Artı Gerçek - 15 Temmuz darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararnamelerle (KHK) devlet üniversitelerinde yaşanan akademik tasfiyelerin 10. yılında, bu kez vakıf üniversitelerinde yaşanan toplu işten çıkarmalara karşı altı hak ve düşünce örgütü ortak açıklama yayımladı.
Ortak bildiride, İstanbul'daki sekiz vakıf üniversitesinde 2025-2026 akademik yılının sonunda 200'ü aşkın akademisyenin sözleşmelerinin feshedildiği belirtilerek, yükseköğretimde akademik özgürlük ve üniversite özerkliğinin ağır bir saldırı altında olduğu vurgulandı.
SEKİZ ÜNİVERSİTEDE 200'Ü AŞKIN AKADEMİSYEN İŞTEN ÇIKARILDI
Açıklamaya göre Arel, Beykent, Aydın, Maltepe, Gelişim, Bilgi, Yeni Yüzyıl ve Atlas üniversitelerinde "sözleşme süresinin dolması" ve "norm kadro fazlalığı" gibi gerekçeler öne sürülerek 200'den fazla öğretim elemanının görevine son verildi.
İşten çıkarılanlar arasında İstanbul Arel Üniversitesi Sosyoloji Bölümü'nden Prof. Dr. Feryal Saygılıgil ile İstanbul Bilgi Üniversitesi Tarih Bölümü'nden Prof. Dr. Bülent Bilmez de yer aldı.
'ÜNİVERSİTELER TİCARİ İŞLETMEYE DÖNÜŞTÜRÜLDÜ'
Bildiride, yükseköğretimin neoliberal politikalar doğrultusunda piyasaya entegre edildiği belirtilerek şu değerlendirmeye yer verildi:
"Neoliberal saldırı altında üniversitelerin piyasaya entegrasyonu ve özelleştirme politikaları, akademik alanı ticari bir faaliyet olarak gören anlayışı hâkim kıldı. Yükseköğretim ücretleri astronomik seviyelere ulaşırken, akademisyen maaşları ile araştırma ve kütüphane bütçeleri 'kârı azamileştirme' mantığıyla kısıldı. Kâr getirmeyen bölümler kapatılıyor, öğretim elemanları kapının önüne konuluyor."
GÜVENLİK SORUŞTURMASI DÜZENLEMESİNE TEPKİ
Açıklamada, üniversitelere yönelik siyasi müdahalelerin arttığı belirtilerek rektör atama sistemi, YÖK'ün yapısı ve vakıf üniversitelerine yönelik kayyım uygulamaları eleştirildi.
TBMM Genel Kurulu gündemindeki Yükseköğretim Kanunu Teklifi'ne de dikkat çekilen bildiride, güvenlik soruşturmalarını yasal zemine taşımayı amaçladığı belirtilen 26. maddenin geri çekilmesi istendi.
'ÖLÜ TAKLİDİ YAPARAK YAŞANMAZ'
Bildirinin sonuç bölümünde ise Türkiye'de akademisyenlerin siyasi baskılar ve işten çıkarılma korkusu nedeniyle sessizliğe itildiği belirtilerek şu çağrı yapıldı:
"Siyasi baskılar ve işten çıkarılma korkusu nedeniyle akademisyenlerin 'ölü taklidi' yapmak zorunda kaldığı bir ortam yaratıldı. Vakıf üniversitelerinin keyfi işten çıkarmaları, üzerimizdeki çifte kıskacın ve politik çürümenin bir sonucudur. Bugün bu sonuçlarla olduğu kadar nedenleriyle de yüzleşip 'Hayır!' diyebilen; yaşamı, emeği ve bilimi savunan bir dirence ihtiyacımız var."
Ortak bildiriye Ankara Düşünceye Özgürlük Girişimi, Demokrasi İçin Birlik, Düşünce Suçu(!)’na Karşı Girişim, Özgür Üniversite, Türkiye ve Ortadoğu Forumu ile Yurttaş Girişimi imza attı. (HABER MERKEZİ)