Sevilay ÇOBAN
[email protected]
Son 18 yıldır geleneksel olarak Dubai’de düzenlenen DWIC Dubai Dünya Sigorta Zirvesi, ABD-İran savaşının Orta Doğu’ya yansıyan gerilimi nedeniyle bu yık ilk kez Türkiye’de gerçekleştirildi. Aynı tarihte NATO Zirvesi’ne de ev sahipliği yapan Türkiye’nin bölgedeki ‘güvenli ülke’ imajı da bu etkinliğin çıktıları arasında yer aldı. Etkinlik, 40 farklı ülkeden 500’den fazla üst düzey reasürans ve sigorta liderini bir araya getirdi. Zirvenin açılışında konuşan SEDDK Başkan Yardımcısı Ali Burak Kurtulan, son yıllarda Türk sigortacılık sektörü kapsamlı bir dönüşüm sürecinden geçtiğini belirterek, finansal raporlama, sermaye yeterliliği, risk odaklı gözetim, dijital dönüşüm, afet risk yönetimi ve katılım finansı alanlarında köklü reformları hayata geçirdiklerini anlattı. Kurtulan, uluslararası finansal raporlama standartlarına (IFRS 17) geçişi ise 2027 yılının başında gerçekleştirmeyi hedeflediklerini söyledi.
“DASK olağanüstü bir başarı hikâyesidir”
25 yılını tamamlayan DASK hakkında bilgiler paylaşan Kurtulan, “Bugün sigortalı konut sayısı yaklaşık 12 milyona ulaştı. DASK, %60'lık bir sigortalılık oranına ulaşarak 260 milyar doları tutarında devasa bir toplam sigorta bedeli sunmaktadır. Dünya genelindeki benzer modellerle karşılaştırıldığında bu, olağanüstü bir başarı hikâyesidir. DASK'ın hayati önemi, 6 Şubat 2023'te yaşanan yıkıcı depremlerin ardından bir kez daha kanıtlanmıştır” dedi. İklim değişikliğinin etkisiyle, doğal afetlerin sıklığı ve şiddeti hem küresel hem de yerel ölçekte arttığına dikkat çeken Kurtulan, DASK'ın deprem korumasının yanı sıra sel, heyelan, fırtına, dolu, çığ ve orman yangını teminatlarıyla kapsamını genişletmek için yasal düzenlemeler üzerinde çalıştıklarını bildirdi.
Takaful’da bölgesel merkez olmayı hedefliyoruz
“Takaful (Katılım Sigortacılığı), katılım bankacılığının büyümesiyle birlikte ivme kazanmış ve kurumsal çerçevesini istikrarlı bir şekilde sağlamlaştırmıştır” diyen Kurtulan, şöyle devam etti: “IFSB’nin (İslami Finansal Hizmetler Kurulu) son raporuna
göre, küresel İslami finans varlıkları 4,4 trilyon dolara ulaştı. Raporda, küresel Takaful varlıklarının şu anda yaklaşık 70 milyar dolar seviyesinde olduğu vurgulanıyor. Bugün Türkiye'de katılım finansı ilkelerine tam uyumlu olarak faaliyet gösteren 8 şirket bulunuyor ve bu şirketler toplam prim üretimimizin yaklaşık %7'sini oluşturuyor. Bu sektörü küresel standartlarla uyumlu hale getirecek mevzuat çalışmalarımızı tamamlarken, Takaful modeli için kapsamlı bir altyapı kurmayı ve ülkemize yönelik yeni yatırım ilgisini canlandırmayı hedefliyoruz. Bu adımlarla Türkiye'yi Takaful için bölgesel bir merkez haline getirmeyi, uluslararası yatırımcılar için son derece cazip bir ekosistem oluşturmayı ve katılım finansındaki küresel konumumuzu pekiştirmeyi hedefliyoruz” ifadelerini kullandı.
Risk farkındalığı artırılmalı
Türkiye Sigorta Birliği Genel Sekreteri Özgür Obalı da “Dayanıklılık ve Yenilenme: Çatışma Sonrası Enerjinin Geleceği” başlıklı oturumda jeopolitik gelişmelerin enerji güvenliği, enerji altyapıları ve küresel tedarik zincirleri üzerindeki etkilerine değindi. Enerji dönüşümünün iklim hedeflerinin yanı sıra enerji güvenliği ve dayanıklılık açısından da ele alınması gerektiğini vurgulayan Obalı, sigorta sektörünün riskleri görünür, ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirerek dayanıklı enerji yatırımlarını destekleyen stratejik bir risk ortağı rolü üstlenmesi gerektiğini ifade etti. Obalı, aynı toplantıda gerçekleştirdiği “Sigorta Yoluyla Dayanıklılığı Ölçeklendirmek” başlıklı bir sunumda iklim risklerinin artık yalnızca çevresel değil, sistemik bir finansal risk olarak ele alınması gerektiğine işaret ederek, koruma açığının azaltılması, risk farkındalığının artırılması, kapsayıcı sigorta çözümlerinin geliştirilmesi ve kamu-özel sektör iş birliklerinin güçlendirilmesinin önemine dikkat çekti.
Yeni pazarlar ve kapasiteler ortaya çıkabilir
Etkinlik kapsamında "Türkiye'yi 2026'da Yeniden Değerlendirmek: Fırsat, Risk ve Gerçeklik" başlıklı panelin moderatörlüğünü üstlenen Howden Türkiye Yönetim Kurulu Başkanı ve Bölge CEO’su Atınç Yılmaz, etkinliğin Türkiye’ye getirilmesi konusunda sigorta sektörü paydaşlarıyla ortak bir çaba ortaya konduğunu ifade etti. Yılmaz, “Katılımcıların yüzde 75’i yabancı ve 40’dan fazla ülkeden katılım söz konusu. Amacımız Türk sigorta sektörünün tanıtımını yapmak, yeni pazarlar, kapasiteler ve olanakları ortaya çıkarmak. Körfez’de İran savaşı ve Rusya-Ukrayna savaşı yaşanırken bu zirveyi ülkemizde gerçekleştiriyoruz. Sigorta sektörünün bu süreçlere etkisi konusunda da fikir alışverişleri yapıyoruz. Amacımız İstanbul’u sigorta sektöründe bir hub haline getirmek” dedi.
Türkiye dünyada ilk 10 pazar arasına girecek
Türkiye Sigorta Birliği Yönetim Kurulu Üyesi Neslihan Neciboğlu, “Türkiye’yi 2026’da Yeniden Değerlendirmek: Fırsat, Risk ve Gerçeklik” başlıklı oturumda konuşmacı olarak yer aldı. Neciboğlu, Türkiye sigorta ve emeklilik sektörünün büyüme performansı, ekonomiye sağladığı uzun vadeli kaynak ve sektörün 2030 vizyonuna ilişkin rakamsal verileri paylaştı. Sigorta ve emeklilik sektörünün 78,8 milyar dolarlık yatırım gücüyle Türkiye’nin en büyük kurumsal yatırımcısı konumunda olduğuna dikkat çeken Neciboğlu, sektörün sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda dünyanın en büyük 10 sigorta pazarı arasında yer almayı amaçladığını paylaştı.