Ana içeriğe geç

Díaz-Canel:Küba'ya yönelik baskılar herkes için bir uyarıdır

Porto Riko'nun Claridad gazetesine konuşan Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, ABD'nin Küba'ya yönelik yaptırımlarını "küresel egemenlik mücadelesinin bir parçası" olarak değerlendirdi. Sosyalist sistemden taviz verilmeyeceğini vurgulayan Díaz-Canel, Latin Amerika ve Karayipler'de dayanışmanın güçlendirilmesi çağrısında bulundu.

Díaz-Canel:Küba'ya yönelik baskılar herkes için bir uyarıdır
CGTN Türk
16

Küba Devlet Başkanı Miguel Díaz-Canel, Porto Riko'da yayımlanan bağımsızlık yanlısı Claridad gazetesine verdiği kapsamlı röportajda, ülkesinin karşı karşıya bulunduğu ekonomik zorlukların temel nedeninin ABD'nin uzun yıllardır sürdürdüğü ambargo ve son dönemde daha da ağırlaştırılan yaptırımlar olduğunu söyledi. Díaz-Canel, Küba'ya uygulanan baskıların yalnızca adayı değil, bağımsız kalkınma yolunu seçen tüm ülkeleri ilgilendirdiğini vurguladı.

"Bugün Küba için ayağa kalkanlar, aslında bütün halklar için ayağa kalkmaktadır. Çünkü bugün Küba'ya yapılanlar, yarın dünyanın herhangi bir ülkesine de yapılabilir." ifadelerini kullanan Díaz-Canel, ülkesine yönelik ekonomik baskının uluslararası hukuk açısından da değerlendirilmesi gerektiğini savundu.

"Sosyalizmden geri adım yok"

Röportajın önemli başlıklarından biri, Küba yönetiminin kısa süre önce açıkladığı 176 ekonomik ve sosyal düzenleme oldu. Bazı çevrelerde bu adımların "kapitalizme geçiş" olarak yorumlanmasına karşı çıkan Díaz-Canel, alınan kararların sosyalist sistemi güçlendirmeyi amaçladığını söyledi.

Küba'nın küçük bir ada ülkesi olarak dünyanın en güçlü ekonomisinin ağır ekonomik baskısı altında sosyalizmi inşa etmeye çalıştığını belirten Díaz-Canel, mevcut düzenlemelerin bu olağanüstü koşullar altında üretimi artırmaya ve halkın yaşamını kolaylaştırmaya yönelik olduğunu ifade etti.

Küba Devrimi'nin yeni kuşağının ülkeyi yönettiğini hatırlatan Devlet Başkanı, bugünkü yönetimin devrimin kazanımlarını koruma konusunda kararlı olduğunu dile getirerek, "Devrim bizim yaşamımızdır" değerlendirmesinde bulundu.

ABD yaptırımlarının etkileri

Díaz-Canel, özellikle enerji alanında uygulanan yaptırımların ülke ekonomisini ciddi biçimde etkilediğini söyledi. Yakıt sevkiyatlarının engellenmesi nedeniyle elektrik üretimi, ulaşım ve sanayi faaliyetlerinde önemli sıkıntılar yaşandığını belirten Küba lideri, buna rağmen ülkenin üretim kapasitesini korumaya ve toplumsal dayanışmayı güçlendirmeye çalıştığını ifade etti.

Diaz-Canel, Küba toplumunun yaşadığı elektrik kesintileri ve ekonomik sıkıntılara rağmen yerel dayanışma ağlarını geliştirdiğini ve mahallelerin ortak çalışmalarla sorunlara çözüm üretmeye çalıştığını da aktardı.

"ABD ile diyaloga kapımız açık"

Washington yönetimini sert sözlerle eleştiren Díaz-Canel, buna rağmen Küba'nın diyalogdan yana olduğunu söyledi.

Küba'nın egemenliğine saygı temelinde, ideolojik farklılıklar bulunsa bile ABD ile karşılıklı saygıya dayalı ilişkiler kurmaya hazır olduğunu belirten Díaz-Canel, iki komşu ülke arasında medeni ilişkilerin mümkün olduğunu ifade etti.

ABD'nin farklı siyasi sistemlere sahip birçok ülkeyle diplomatik ilişkilerini sürdürdüğünü hatırlatan Küba lideri, Havana'nın da benzer bir yaklaşım istediğini dile getirdi.

Latin Amerika'da ortak mücadele vurgusu

Díaz-Canel, Küba'nın karşı karşıya bulunduğu baskıları Latin Amerika ve Karayipler'deki daha geniş jeopolitik gelişmelerle ilişkilendirirken, emperyalizmin yalnızca Küba'yı değil, bağımsız kalkınma modeli izlemeye çalışan birçok ülkeyi hedef aldığını ve bölge ülkeleri arasında siyasi dayanışmanın güçlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Porto Riko halkının sömürgecilik karşıtı mücadelesine de değinen Küba lideri, iki halk arasındaki tarihsel dayanışmanın önemine dikkat çekti.

Egemenlikten taviz verilmeyecek

Díaz-Canel, ekonomik sıkıntılara rağmen Küba'nın sosyalist kalkınma modelinden vazgeçmeyeceği mesajını verdi. Küba'nın içinde bulunduğu zorlukların dış baskılardan kaynaklandığını vurgulayan Devlet Başkanı, çözümün ise ulusal birlik, üretimin artırılması ve uluslararası dayanışmanın güçlendirilmesinden geçtiğini ifade etti.

Díaz-Canel, Küba'nın bugün verdiği mücadelenin yalnızca ada ülkesiyle sınırlı olmadığını, bağımsızlık, egemenlik ve kendi kalkınma yolunu seçme hakkını savunan bütün ülkeler açısından da sembolik bir önem taşıdığının altını çizdi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler