ABD savunma sanayisinin öncü isimlerinden Lockheed Martin, dünya genelindeki hava koruma sistemlerine yönelik yoğun talebi karşılamak üzere daha hesaplı bir önleyici füze geliştirdiğini duyurdu.
Şirketin Füze ve Atış Kontrol Bölümü Başkanı Tim Cahill, Farnborough Havacılık Fuarı çerçevesinde Reuters ajansına yaptığı açıklamada, ABD ordusu ile müttefik güçlerin muharebe alanında rüştünü ispatlamış fakat aynı zamanda bütçeyi zorlamayacak çözümlere yöneldiğini vurguladı.
Cahill tarafından paylaşılan detaylara göre, PAC-3 ACE (Adapted Capability Effector) adı verilen bu yeni füze, mevcut envanterde yer alan ve tanesi yaklaşık 4 milyon dolara ulaşan PAC-3 MSE önleyicilerinin yarı fiyatından daha az bir maliyetle imal ediliyor.
ABD ve Avrupa merkezli ortaklarla yürütülecek ortak çalışma kapsamında, yeni füzelerin seri üretimine önümüzdeki üç yıllık zaman diliminde başlanması planlanıyor.
Küresel ölçekte tırmanan hava savunma gereksinimi, üretici firmaların kapasitelerini ve taahhütlerini doğrudan etkiliyor.
ABD ordusu, 2024 yılının yaz döneminde Lockheed Martin ile Patriot bataryalarında kullanılmak üzere 4,5 milyar dolar tutarında ve 870 adet füzeyi kapsayan devasa bir tedarik anlaşması imzaladı.
Öte yandan Financial Times gazetesi; Ukrayna, İsrail ve Tayvan gibi bölgelere yönlendirilen silah sevkiyatlarının ardından firmanın sipariş listesinde eşi görülmemiş bir doluluk yaşandığını aktardı.
Bu sevkiyatların yanı sıra, ABD Dışişleri Bakanlığı geride kalan ilkbaharda dört müttefik devlete toplam değeri 8,6 milyar doları bulan askeri satış izinleri verdi.
Bu onaylar kapsamındaki en yüksek bütçeli anlaşmanın, Katar ile yapılan 4 milyar dolarlık sözleşme olduğu görülüyor.
Söz konusu sözleşme, Katar'a 500 adet PAC-2 ve PAC-3 füzesinin yanı sıra bunlara ait yedek parça ve teknik donanımın sevk edilmesini içeriyor.
Aynı dönemde Pentagon, İran kaynaklı bölgesel askeri operasyonlar kapsamında kullanılacak Patriot füzelerinin alımı için de 441 milyon dolarlık bir kaynak ayırdı.
Savunma sanayi zincirinin diğer halkaları da bu yoğun talebi karşılamak adına kapasite artışına gidiyor.
Füze başlıklarının üretiminden sorumlu olan Boeing, PAC-3 füzelerinde görev yapan hassas arayıcı başlıkların imalat kapasitesini 2025 yılında yüzde 30 oranında yükseltti.
Boeing Savunma Bölümü Başkanı Steve Parker'ın yaptığı açıklamaya göre şirket, hava savunma stoklarını takviye etme çabaları doğrultusunda bu yıl üretimi üçte bir oranında daha artırmayı hedefliyor.
Parker, şirketin 2025 yılında 650 adet arayıcı başlık imal ettiğini, 2026 yılı için belirlenen hedefin ise 850 adede ulaştığını kaydetti. Bu miktarın, Lockheed Martin'in bu yıl üretmeyi planladığı PAC-3 füze sayısıyla birebir örtüştüğü ifade ediliyor.
İmalattaki bu ivmelenme, özellikle İran ile yaşanan sıcak çatışmalar sırasında önleyici füzelerin yoğun biçimde sarf edilmesiyle doğrudan ilişkilendiriliyor.
ABD ve müttefik kuvvetler, Tahran yönetiminden gelen balistik füze saldırılarını bertaraf etmek amacıyla bu önleyicilerden binlerce kez yararlandı.
Bu yıl hayata geçirilen anlaşmalar uyarınca, yıllık önleyici füze imalat kapasitesinin 2030 yılına kadar 2 bin adede çıkarılması planlanıyor.
Farnborough Havacılık Fuarı öncesindeki brifingde konuşan Parker, "Ülkemizin bizden beklediği tam olarak budur. İyi bir konumdayız ve müşterilerimizle yakın işbirliği içinde çalışıyoruz." dedi.
Boeing, savunma harcamalarını artıran Avrupa pazarındaki etkinliğini korumayı amaçlıyor. Şirket bu doğrultuda İngiltere'ye T-7 eğitim uçağını sunarken, Almanya da Rheinmetall sistemleriyle donatılan MQ-28 Ghost Bat insansız savaş uçağını inceliyor.
Firma aynı zamanda Pentagon'un en önemli ihaleleri arasında yer alan F/A-XX uçak gemisi tabanlı muharip uçak programında yarışıyor.
Steve Parker, bu ihaleye dair nihai kararın yılın üçüncü çeyreğinde duyurulmasının beklendiğini aktardı.
Ayrıca uçak gemisinden gerçekleştirilen başarılı testlerin ardından, MQ-25 insansız tanker uçağının da düşük yoğunluklu seri üretim safhasına geçtiği bildirildi.
Bunun yanı sıra Lockheed Martin Füze Sistemleri Strateji ve İş Geliştirme Başkan Yardımcısı Brian Dunn, haziran ayında yaptığı açıklamada, tırmanan talebe ve yoğun üretim planlamasına rağmen yabancı alıcılar için PAC-3 önleyici füzelerinin kesin teslimat tarihlerini netleştiremediklerini paylaşmıştı.
Şirket yetkilisi, üretim hacmini artırsalar bile füzelerin ülkeler arasındaki dağıtım önceliğini kendilerinin belirlemediğini, bu konudaki nihai yetkinin müttefiklere yönelik teslimat sıralamasını gözden geçiren ABD Savunma Bakanlığına ait olduğunu kaydetmişti.
Ukrayna cephesinde ise hava savunma sistemlerine yönelik füze tedarikinde ciddi sıkıntılar yaşanıyor.
Ukrayna ordusunun son dönemde hava savunma füzesi stoklarında derin bir krizle karşı karşıya olduğu biliniyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, daha önce ABD yönetiminden bu füzelerin kendi topraklarında üretilebilmesi için lisans vermesini talep etmişti.
ABD Başkanı Donald Trump ise Ankara'da gerçekleştirilen NATO zirvesindeki ikili görüşmede Zelenski'ye, Washington'ın Kiev yönetimine Patriot önleyici füzelerinin imalatı için gerekli üretim lisansını sağlayabileceğini ifade etmişti.
RTX (Raytheon Technologies) ve Lockheed Martin ortaklığında geliştirilen Patriot (Phased Array Tracking Radar for Intercept on Target), karada konuşlu ve mobil hareket kabiliyetine sahip bir hava savunma sistemi olarak görev yapıyor.
Gelişmiş radar teknolojisi ve önleyici füzeler kullanan bu sistem; yaklaşan taktik balistik füzeleri, seyir füzelerini, insansız hava araçlarını ve uçakları tespit, takip ve imha etme yeteneğine sahip.
Sistem temelde bölgesel bir "nokta savunma" kalkanı işlevi görüyor ve şu temel bileşenlerden oluşuyor:
Radar: 150 kilometreden daha uzak mesafedeki hedefleri tespit ve takip eden çok fonksiyonlu faz dizinli güçlü bir radar ünitesi.
Atış Kontrol İstasyonu (ECS): Radar verilerini işleyen ve önleme rotalarını hesaplayan, personelle işletilen komuta merkezi.
Fırlatıcılar: Üzerinde ateşlemeye hazır çok sayıda önleyici füze (PAC-2 veya PAC-3 modelleri) taşıyan, kamyona monte edilmiş mobil fırlatma rampaları.
Kullanılan Patriot Advanced Capability (PAC) modeline bağlı olarak sistem, hedefleri ya parça tesirli bir harp başlığıyla (PAC-2) havada patlatarak ya da "çarparak yok et" (hit-to-kill) teknolojisiyle (PAC-3) doğrudan gövdeye çarparak tamamen imha ediyor.