Ana içeriğe geç

Yarım asırlık sanat çınarı ranta yenildi: Şişli Tiyatrosu kapanıyor

İstanbul’un kültürel belleğinde derin izler bırakan 55 yıllık Şişli Tiyatrosu, fahiş kira artışları ve tahliye baskıları nedeniyle salonunu kapatıyor. Yarım asırlık çınarın sessiz sedasız yok oluşuna karşı yerel yönetimlerin ve sivil toplumun sessiz kalması ise büyük tepki çekti.

Yarım asırlık sanat çınarı ranta yenildi: Şişli Tiyatrosu kapanıyor
Yeniçağ
16

İstanbul, tarihi ve kültürel kimliğinin en önemli parçalarından birini daha kaybetmenin eşiğinde. 1971 yılından bu yana şehrin sanat hayatına yön veren, binlerce kez perdesini açarak sayısız sanatseveri ağırlayan köklü Şişli Tiyatrosu, ekonomik krizin ve önlenemeyen fahiş kira artışlarının kurbanı oldu. Mülk sahibinin bitmek bilmeyen tahliye baskılarına dayanamayan yönetim, salonu kapatma kararı aldıklarını duyurdu. Ancak bu büyük kayba karşı kamuoyunun ve yetkililerin sergilediği derin sessizlik, sanat dünyasında büyük bir kırgınlığa yol açtı.

ERMENİ BİR AİLEDEN GAZANFER ÖZCAN’A: YARIM ASIRLIK MİRAS

Geçmişi yarım asrı aşan bu özel mekân, 1971 yılında Ermeni bir aile tarafından kurulmuş ve sanata ilk adımını atmıştı. 1972 yılında Türk tiyatrosunun unutulmaz ismi Gazanfer Özcan ve ekibi tarafından devralınan sahne, uzun yıllar boyunca İstanbulluların buluşma noktası oldu. Daha sonra usta sanatçı Ali Poyrazoğlu’na tahsis edilen ve bir dönem atıl kalan salon, 2020 yılında tiyatrocu Mustafa Kalkan’ın girişimleriyle küllerinden doğarak yeniden "Şişli Tiyatrosu" adıyla kapılarını açmıştı. Ne yazık ki bu yeniden doğuş hikayesi, günümüzün ekonomik gerçeklerine ve rant baskısına direnemedi.

Yarım asırlık sanat çınarı ranta yenildi: Şişli Tiyatrosu kapanıyor - Resim : 1

TİYATRO MÜDÜRÜ MUSTAFA KALKAN: "BU SESSİZLİK RANT SİSTEMİNE ORTAK OLMAKTIR"

Yaşanan bu kültür katliamına ve çevredeki duyarsızlığa sert tepki gösteren Şişli Tiyatrosu Müdürü Mustafa Kalkan Tiyatro Dergisi'ne yaptığı açıklamada, sivil toplumun ve yerel yönetimlerin "üç maymunu" oynamasını eleştirdi. Kalkan, bir şehrin kimliğinin beton bloklardan ibaret olmadığını vurgulayarak şu ifadeleri kullandı:

"Bir kentin ruhunu binalar değil, o binaların içinde üretilen kültür, sanat ve hafıza oluşturur. Şişli Tiyatrosu, 55 yıldır bu ilçenin, İstanbul’un ve Türkiye’nin kültürel belleğini sırtlayan koca bir çınardı. Bugün fahiş kiralar, ekonomik kriz ve mülk sahibinin bitmek bilmeyen baskıları karşısında Şişli Tiyatrosu salonunu kapatmakmak zorunda kaldık"

Kalkan, açıklamasında başta Şişli Belediyesi olmak üzere, ilçedeki siyasi partilerin ilçe başkanlıklarını, Şişli Kent Konseyi’ni, esnaf odalarını, sivil toplum kuruluşlarını, dernek ve vakıfları hedef aldı. Semtin en önemli can damarlarından biri koparılırken gösterilen bu kayıtsızlığın, mevcut rant sistemine göz yummak anlamına geldiğini belirten Kalkan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bizi en çok yaralayan şey, sadece bir salonu kaybetmek değil; Şişli’nin göbeğinde bir kültür katliamı yaşanırken kafasını kuma gömen, ‘üç maymunu’ oynayan yerel oluşumların ve sivil toplumun derin sessizliği"

"BETONDAN İBARET BİR TİCARET MERKEZİ İSTEYENLERE CAN SUYU VERİLİYOR"

Bir tiyatro sahnesinin kapanmasının yalnızca orayı işletenlerin ya da sanatçıların problemi olmadığını hatırlatan açıklamada, bu durumun mahalle kültürüne, yerel esnafa ve Şişli’de büyüyen çocukların geleceğine vurulmuş bir darbe olduğu aktarıldı. Bağımsız sahnelerin mülk sahiplerinin insafına bırakılmasının, şehri tamamen betondan ibaret bir ticaret merkezine dönüştürmek isteyen zihniyete hizmet ettiği vurgulandı.

Salonlarını kaybetseler de sanattan vazgeçmeyeceklerini ve üretmeye devam edeceklerini belirten Mustafa Kalkan, açıklamayı şu sitem dolu sözlerle noktaladı:

"Şişli Tiyatrosu olarak biz salonsuz da olsa, göçebe ruhumuzla üretmeye ve sahnede kalmaya devam edeceğiz. Biz yürürüz; ama siz, arkada bıraktığınız bu sessiz ve niteliksiz kültür çölünün sorumluluğunu tarih boyunca omuzlarınızda taşıyacaksınız"

Kaynağa Git

İlgili Haberler