Alman otomotiv devi Volkswagen (VW), Avrupa ve Çin pazarlarındaki düşük satış hacimleri ile Amerika Birleşik Devletleri'nin uyguladığı ithalat vergilerinin yarattığı mali baskı nedeniyle tarihi bir tenkisat sürecine girdi. Reuters ajansının yatırımcılara yönelik hazırlanan konuşma metnine dayandırdığı habere göre, Volkswagen CEO'su Oliver Blume, şirketin Almanya'daki üretim tesislerinde görev yapan 19 bin personelin iş akdinin 2026 yılı sonuna kadar feshedileceğini resmen ilan edecek. Yaşanacak bu büyük işten çıkarma dalgasının, şirketin küresel harcamaları ve istihdam yükünü azaltmayı hedefleyen geniş kapsamlı kemer sıkma politikasının ilk somut adımı olduğu belirtildi.
2030 YILI HEDEFİ: 28 BİNDEN FAZLA ÇALIŞAN İŞSİZ KALACAK
Şirket yönetiminin geleceğe yönelik planlamaları, Almanya genelindeki fabrikalarda küçülmenin sadece bu yılla sınırlı kalmayacağını gösteriyor. CEO Oliver Blume'un yatırımcılara sunacağı hitap metninden aktarılan detaylara göre, şirket yönetimi ve sendikalar arasında zorunlu bir tasarruf planı üzerinde anlaşma sağlandı. Bu doğrultuda, 2030 yılına kadar kademeli olarak toplamda 28 binden fazla personelin işine son verilmesi yasal olarak karara bağlandı. Bernstein analisti Stephen Reitman, Volkswagen'in bu kararlarla maliyetleri kısmayı ve operasyonel kâr marjını yeniden yukarı çekmeyi hedeflediğini ifade etti.
TARİHİNDE İLK KEZ ALMANYA'DAKİ FABRİKASINI KAPATIYOR
Volkswagen'in bütçe kesintisi ve istihdamı azaltma hamleleri, Aralık 2025'te gündeme gelen tarihi bir kararın devamı niteliğini taşıyor. Şirket, mali kriz ve azalan talep karşısında tarihinde ilk kez Almanya topraklarında yer alan bir üretim tesisini tamamen kapatma kararı almıştı. Yapılan incelemelere göre, kapatılması planlanan Dresden'deki fabrika, üretime başladığı 2002 yılından bu yana toplamda yalnızca 200 bin araç üretebildi. Bu rakam, şirketin ana üretim merkezi olan Wolfsburg fabrikasının tek bir yılda gerçekleştirdiği üretim hacminin yarısından bile daha az bir performansa karşılık geliyor. Kapatma kararının, toplamda 35 bin personeli kapsayan büyük küçülme stratejisinin bir parçası olduğu kaydedildi.