Ana içeriğe geç

NYT analiz etti: Türkiye krizlerin ardından nasıl yeniden "değerli müttefik" oldu?

New York Times, son 10 yılda inişli çıkışlı bir seyir izleyen Türkiye-NATO ilişkilerini analiz ettiği haberinde; küresel krizler, güçlü savunma sanayisi ve arabuluculuk siyaseti sayesinde Türkiye'nin ittifak içindeki stratejik değerini yeniden artırdığını yazdı.

NYT analiz etti: Türkiye krizlerin ardından nasıl yeniden "değerli müttefik" oldu?
Ekonomim.com
16

The New York Times'tan Ben Hubbard, Türkiye'nin NATO müttefikleriyle son 10 yılda inişli çıkışlı bir seyir izleyen ilişkilerini kaleme aldı. Analizde, bir dönem ittifakın "yaramaz çocuğu" olarak görülen Türkiye'nin, son dönemde NATO içindeki konumunu nasıl yeniden güçlendirdiği masaya yatırıldı.

Askeri ittifaka katılmak isteyen ülkelerin üyelik başvurularını ağırdan alması müttefiklerini rahatsız ediyor, Ukrayna savaşı nedeniyle Rusya'ya yönelik Batı yaptırımlarına katılmayı reddediyordu. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin'den "değerli dostum" diye söz ediyordu. Avrupalı ve Amerikalı yetkililer ise Erdoğan'ın giderek güçlenen otoriter yönetim anlayışından endişe duyuyordu.

Ancak Ukrayna ve İran'daki savaşlar ile Başkan Donald Trump'ın yeniden Beyaz Saray'a dönmesi gibi küresel gelişmeler, Türkiye'nin elini yeniden güçlendirdi. Analistler ve çeşitli NATO ülkelerinden yetkililere göre bu gelişmeler, Türkiye'nin NATO müttefikleri nezdindeki stratejik değerini önemli ölçüde artırdı.

Erdoğan bu hafta NATO liderlerini zirve için başkent Ankara'da ağırlarken, gelecekte ittifak açısından kritik görülen güçlü savunma sanayisi ve büyük ordusuna sahip bir ülkenin lideri olarak öne çıkacak. Aynı zamanda Trump üzerinde kendine özgü bir etki kurabilen az sayıdaki liderden biri olarak dikkat çekecek.

Dışişleri Bakanı Hakan Fidan, zirveden bir hafta önce The New York Times'a verdiği röportajda, "Türkiye'nin NATO açısından öneminin farkına varılıyor" dedi.

Fidan, "Avrupa'da ortaya çıkan yeni güvenlik ve tehdit ortamı ışığında bir uyanış yaşanıyor" ifadelerini kullandı.

NYT analiz etti: Türkiye krizlerin ardından nasıl yeniden "değerli müttefik" oldu? - Resim : 1

"Kapıdaki kurt, Türkiye'deki demokrasinin durumu değil"

Zirve, Erdoğan'ın siyasi rakiplerine yönelik kapsamlı baskıların sürdüğü bir dönemde yapılacak. Ancak ittifakın en güçlü ülkesi olan ABD, bu tür konularda artık kamuoyu önünde eleştirel açıklamalar yapmıyor. Bu nedenle diğer NATO üyelerinin Erdoğan'ın otoriter yönetimine ilişkin özel kaygılarının da kamuoyu önünde dile getirilmesi beklenmiyor. Birçok üye ülke, önceliğini Rusya'yı caydırma ve olası bir saldırıya karşı savunma kapasitesini güçlendirmeye vermiş durumda.

ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi John R. Bass, "Avrupalılar açısından kapıdaki kurt, Türkiye'deki demokrasinin durumu değil" dedi.

Bu, Türkiye'de 2004'ten bu yana düzenlenen ilk NATO zirvesi olacak. O tarihte ABD Başkanı George W. Bush, Erdoğan ise başbakanlık görevindeki ilk dönemindeydi. Türkiye, zirveyi yükselen bir güç konumunu sergilemek için kullanmayı planlıyor.

Zirveye katılacak heyetler, yeni asfaltlanan bir piste inecek ve modern bir VIP terminalinden giriş yapacak. Salı ve çarşamba günleri düzenlenecek zirve, Erdoğan'ın geniş cumhurbaşkanlığı yerleşkesinde gerçekleştirilecek. İlk gün düzenlenecek savunma forumunda Türk şirketleri insansız hava araçları ile diğer yerli savunma sistemlerini sergileme fırsatı bulacak. İkinci gün ise müttefikler savunma bütçelerini ve savunma sanayisinin üretim kapasitesini ele alacak.

İttifak üyelerinin önemli bir bölümü geleceğe ilişkin kaygılar taşıyor. Ukrayna savaşı Avrupa'nın silah stoklarını önemli ölçüde tüketirken, NATO üyelerinin silah ve mühimmat üretim kapasitesi daha fazla önem kazandı. Trump ise ABD'nin NATO'daki rolünü azaltabileceğini, hatta ittifaktan tamamen çekilebileceğini söyleyerek, Rusya'nın bir NATO ülkesine saldırması halinde ABD'nin askeri destek vermeyebileceği endişelerini artırdı.

Türkiye'nin zirveden somut olarak ne kazanacağı ise henüz belirsiz. Trump yönetimi yetkilileri, Türkiye'ye gelişmiş F-35 savaş uçaklarını satmak istediklerini dile getirdi. Türkiye, 2019'da Rus yapımı S-400 hava savunma sistemini satın almasının ardından F-35 programından çıkarılmış ve bu uçakları satın alması engellenmişti.

Bununla birlikte Erdoğan, zirve başlamadan önce bile başarı hanesine bir artı yazabilir. Trump'ın zirveye katılma kararında Erdoğan'ın önemli rol oynadığı görülüyor.

Trump, kısa süre önce Oval Ofis'te gazetecilere yaptığı açıklamada, "Eğer zirve Türkiye'de ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ev sahipliğinde düzenlenmiyor olsaydı, büyük ihtimalle katılmazdım" dedi.

Arabuluculuk siyaseti Türkiye'nin konumunu değiştirdi

Türkiye 1952'de NATO'ya katıldı, ancak müttefikleriyle ilişkileri her zaman sorunsuz olmadı. Ankara'nın Rusya'dan S-400 hava savunma sistemi satın alması, bazı müttefiklerin Türkiye'yi büyük bir rakibine fazlasıyla yakın görmekte olduğu algısını güçlendirdi. Bu kaygılar, Rusya'nın 2022'de Ukrayna'yı kapsamlı şekilde işgal etmesinin ardından daha da arttı. Türkiye, Rus petrolü ve doğal gazı almaya devam ederken Erdoğan da Putin'le sıcak ilişkilerini sürdürdü.

Türkiye ise uzun yıllardır müttefiklerini kendi iç güvenlik kaygılarını göz ardı etmekle, savunma iş birliğini sınırlamakla ve Avrupa, Asya ile Orta Doğu arasında yer alan coğrafi konumunun yarattığı baskıları yeterince anlamamakla suçluyor.

Ancak son birkaç yıl, Türkiye'nin NATO'ya sunduğu katkılara yönelik yeni bir takdirin oluşmasına yol açtı. Türkiye'nin diplomatik ilişkileri yalnızca Doğu ve Batı'nın büyük güçleriyle sınırlı değil; Balkanlar, Afrika ve Orta Doğu'da da geniş bir etki alanına sahip. Ankara bu ilişkilerini çeşitli krizlerde arabuluculuk yapmak için kullandı.

Türkiye, 2024'te diktatör Beşşar Esad'ın devrilmesinin ardından Suriye'nin kaosa sürüklenmesini önlemeye yardımcı oldu. Gazze savaşını sona erdirmeyi amaçlayan barış görüşmelerinde Filistinli militan grup Hamas ile ilişkilerini devreye soktu. İran'daki savaş boyunca, defalarca İran füzelerinin hedefi olmasına rağmen Tahran'la temaslarını sürdürdü. Türk yetkililer hem Ukrayna hem de Rusya'nın üst düzey isimleriyle düzenli görüşmeler yaparken, Erdoğan'ın Putin'le ilişkisi de artık farklı bir gözle değerlendiriliyor.

Eski ABD'nin Türkiye Büyükelçisi John R. Bass, "Ukrayna'daki savaş uzadıkça bazı Avrupalı müttefikler, Ruslarla temas kurabilecek bir kanalın varlığını faydalı görmeye başladı" dedi.

Türkiye'nin NATO açısından değerinin yeniden değerlendirilmesini en fazla etkileyen iki unsur, Ukrayna savaşı ve Trump'ın ittifaka yönelik mesafeli yaklaşımı oldu. Bu gelişmeler, ABD'nin rolünü azaltması ihtimali karşısında müttefiklerin Ukrayna'yı destekleyecek, Rusya'yı caydıracak ve kendi güvenliklerini sağlayacak silahları nasıl üretecekleri konusundaki endişelerini artırdı.

NYT analiz etti: Türkiye krizlerin ardından nasıl yeniden "değerli müttefik" oldu? - Resim : 2

Türkiye'nin yeni yapılanmadaki konumu ne olacak?

Türkiye, NATO'nun olası yeniden yapılanmasında önemli bir yere sahip. ABD'den sonra ittifakın en büyük ikinci ordusuna sahip olan Türkiye, Karadeniz'e deniz erişimini kontrol ediyor ve NATO'nun güney kanadının büyük bölümünü oluşturuyor.

Ayrıca insansız hava araçlarından topçu mühimmatına kadar geniş bir yelpazede üretim yapan ve geçen yıl 10 milyar doların üzerinde ihracat gerçekleştiren hızla büyüyen bir savunma sanayisine sahip. Türk şirketleri, Batılı üreticilere kıyasla daha hızlı ve daha düşük maliyetle üretim yapmalarıyla biliniyor.

German Marshall Fund Ankara Ofisi Direktörü Özgür Ünlühisarcıklı, "Türkiye, üretim sürelerinin Avrupa ortalamasından daha kısa, projelerin tamamlanmasının ise daha güvenilir olduğu kendine özgü bir ekosistem kurdu" dedi.

Ünlühisarcıklı'ya göre Türk savunma sanayisi ürünlerinin önemli bir avantajı da sahada denenmiş olmaları. Bu ürünler Türkiye'de PKK'ya karşı yürütülen operasyonlarda, ayrıca Ukrayna, Kafkasya ve Orta Doğu'daki çatışmalarda kullanılarak muharebe tecrübesi kazandı.

Müttefikler arası güven hâlâ düşük seviyede

Türkiye ile bazı NATO üyeleri arasındaki güven, siyasi anlaşmazlıklar ve Erdoğan'ın demokrasiye bağlılığına ilişkin kaygılar nedeniyle hâlâ düşük seviyede. Ankara ise Avrupa Birliği üyesi olmadığı için Avrupa'nın savunmasını güçlendirmeye yönelik AB girişimlerinin dışında bırakılmasına tepki gösteriyor.

Şimdilik NATO'nun karşı karşıya olduğu güvenlik sorunları nedeniyle Türkiye ile iş birliği yapma isteği, Erdoğan'a önemli bir avantaj sağladı: İçeride iktidarını daha da pekiştirirken müttefiklerinden gelen sessizlik.

Türkiye'nin en güçlü cumhurbaşkanı adaylarından biri olarak görülen, eski İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu, siyasi nitelikte olduğu yönünde yaygın değerlendirmeler yapılan bir davada tutuklu olarak yargılanmayı sürdürüyor. Yakın zamanda bir Türk mahkemesi, ana muhalefet partisinin yönetimini görevden alarak yerine Erdoğan'ın 2023 cumhurbaşkanlığı seçiminde mağlup ettiği bir ismi getirdi.

NATO ülkelerinin yetkilileri, özel görüşmelerde Türkiye'nin ittifakın kurucu anlaşmasında yer alan bireysel özgürlükler, demokrasi, insan hakları ve hukukun üstünlüğü gibi temel değerlere bağlılığı konusunda endişelerini dile getiriyor.

Ancak kendi ülkelerinin güvenliğine ilişkin derin kaygılar nedeniyle bu endişeleri kamuoyu önünde dile getirenlerin sayısı oldukça az.

ABD'nin eski Türkiye Büyükelçisi John R. Bass, "Avrupa başkentlerinin, Türkiye'deki demokratik uygulamalar ve normlardaki gerilemeye odaklanabilecek zamanı ve kapasitesi artık daha sınırlı" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler