Ana içeriğe geç

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır

Yeşilçam'ın efsane isimlerinden Kadir İnanır hayatını kaybetti.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır
Odatv
16

14 Mayıs'ta rahatsızlanarak hastaneye kaldırılan ve 6 günlük yoğun bakım sürecinin ardından entübe edilen Kadir İnanır'dan acı haber geldi.

77 yaşındaki usta sanatçı zatürre nedeniyle tedavi gördüğü hastanede hayatını kaybetti.

YOĞUN BAKIMDA TEDAVİ GÖRÜYORDU

Kadir İnanır, mayıs ayında rahatsızlanmasının ardından hastaneye kaldırılmış, yapılan tetkiklerin ardından zatürreye bağlı solunum sıkıntısı nedeniyle yoğun bakımda tedavi altına alınmıştı.

Daha sonra sanatçının entübe edildiği açıklanmış, tedavi sürecinin kontrollü şekilde sürdürüldüğü bildirilmişti.

YEŞİLÇAM’IN UNUTULMAZ İSİMLERİNDEN

Kadir İnanır hakkında yıllardır aynı hikâyeler anlatıldı.

Uzun boyu, tok sesi, Türkan Şoray filmleri, “Selvi Boylum Al Yazmalım”… Oysa Kadir İnanır’ı gerçekten ilginç yapan şey, Yeşilçam’ın en büyük yıldızlarından biri olmasına rağmen hiçbir zaman tam anlamıyla “Yeşilçam insanı” gibi davranmamasıydı.

O, Türkiye’de şöhretini gösterişe çevirmeyen son büyük yıldız kuşağındandı.

15 Nisan 1949 günü Ordu’nun Fatsa ilçesinde doğdu, memleketiyle bağını hiç koparmadı. İstanbul’a geldikten sonra bile duruşunu değiştirmedi. Bu yüzden Yeşilçam’ın büyük davetlerinde, gece hayatında, magazin masalarında hep biraz eğreti durduğu anlatılırdı.

1967 yılında Ses dergisi'nin düzenlediği Sinema Artisti Yarışması'nda finale kaldı, bir yıl sonra Saklambaç Gazetesi'nin düzenlediği ve jürisinde Ayhan Işık'ın da olduğu Fotoroman Artisti Yarışması'nda birinci oldu.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 1

Bir süre fotoromanlarda yer aldı, ardından 1968 yapımı 'Yedi Adım Sonra' adlı filmdeki küçük bir rolle sinemaya başladı. İlk başrolü, 1970 tarihli, Atıf Yılmaz'ın yönettiği Kara Gözlüm filminde Türkân Şoray'la birlikteydi.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 2

Kadir İnanır set aralarında politika konuşuyor, roman okuyordu. Dönemin bazı yapımcıları bundan rahatsızdı. Yeşilçam’da oyuncuların düşünmesinden çok görünmesi istenirdi. O ise özellikle 1970’lerin sonuna doğru daha politik bir profile dönüştü. Sol görüşlüydü ve bunu açık açık belirtiyordu.

12 Eylül’e giden günlerin sert atmosferinde fazla halkçı olduğu için yakından izlenen isimler arasındaydı.

Belki de bu yüzden “Tatar Ramazan” bu kadar büyüdü. Çünkü karakter yalnızca kabadayı değildi. Devletle, adaletsizlikle, eşitsizlikle kavga eden bir figürdü. Türkiye’de sağdan sola çok farklı kesimlerin o karakterde kendinden bir şey bulmasının nedeni buydu. 'Kan' filminde Türk jönlerinin beyaz atkılarına inat kırmızı kaşkoluyla gösterdi kendini.

Ümit Tokcan ile duyulan ‘Hekimoğlu’ türküsünü ona ulaştıran Kadir İnanır idi. Bu nedenle derleyen kısmına Ertan Sarıhan yerine onun adı yazıldı. 2024 yılında hastanede tedavi gördüğü dönem ziyaretine giden Sezen Aksu’nun Hekimoğlu türküsünü okuması bu yüzden onu çok duygulandırmıştı.

Kadir İnanır’ın ailesinde de küçük bir popüler kültür evreni vardı. Şarkıcı Soner Arıca, teknik direktör Erdoğan Arıca, oyuncu Levent İnanır, manken ve şarkıcı Hüseyin ve Cevahir Önder kardeşler… Aynı aileden sinema, müzik, futbol ve televizyon çıktı. Ama buna rağmen Kadir İnanır’ın aile hayatı hiçbir zaman ‘ünlü aile şovu’na dönüşmedi.

Zaten onun en belirgin tarafı buydu: görünür olup görünmemek.

Türkiye’nin en tanınan adamlarından biriydi ama aynı zamanda en ulaşılmazlarından biri gibi yaşadı. Röportaj vermeyi sevmedi. Özel hayatını fazla açmadı. Şöhretini sosyal çevre yatırımına çevirmedi. İstanbul elitleriyle arasına hep belli bir mesafe koydu.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 7

Bu yüzden bazı çevrelerde eski Anadolu solunun son yıldızlarından biri gibi tarif edildi. Hem halkçıydı hem gururlu. Hem sistemin içindeydi hem de sisteme tam ait değil gibiydi.

Yakın dostu Ahmet Kaya ‘Tatar Ramazan’ filminin müziğini para almadan, sadece onun için yaptığını söylemişti.

Demokratik açılım toplantısının ikincisi için hazırlıklar yapılırken çağrı listesinde bulunan Kadir İnanır hükümetin açılım çalışmasını eleştirdi. Hükümetin yöntemini doğru bulmayan İnanır, 41 yıldır bölgede film çektiğini ve o bölgede yaşayan insanların kültürünü, sosyal hayatını ve ekonomik koşullarını bildiğini belirtti. İnanır bu konunun resepsiyonlarda çözülemeyeceğini, resepsiyonlardan sonra bölge hakkında ahkam kesildiğini vurguladı. İnanır davet gelirse katılıp katılmayacağına ise şöyle bir yorum getirdi “Davetiye gelince katılıp katılmama konusunda kararımı veririm, şimdiden bir şey söylemek istemiyorum"

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 8

3 Nisan 2013’te çözüm süreci için oluşturulan Akil İnsanlar Heyeti’ne katıldığında kopan tartışma da aslında biraz bunun sonucuydu. İnsanlar Kadir İnanır’ı yalnızca oyuncu olarak görmüyordu. O artık yıllardır ekranda biriktirdiği karakterlerle birlikte okunuyordu. Tepkilerin bu kadar sert olmasının nedeni buydu.

Hiçbir oyuncunun yapamadığını yaptı; çözüm süreci için bütün kariyerini riske atma ihtimaline karşı Selahattin Demirtaş’ın yanında durdu.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 9Yıllar sonra “Yine en önde giderim, yeter ki adı ‘barış' olsun" diyecekti.

Barışa olan inancını her platformda dile getirdiği için Diyarbakır Tabip Odası’nın her yıl düzenli olarak verdiği Dostluk ve Barış Ödülüne layık görüldü.

HDP’den iki kez milletvekilliği teklifi geldi, 2015 ve2018 yıllarında: ikisini de reddetti. Cansu Çamlıbel’e 2024 yılında verdiği röportajda "Tanınan, sevilen birini bu partide görelim" anlayışını ben doğru bulmadım. Çünkü o partinin var olması için ya da o partinin savunduğu bütün değerler için yıllarca uğraşmış, çalışmış, bedeller ödemiş bir sürü insan varken ben birdenbire onların önüne geçip milletvekili olamam. Buna karakterim müsait değil” diyerek açıkladı bu kararlarını.

'Bir yanı delikanlı, bir yanı solcu': Kadir İnanır - Resim : 10

Türkiye onu 'maço erkek' figürü olarak kodladı ama oynadığı karakterlerin çoğu aslında kırılgan adamlardı. Seven ama beceremeyen, koruyan ama yalnız kalan, öfkeli ama vicdanlı erkekler…

Soner Yalçın’ın Solcular kitabında bahsettiği gibi bir yanı delikanlı, bir yanı solcu idi.

Belki de bu yüzden yaşlandıkça bir oyuncudan çok bir dönemin ruhuna dönüştü.

Türkiye’de milyonların tanıdığı ama aslında çok az insanın gerçekten tanıyabildiği adamlardan biriydi.

Saliha Deren

Odatv.com

Kaynağa Git

İlgili Haberler