Ana içeriğe geç

Altında son 13 yılın en kötü çeyrek performansı

Altın, son 13 yılın en kötü çeyreklik performansını gösterdi. Ancak uzmanlara göre yaşanan sert düşüş, değerli metali portföyden tamamen çıkarmak için yeterli bir neden değil. Altının asıl gücü, borsa kayıplarını dengelemekten çok belirsizlik ve korku dönemlerinde ortaya çıkıyor.

Altında son 13 yılın en kötü çeyrek performansı
TGRT Haber
16

Yatırımlarını korumak ve portföyünü çeşitlendirmek isteyenlerin uzun yıllardır ilk tercihlerinden biri altın. Ancak değerli metal, ikinci çeyrekte yatırımcıları hayal kırıklığına uğratan oldukça sert bir dönem geçirdi.

CNBC'nin haberine göre altın vadeli işlemleri, bu dönemde yüzde 13'ten fazla değer kaybetti. Böylece altın, 2013'ten bu yana en kötü çeyreklik performansını kaydetti. Ortaya çıkan tablo bazı yatırımcıların altını tamamen gözden çıkarmasına neden olsa da uzmanlar acele edilmemesi gerektiğini söylüyor. Çünkü altının portföyde üstlendiği rol, çoğu zaman düşünüldüğünden biraz daha farklı.

GÜVENLİ LİMAN ALGISI CİDDİ BİR SINAVDAN GEÇİYOR

Jeopolitik gerilimler ve özellikle İran savaşı gibi gelişmeler, altının geleneksel “güvenli liman” özelliğini yeniden tartışmaya açtı. Yılın başlarında rekor seviyelere ulaşan altın fiyatları, savaşın başlamasından bu yana vadeli işlemlerde yüzde 21 geriledi. Açıkçası bu kadar sert bir düşüş, güvenli liman olarak görülen bir yatırım aracı için dikkat çekici. Yine de analistlere göre yaşanan dalgalanma, altının yatırımcıları koruma gücünü tamamen kaybettiği anlamına gelmiyor. Asıl mesele, altından ne beklendiği.

ALTININ PORTFÖYDEKİ GERÇEK GÖREVİ NE?

Vanguard Küresel Portföy Oluşturma Başkanı Roger Aliaga-Diaz, altının koruma özelliğinin sanıldığı kadar düzenli ve öngörülebilir olmadığını belirtiyor. Aliaga-Diaz'a göre hisse senedi piyasalarının düştüğü her dönemde altının mutlaka yükseleceğini düşünmek doğru değil. Yani borsadaki kayıpların altındaki yükselişle otomatik olarak telafi edilmesi gibi bir kural yok.

Buna karşın tarihsel veriler, altının kriz dönemlerinde hâlâ önemli bir rol oynayabildiğini gösteriyor. JPMorgan Private Bank tarafından yapılan analize göre altın, 1985-2024 yılları arasında yaşanan büyük jeopolitik şoklarda yatırımcısına ortalama yüzde 1,8 getiri sağladı. Aynı dönemlerde hisse senetleri ve tahviller ise ortalama yüzde 1,6 değer kaybetti. Altın ayrıca ABD dolarının istikrarının ve Merkez Bankasının (Fed) güvenirliğinin sorgulandığı dönemlerde yatırımcıların sığındığı araçlardan biri olmayı sürdürüyor.

BORSAYA DEĞİL, KORKUYA KARŞI KORUMA SAĞLIYOR

Finansal danışmanlara göre yatırımcıların yaptığı en büyük hatalardan biri, altının borsadaki her düşüşü birebir karşılamasını beklemek. SGH Wealth Management Kurucusu Sam Huszczo da altının hisse senedi piyasalarına karşı doğrudan bir koruma aracı olarak değerlendirilmemesi gerektiğini söylüyor.

Huszczo, altının portföydeki yerini şu sözlerle anlatıyor: “Altın, borsadan ziyade korkuya karşı harika bir kalkandır ve portföyde küçük miktarlarda bulundurulduğunda iyi bir çeşitlendirme aracıdır.”

Yani altının gücü, her piyasa düşüşünde kazandırmasından değil; panik, belirsizlik ve güven kaybının arttığı dönemlerde farklı bir hareket alanı sunmasından geliyor.

Güvenli liman olarak görülse de altının tamamen risksiz bir yatırım olmadığı unutulmamalı. Uzmanlar, değerli metalin tıpkı hisse senetleri gibi zaman zaman yüksek dalgalanma gösterebildiğine dikkat çekiyor. Bu nedenle altın yatırımlarının portföy içindeki payının kontrollü tutulması tavsiye ediliyor. Finansal danışmanlara göre altının toplam portföyün yüzde 5'ini aşmaması, risklerin daha dengeli yönetilmesine yardımcı olabilir.

İkinci çeyrekte yaşanan sert kayıpların ardından tüm altın yatırımlarını panikle elden çıkarmak, uzmanlara göre doğru bir strateji olmayabilir. Perigon Wealth Management Baş Yatırım Yetkilisi Rafia Hasan, yatırım portföylerinin yalnızca tek bir çeyreklik performans üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini hatırlatıyor. Hasan'a göre altın, kısa vadeli fiyat hareketlerinden bağımsız olarak daha uzun vadeli bir yatırım planının parçası şeklinde ele alınmalı.

Kaynağa Git

İlgili Haberler