Ana içeriğe geç

1 yıl boyunca fark edilmiyor: Şirketlerin yüzde 85'inde usulsüzlük yaşanıyor

PwC Türkiye araştırması kurumsal açıkları gösterdi. Şirketlerde suistimal vakaları artarken, doğru risk yönetimi ve aktif etik ihbar hattı büyük bir finansal kayıp yaşanmasını önlüyor.

1 yıl boyunca fark edilmiyor: Şirketlerin yüzde 85'inde usulsüzlük yaşanıyor
Karar
16

PricewaterhouseCoopers (PwC) Türkiye ve Etik ve İtibar Derneği (TEİD) iş birliğiyle hazırlanan Türkiye Suistimal Araştırması 2026, şaşırtan verileri açığa çıkardı.

Türkiye genelinde faaliyet gösteren ticari kuruluşların iç denetim risklerini mercek altına alan kapsamlı çalışma, suistimallerin artık istisnai bir durum olmaktan çıkıp düzenli yönetilmesi gereken temel bir risk haline geldiğini gösteriyor.

Elde edilen sonuçlara göre, ülkemizdeki şirketlerin yüzde 85 gibi ezici bir çoğunluğu son iki yıllık dönemde en az bir suistimal vakasıyla karşı karşıya kaldı.

YILLIK KAYIPLAR MİLYONLARCA TL SEVİYESİNİ AŞTI

Araştırma verileri, kurumlarda yaşanan ekonomik sızıntının devasa boyutlara ulaştığını belgeledi.

Katılımcı organizasyonların yaklaşık yüzde 40'lık kesiminde suistimal kaynaklı yıllık finansal hasar 5 milyon TL sınırının üzerinde gerçekleşirken, firmaların yüzde 16'sında toplam kayıp tutarı 25 milyon TL barajını geride bıraktı.

Yaşanan usulsüzlüklerin ortaya çıkarılma süreleri de yapısal kontrol zafiyetlerini yansıtıyor.

Kurumlardaki her iki suistimal vakasından biri ancak 1 yıldan uzun bir sürede tespit edilebiliyor ya da bu eylemlerin tam olarak ne kadar süredir devam ettiği belirlenemiyor.

ÖLÇEK BÜYÜDÜKÇE DENETİM MEKANİZMALARI ALARM VERİYOR

Çalışmanın sonuçları, finansal zararların boyutu ile işletmelerin büyüklüğü ve karmaşıklığı arasında doğrudan bir bağ bulunduğunu gösteriyor.

Operasyonel süreçleri çok katmanlı olan halka açık şirketlerde yüksek tutarlı vakalar çok daha yoğun şekilde gözlemleniyor.

Çalışan sayısı arttıkça kayıp miktarlarında da yukarı yönlü keskin bir değişim yaşanıyor.

Küçük ve orta ölçekli işletmelerde zararlar daha düşük seviyelerde kalırken, büyük organizasyonlarda 5 milyon TL üzeri kategoriler net şekilde öne çıkıyor.

ETİK İHBAR HATLARI GÜVEN ORANINDA ERKEN TESPİT SAĞLIYOR

Şirket içi usulsüzlüklerin erken fark edilmesinde etik ihbar hatları sadece bir bildirim kanalı değil, kritik bir risk yönetim aracı olarak işlev görüyor.

Ortaya çıkarılan vakaların yaklaşık dörtte biri doğrudan bu kanallar vasıtasıyla yönetime ulaşıyor.

Kurum içinde etik ihbar sisteminin adil ve etkin çalıştığına kesinlikle inanan şirketlerde vakaların yüzde 73,6'sı ilk 12 aylık zaman zarfında yakalanıyor.

Çalışanların bu mekanizmalara duyduğu güven azaldığında ise erken teşhis başarı oranlarında dramatik düşüşler meydana geliyor.

Anonimlik ve sonuç alma inancı güvenli bir kurumsal kültürün temelini oluşturuyor.

YÖNETİCİ KAYNAKLI USULSÜZLÜKLER DAHA BÜYÜK HASAR BIRAKIYOR

Suistimal eylemini gerçekleştiren aktörlerin hiyerarşik pozisyonu, kurumsal bütçeler üzerinde doğrudan belirleyici bir etki yaratıyor.

Üst veya orta yönetim kademelerinden kaynaklanan suistimal vakalarında 25 milyon TL üzerindeki kayıp oranı yüzde 33,3 seviyesine kadar tırmanıyor.

Normal çalışanların dahil olduğu usulsüzlüklerde ise bu yüksek zarar oranı yüzde 7,8 seviyesinde kalıyor.

Yetki, sistemsel erişim genişliği ve karar alma gücü yükseldikçe finansal darbenin boyutu da katlanıyor.

Bu durum, yönetim seviyesindeki onay, gözetim ve çıkar çatışması mekanizmalarının sıkılaştırılmasını gerektiriyor.

SATIN ALMA VE MUHASEBE DEPARTMANLARINDA RİSK YÜKSEK

Kurumsal ekosistemde risklerin özellikle satın alma, satış, operasyon, depo, stok, finans ve muhasebe gibi yoğun işlem hacmine sahip departmanlarda kümelendiği görülüyor.

Üçüncü taraflarla temasın yoğun olduğu bu hassas alanlar, nakit akışlarının büyüklüğü nedeniyle suistimallere en açık birimler olarak alarm veriyor.

Firmaların genel beyanların ötesine geçerek süreç bazlı kontroller, görevler ayrılığı ilkesi ve periyodik risk değerlendirmeleri uygulaması gerekiyor.

Şirketlerin medyan 3 vaka ile sarsıldığı bu iklimde, düzenli suistimal incelemesi yapanların oranı henüz yüzde 35 seviyesinde bulunuyor ve uçan kâr paylarının sadece yüzde 20'si geri alınabiliyor.

Kaynağa Git

İlgili Haberler