkiye, Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın aldığı için bu CAATSA yaptırımlarına da tabi durumda. CAATSA, "ABD'nin Hasımlarına Yaptırımlar Yoluyla Mücadele Etme Yasası"nın resmi kısaltması.

ABD'deki hukuki süreç Başkan'a belli ölçüde esneklik sağlasa da yaptırımların tümüyle kaldırılması için Türkiye'nin S-400'lere sahip olmaması (non-possession) şartı bulunuyor. ABD'nin herhangi bir ülkeye yaptığı her türlü silah ihracatı parasal olarak belirli bir miktarı geçtiği durumlarda Kongre'den onay gerektiriyor.

ABD Başkan Yardımcısı JD Vance de son açıklamasında, F‑35 satışının Kongre onayına tabi olduğunu hatırlatarak sürecin henüz tamamlanmadığını vurguladı. Vance, Türkiye'nin ABD yasalarına uyumunun değerlendirildiğini, Savunma Bakanı Pete Hegseth'in de konuyu incelediğini söyledi.

Hakan Fidan da CNN Türk'e verdiği son demeçte Trump yönetiminde "CAATSA yaptırımlarının kaldırılması yönünde bir irade bulunduğunu" belirtti.

Türkiye, 2002 yılından 2019'a kadar F-35 projesinde hem alıcı hem de ortak üretici konumundaydı ve çıkarılma kararı Türk savunma sanayisi için büyük kayıp olarak değerlendirilmişti.

Bu gelişmenin ardından Türkiye'nin KAAN uçaklarına yoğunlaşması yerli savunma imkanlarının geliştirilmesi açısından önemli görüldü.

ABD'nin Ankara Büyükelçisi Tom Barrack da Antalya Diplomasi Forumu 2026 kapsamında Nisan ayında yaptığı açıklamada, Türkiye'nin ilerleyen süreçte F-35 programına yeniden katılım ihtimalinin gündemde olabileceğini söyledi.

Trump'ın ilk döneminden ikinci döneme neler değişti?

Trump, 2017-2021 yılları arasındaki ilk başkanlık döneminde Türkiye ile ilişkiler inişli çıkışlı ve Türkiye için bol yaptırımlı bir seyir izlemişti.

Trump'ın birinci döneminin Türkiye açısından en akılda kalır gelişmeleri Rahip Andrew Craig Brunson krizi, S-400 yaptırımları ve Trump'n "Türkiye'nin ekonomisini çökertme" tehdidi ile Erdoğan'a hitaben kaleme aldığı mektupta kullandığı "aptal olma" ifadesi olmuştu.

Her ne kadar Erdoğan o dönemde de aralarında "iyi ilişki" bulunduğunu belirtse de Trump dört yıllık görevi süresi boyunca ikisi Rahip Brunson davası, ikisi S-400 alımı, biri de YPG/PKK'ya yönelik operasyonlar nedeniyle Türkiye'ye beş kez yaptırım uygulamıştı.

Trump Türkiye'ye en çok yaptırım uygulayan ABD Başkanı olarak ikili ilişkilerin tarihine geçmişti.

Erdoğan'ı Beyaz Saray'da ağırlamayan eski Başkan Joe Biden'dan farklı olarak Trump birinci dönemde Erdoğan'a iki kez Washington daveti yapmış ve iki lider biri 2017, biri 2019'da olmak üzere iki kez Beyaz Saray'da bir araya gelmişti.

İkinci dönemde ise Trump'ın artık daha güçlü bir şekilde yönetime gelmesinin de etkisiyle Erdoğan ile arasında daha yakın bir ilişki kuruldu.

Erdoğan, seçim kampanyası sırasında suikasta uğrayan Trump'ı ilk arayan liderler arasında olurken Trump yaptığı açıklamalarda sıklıkla Erdoğan'dan övgüyle bahsediyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler