Dünya Medeniyetleri Girişimi Araştırma Merkezi (DÜNYA-MER) öncülüğünde Ankara Meyra Palace Otel’de düzenlenen “Büyük Savaşları Önleyecek İttifak” başlıklı uluslararası konferans, iki günlük çalışmaların ardından sona erdi. Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika kıtalarındaki 17 farklı ülkeden devlet adamları, diplomatlar, askeri yetkililer ve bilim insanlarının katıldığı organizasyonda, küresel güvenlik mimarisi dört ayrı oturumda masaya yatırıldı. Toplantının ardından DÜNYA-MER Başkanı Prof. Dr. Semih Koray tarafından kamuoyuna ilan edilen 10 maddelik sonuç bildirgesinde; küresel çatışma risklerine karşı Türkiye, Rusya, Çin ve İran (TRÇİ) arasında bütüncül ve stratejik bir ittifak kurulmasının hayati önem taşıdığı belirtilerek, mevcut Atlantik merkezli güvenlik yapısına karşı alternatif çözüm önerileri sunuldu.
BÜYÜK SAVAŞI ÖNLEYECEK İTTİFAK KONFERANSI SONUÇ BİLDİRGESİ
“Alfabetik sıralamasına göre ABD, Almanya, Azerbaycan, Belarus, Fransa, Güney Afrika, İngiltere, İran, İspanya, İsviçre, İtalya, Japonya, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti (KKTC), Rusya, Sahra Demokratik Arap Cumhuriyeti, Türkiye ve Yunanistan’dan konuşmacıların sunum yaptığı toplantı, yaklaşık 200 davetli seçkin konuk tarafından izlendi. Bakanlar, milletvekilleri, büyükelçiler, emekli generaller, bilim insanları, siyasetçiler, diplomatlar, askerler ve uzmanlar tarafından “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” sorunsalının farklı açılardan ele alındığı toplantıda üstlerinde ortaklaşmanın söz konusu olduğu görüşler şöyle özetlenebilir:
1 - Büyük Savaşa yol açabilecek tehditler ABD ve İsrail’den kaynaklanmaktadır. ABD ve İsrail’in İran saldırısı, NATO’nun Ukrayna’da yaptığı yığınakla vekil güçlerini Rusya’nın üstüne sürmesi, İsrail’in Gazze soykırımı ve Lübnan’a yaptığı saldırılar, Büyük Savaşı tetikleme tehlikesini içlerinde barındıran bölgesel savaşlardır.
2 - NATO ABD’nin hegemonya aracı olarak dünya barışını tehdit etmektedir. Başta Rusya olmak üzere NATO’nun hedef aldığı ülkeler Avrupa için bir tehdit oluşturmamaktadır. Dünya güvenliğine hizmet edecek olan, NATO’nun yeniden düzenlenmesi değil, lâğvedilmesidir. Avrupa ülkeleri böylelikle ABD’nin NATO üyelerine dayattığı yeni ve ağır yüklerden de kurtulacaktır.
3- Üretim gücünün ağırlık merkezinin Batı’dan Doğu’nun, Kuzey’den Güney’in eline geçme süreci kesintisiz devam etmekte ve oransal olarak ara hızla açılmaktadır. Buna koşut olarak küresel değişim aracı olarak ABD dolarının dünya üstündeki hakimiyeti de zayıflamaktadır. Küresel hegemonyasını yeniden tesis etmek için ABD’nin elinde kalan başat unsur, yıkım gücüne indirgenmiştir.
4 - Hiçbir güç, kazanamayacağı baştan belli olan bir savaşı başlatmaz. ABD’nin yeniden dünyanın efendisi haline gelmek için bir Büyük Savaş çıkarmasını engellemenin tek yolu, onu caydıracak çapta uluslararası bir güç yaratmaktır.
5 - Günümüz koşullarında böyle bir gücün belkemiğini Türkiye – Rusya – Çin – İran (TRÇİ) ittifakı oluşturur. Bu birlikteliğin etkili bir caydırıcılık düzeyine ulaşması için bu ülkeler arasında karşılıklı işbirliklerinin geliştirilmesi yetmez. İnşa edilecek birlikteliğin güvenliğe destek olacak diğer alanları da kapsayan BÜTÜNCÜL STRATEJİK BİR İTTİFAK niteliğini taşıması gerekir.
6 - Bu stratejik ittifakın söz konusu dört ülke açısından da nesnel olarak zorunlu bir ihtiyacı yansıtmasının yanı sıra, bu ittifak dünya güvenliğinin korunmasına hizmet edecek başka bölgesel işbirlikleri ve ittifakların da önünü açacak sağlam bir dayanak işlevi görür. Ayrıca Gelişmekte Olan Dünya ülkelerinin kendi iç cephelerini sağlamlaştırmalarını ve halklar arasında dayanışmanın güçlendirilmesini kolaylaştıran bir ortam sağlar.
7 - ABD ve İsrail’i İran’a yönelik saldırılarında nükleer silahlara başvurmaktan alıkoyan etkenlerden biri, kuşkusuz İran’ın Rusya ve Çin’le olan birlikteliğinin ona sağladığı nükleer şemsiyedir. Aslında Türkiye-Rusya-Çin-İran (TRÇİ) stratejik ittifakı kurulmuş olsa, ABD ve İsrail’in İran’a saldırmasını en baştan olanaksız kılardı.
8 - Dünyada güvenlik, yalnızca ABD ve NATO’nun hedef tahtasına koyduğu ülkeler ve halkları açısından değil, Atlantik ülkelerini de kapsayacak biçimde bütün insanlığın ihtiyacını temsil etmektedir. Türkiye-Rusya-Çin-İran (TRÇİ) ittifakı Büyük Savaşa karşı bir İNSANLIK CEPHESİnin oluşturulmasına da sağlam bir zemin sağlar.
9 - Atlantik Sisteminde yaşanan çöküş süreci Batı Medeniyetinin yükseliş döneminde insanlığa armağan ettiği bütün değerlerde de çürümeye yol açmıştır. Mazlumlar Dünyası’nın kendi içinden doğurduğu ve Asya’da odaklanan Gelişen Dünya aynı zamanda bütün insanlığın özlemini duyduğu yeni bir medeniyetin üstünde yükseldiği bir zemini temsil etmektedir. Bu medeniyetin gelişmesine ket vuracak bir Büyük Savaşı engellemek, tarihe yeni bir karanlık sayfanın yazılmasının önüne geçecektir.
10 - “Büyük Savaşı Önleyecek İttifak” Konferansına Asya, Avrupa, Afrika ve Amerika’dan katılmış olan konuşmacılar, geniş bir siyasi yelpazeyi kapsamaktadır. Onların görüş ve yaklaşımlarındaki genel farklılaşmaya karşın özlemlerindeki ortaklaşma, bu toplantının 7-8 Temmuz tarihlerinde Ankara’da gerçekleştirilmiş NATO Zirvesi’ne yanıt oluşturan bir Avrasya Zirvesi olarak nitelendirilmesine haklılık kazandırmaktadır.
Dünya kamuoyuna saygıyla duyurulur.”