MHP Lideri Devlet Bahçeli'nin selam ve muhabbetlerini ileterek konuşmasına başlayan MHP'li Kılıç'ın satırbaşları şöyle oldu:
Göz bebeğimiz Ürgüp'ün bu heyecanlı gününde, sizlerle göz göze bakışmak inanın bana bambaşka bir gurur. Kongremiz; Ürgüp'ümüze, teşkilatımıza ve şanlı davamıza hayırlar getirsin inşallah.

Ürgüp'ü Ürgüp yapan nedir, hiç düşündünüz mü? Binlerce yıl fırtınaya, kara, kışa, ayaza direnip de yine yıkılmayan, zamana meydan okuyan o başı dik kayaları değil mi?
İşte Milliyetçi Hareket Partisi'nin sinesinde taşıdığı bu mukaddes dava da tıpkı Ürgüp'ün o asırlık silüeti gibidir! Üzerimize ne fırtınalar koptu, ne ihanet rüzgarları esti... Bizi yıkmak, bizi dağıtmak için ne oyunlar, ne senaryolar yazıldı. Ama sarsıldık mı? Yıkıldık mı? Evelallah, bir milim bile eğilmedik! Tıpkı bu coğrafyanın kayaları gibi; rüzgar estikçe biz daha da bilendik, fırtına vurdukça biz daha da kenetlendik!
Çünkü bizler rüzgara göre yön değiştirenlerden olmadık. Gömlek değiştirir gibi dava değiştirenlerden, menfaat
görünce saf değiştirenlerden hiç olmadık! Biz inancımızı o günlük hesaplardan
değil; Hira Dağı kadar Müslüman, Tanrı Dağı kadar Türk olan o sarsılmaz imandan
aldık!

Biliyorsunuz... Son seçimlerde Ürgüp'ün partimize, davamıza olan o muazzam teveccühünü, o muhteşem inancını sandıklarda hep beraber gördük. Çok az bir farkla neticelenen o tablodan bizim çıkardığımız tek bir sonuç var: Ürgüp bizi çağırıyor, Ürgüp bizi bekliyor. Nevşehir’in dört bir yanı üç hilali, ülkücü kadroları, üretken belediyeciliği bekliyor.
Ürgüp için, Nevşehirli hemşerilerimiz için hiç hız kesmeden, ilk günkü inançla çalışmaya devam ediyoruz. Her gönle girecek, her kapıyı çalacak, herkesin elini tutacağız.
Bizim adımlarımız ne kadar birleştirici ve şefkatliyse; hedefe yürüyen inancımız da o kadar kesindir! Büyük gönül seferberliğimizi mutlaka tamamlayacak ve Ürgüp'ün Temenni Tepesi'ne Üç Hilalli sancağımızı öyle bir asacağız ki... Gölgesi tüm Kapadokya'nın, rüzgarı
ise bütün Türkiye'nin üzerine düşecek!
Bizim sevdamız makam, mevki sevdası değildir. Bizim derdimiz; memleketin dağında, ovasında, sokağında hürriyetin rüzgarı essin, hiçbir ananın gözüne yaş değmesin derdidir.
Bilge Liderimiz Sayın Devlet Bahçeli Beyefendi'nin çizdiği o tavizsiz ve onurlu yolda; "Önce ülkem ve milletim" demeye son nefesimize kadar devam edeceğiz. Fitneye
düşmeyeceğiz, yorulmayacağız, pes etmeyeceğiz! Terörün kökünün kazındığı, tam
bağımsız, başı dik bir Türkiye'yi; yani Türk ve Türkiye Yüzyılı'nı bu salondaki
sarsılmaz inançla inşa edeceğiz!
Kapadokya'nın kalbinden, Ürgüp'ten yükselen bu irade; yarınların güçlü Türkiye'sinin müjdecisidir. Bu kongrede yakacağımız çoban ateşi, tüm Nevşehir'i, tüm Türkiye'yi aydınlatsın.
Rabbim birliğimizi, dirliğimizi daim eylesin. Sağ olun, var olun, Cenab-ı Allah'a emanet olun! Ne Mutlu Türk'üm Diyene!