Novartis Türkiye’nin tıbbı yeniden tasarlama vizyonuyla başlattığı ‘Sağlık İnovasyonu Programı’nın (Health Innovation Program) finali, Ankara’da bir otelde düzenlenen ‘İnovasyon Günü’ etkinliğiyle gerçekleştirildi. Sağlık ve finans teknolojilerini ortak bir zeminde buluşturan inovasyon girişimi, Türkiye’den ve dünyadan yenilikçi projeleri önemli paydaşlarla bir araya getirdi.
20 farklı ülkeden gelen 103 başvuru arasından seçilen 11 finalist girişim, sağlık ekosistemini dönüştürecek projelerini kamu paydaşlarına, özel sektör temsilcilerine ve yatırımcılara sundu. ‘İnovasyon Günü’nde, seçilen 11 finalist, kritik hastalık alanlarında (kardiyovasküler, renal ve metabolizma hastalıkları, meme kanseri, SMA, ürtiker) ve alternatif finansman konusunda, sağlık hizmetlerine erişimin artırılması, dijital dönüşümün desteklenmesi ve hasta deneyiminin iyileştirilmesine yönelik yenilikçi projelerini sektörün karar vericileri ve yatırımcılarla paylaşma fırsatı yakaladı.

Program kapsamında yapılan değerlendirme sonucunda HEVI AI birinci, Albert Health ikinci ve Tenacio üçüncü sırada yer aldı. HEVI AI, inme, onkoloji ve pulmoner görüntüleme alanlarında geliştirdiği yapay zekâ tabanlı erken tanı çözümleriyle öne çıkarken; Albert Health, yapay zeka destekli çoklu kronik hastalık yönetimi yaklaşımıyla dikkat çekti. Tenacio ise klinik veriler ile gerçek yaşam hasta sonuçları arasındaki bağlantıyı güçlendiren yapay zeka destekli dijital sağlık çözümleriyle ilk üç proje arasında yer aldı.

‘NOVARTİS OLARAK BU GİRİŞİMDE OLMAKTAN ÇOK MUTLUYUZ’
Novartis Türkiye Ülke Başkanı Serkan Barış, konuya ilişkin, “20 ülkeden 103 başvuru beklentilerimizin çok ötesinde. Özellikle girişimci firmaların yapacakları projeleri düşündüğümüzde öncelikle bir merak arkasından bir araştırma belki bir cesaret belki de pes etmeme gibi başlıkları değerlendiririz. Muhtemelen onların yerinde olsam bu yaklaşımım mutlaka olurdu. Türkiye’de girişimci firmaların bu kadar sayıda buna ilgi göstermesi ülkemizin şartlarının onların projelerini uygulamak açısından uygun olduğunu gösteriyor. Hem ülkemizin nüfus olarak sundukları hem sağlık tarafında merak ettiğimiz çok konunun olması hala bu ilginin sebebini bence açıklıyor. Muhtemelen bu 103 projenin içerisinden önceliklendirilecek olanların bir kısmının yine ülkemizdeki fırsatları değerlendirecek olması onlar açısından ve bizim açımızdan da heyecan verici. Bu programın sonunda elde edilen en önemli kazanım iş birliğinin öne çıkacak olmasıdır. Muhtemelen girişimci firmaların sunacakları projeler kendi içinde çok değerli katkılar sunacak. Sağlık ekosisteminin her noktasına katkı vereceklerine ben inanıyorum. Erken tanıdan hastanın yolculuğunun farklı aşamalarına, sağlığa erişim noktasına ya da finansal anlamda ortaya çıkacak katkılara kadar ve bunun sürdürülebilirliği tarafından da büyük katkılar verecektir. Takdir edersiniz tek bir firmanın kendi çabasıyla, katkısıyla bunu hem geliştirmesi hem sunması hem de uygulaması çok kolay değil. Projenin ana fikride buna dayalı. Girişimci firmalarımızı çeşitli paydaşlar olarak desteklemek; önce Türkiye’de sonra Türkiye’nin de ötesinde projelerini uygulamak için katkı vermek. Novartis Türkiye olarak bu girişimin tam orta noktası olmaktan çok mutluyuz. Paydaşlarımızda çok değerli. Önümüzdeki süreçte de daha fazlasını nasıl yapabiliriz odağımız devam edecek” dedi.

‘AMACIMIZ VERİMLİLİĞİ, REKABETÇİLİĞİ VE KATMA DEĞERİ ARTIRMAK’
MEXT Teknoloji Merkezi Genel Müdürü Efe Erdem ise, “MEXT 5,5 yıl önce ülkemiz sanayisinin dijital yeşil ve yapay zeka odaklı dönüşümünü hızlandırmak üzere hayata geçirilen bir teknoloji merkezi. Bu doğrultuda sanayimizin ihtiyaç duyduğu teknik danışmanlığı hizmetlerini sağlıyor. 5,5 yıl zarfında 900 şirketimize bu hizmeti sunduk. 40 bin kişiyi eğittik. Amacımız sanayimizin hem verimliliğini, rekabetçiliğini hem de katma değerini artırmak. Yapay zeka sanayide de ciddi bir dönüşüm ortaya koyuyor. Biz bunu fark ettik ve 2 sene önce Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi olarak MEXT’i tescil ettik. Spesifik olarak sanayide yapay zeka dikeyinde tescil ettik. Bu noktada da ciddi bir bilgi birikimi hem teknik altyapı hem teknik derinlik geliştirdik, ciddi bir ekosistem oluşturduk. Sağlık sektörünün de yapay zeka tarafından önemli bir dönüşüm potansiyeli içerdiğini gördük. Bundan hareketle de sağlık odaklı bir Avrupa Dijital İnovasyon Merkezi’ne de partner olarak girdik. Yapay zeka ciddi anlamda hem hız hem doğruluk hem erişebilirlik hem de verimlilik açısından sektörümüze çok ciddi fayda sağlayabilir. Novartis bu açıdan ki beraberinde ciddi bir network ve birikimi getiriyor. Dolasıyla güçleri birleştirerek biz de sahip olduğumuz yapay zeka yetkinliğini kullanarak ve ekosistem eşleştirmelerimizi devreye sokarak ülkemizdeki girişimcilerin bu konuda desteklenmesini arzu ediyoruz. Uluslararası arenada daha fazla görünürlüğe kavuşmasını istiyoruz. Ülkemiz genel anlamda girişimcilik açısından çok genç, dinamik bir profile sahip. Sağlık tarafından diğer sektörlere göre mukayese edecek olursak biraz daha regülasyona uyum, güven ve hassas tanı daha ön plana çıkıyor. O açıdan burada kamu kurumlarıyla eş güdümlü çalışmak çok önemli. Novartis ile beraber bu etkiyi yaratacağız. Yapay zekada bütün bunları hızlandıran bir teknoloji olarak bizim desteğimizle girişimcilere destek olarak sunuluyor olacak. Ülkemizdeki girişimciliği destekleme mekanizmaları da son dönemlerde çok etkin bir şekilde işliyor. Novartis’in global müktesebatı bizim ekosistemimiz ve teknik yetkinliğimiz bir araya geldiği zaman girişimcilerimizin uluslararası arenada hak ettikleri potansiyeli gerçekleştireceklerini düşünüyorum” diye konuştu.

‘AMACIMIZ ENERJİYİ VE İNOVASYONU İSVİÇRE İLE BAĞLAMAK’
İsviçre’nin Türkiye Büyükelçisi Guillaume Scheurer de şunları söyledi:
“Türkiye’deki ekosistemde yenilikçilik ve eğitim anlamında gördüklerimizden bahsediyoruz. Ben ortalama 2 yıl önce Ankara’ya geldim. Şimdiye kadar gördüklerimden çok etkilendim. Türkiye’deki akademik camia, Türkiye’deki üniversiteler çok etkileyici. Şimdiye kadar 20’ye aşkın Türkiye’nin farklı yerlerinden üniversite ile temasımız oldu. Üniversiteler, araştırma merkezleri, yeni şirketlerin, girişimlerin ortaya çıkmasını sağlayan ya da geliştiren farklı ekosistemlerin hepsini görme şansımız oldu. Şimdiye kadar da çok etkilendiğimi belirtmek durumundayım. Amacım bu gördüğümüz enerjiyi ve inovasyonu İsviçre ile bağlamak. Bireysel düzeyde bağlantılar olduğunu görüyoruz. Türkiye’deki bir akademisyenin, bir profesörün İsviçre’deki bir profesörle akademisyenle bağlantısı olduğunu görüyoruz. Bizim amacımız bir iskelet oluşturmak ve o iskeletin içerisinde bir yapı oluşturmak; o yapının içerisinde bunların birleşmesini ve kurumsallaşmasını sağlamak. Bu temasların daha kurumsal bir şekilde araştırma ve yenilik dünyasında gerçekleştirilmesini sağlamak. Gördüklerimden çok memnunum. Sağlık İnovasyonu Programı gibi projelerin Türkiye ile İsviçre arasındaki iş birliğine çok somut katkıları oluyor. Büyük öncü İsviçreli bir şirketten Novartis’ten bahsediyoruz. Böyle bir şirketi Türkiye’deki ekosistemle bir araya getiriyorsunuz. Türkiye’deki büyük şirketler start-up ve inovasyon merkezlerinin oluşturduğu ekosistemle bir araya geliyor. Burada çok somut projelerden bahsediyoruz. 11 Türk start-up burada finalist. Bu finalistlerle beraber çok somut bir örnek olduğunu söyleyebiliriz. Sadece temas geliştirmek değil, somut bir proje olarak hayata geçirilecek.”
Büyükelçi Scheurer, “Swissnex aslında 20 yıla aşkın süredir var olan bir program. Dünyanın en yenilikçi ülkesi İsviçre’de olan bir program. Burada amacımız Swissnex’in farklı ofisleri var. Bu ofisler yoluyla temsilcilikler büyükelçiliklere yakın yerlerde kuruluyor. Temsilcilikler büyükelçilikler yoluyla açılıyor. İlk başlangıç San Francisco’daydı. Amaç Silikon Vadisi’ne mümkün olduğu kadar yakın olmaktı. Sonrasında da lider, yenilikçi teknoloji ülkelerine gitmeye başladık. Mesela Hindistan, Singapur, Çin şimdi de Türkiye. Swissnex’in temel fikri, bir ağ sonuçta. Bu ağ içerisinde bizler temasları daha çok somut projelere dönüştürmeye çalışıyoruz. Swissnex Türkiye’de 1 yıldan beri var. Bu ilk yılımız içerisinde öncelikle temaslar kurarak başladık. Akamesi camiası, inovasyon, üniversiteler, teknoloji merkezleri bunları bir araya getirmeye çalıştık. Şimdi de Sağlık İnovasyonu Programı, Sağlık İnovasyonu Günü gibi programlar yoluyla da bu kurduğumuz temasları somut projelere ve uygulamalara dönüştürüyoruz” diye konuştu.