Haydi Abbas vakit tamam;
Akşam diyordun işte oldu akşam.
Kur bakalım çilingir soframızı;
Dinsin artık bu kalb ağrısı.
Şu ağacın gölgesinde olsun;
Tam kenarında havuzun.
Aya haber sal çıksın bu gece;
Görünsün şöyle gönlümce.
Bas kırbacı sihirli seccadeye,
Göster hükmettiğini mesafeye
Ve zamana.
Katıp tozu dumana,
Var git,
Böyle ferman etti Cahit,
Al getir ilk sevgiliyi Beşiktaş’tan;
Yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan.
Sırdaşlarım, yoldaşlarım, felaket arkadaşlarım.
Sizleri bugün şiirimizin dev ismi Cahir Sıtkı Tarancı’nın Haydi Abbas isimli şiiriyle selamlıyorum.
Selamlıyorum çünkü medyamızın bir Abbas’ı var.
Vakti tamam olan.
Yola çıkmaya hazır olan.
Bu Abbas, haftalardır yazdığım gibi, Halk TV.
Artık maalesef yolun sonu görünüyor.
Mutlak butlan kararı sonrası yeniden CHP’nin başına geçen Kılıçdaroğlu, Meclis’te yapamadığı grup toplantısında, enteresan şekilde Halk TV’yi hedef aldı.
"Londra’daki medya patronu" diyerek Halk TV’nin firari sahibi Cafer Mahiroğlu’nu işaret etti.
Vee sonrasında Özel ekibinin medyayla yaptığı tüm anlaşmaların feshedildiği haberi geldi.
Bakın sırdaşlarım Keskin’iniz Kalem’iniz haftalardır ne diyordu?
- Koza TV projesi maalesef ölü doğdu, butlan kararı çıkması halinde bu proje çöp olacak
- Gazete Halk diye bir proje yok. Patron Mahiroğlu gazetecilerin 212’sini yapmamak ve tazminatlarının üzerine çökmek için yeni şirlet açtı herkesin kadrosunu oraya nakletti. Medya grubumuz büyüyecek umuduyla herkesi kandırdı
- Halk TVnin finansmanı kesildi, Mahiroğlu’nun TV’yi çevirecek birkaç aylık parası var.
Her dediğim çıktı.
Lütfen hakkımı teslim ediniz yoldaşlarım.
Şimdi size Halk TV’nin parasının ne zaman biteceğini söyleyeceğim.
Eğilin bana doğru fısıldayayım.
Mahiroğlu Londra’da yaptığı toplantılarda yakın çevresine neler söylüyor?
Ben biliyorum.
Nereden derseniz yakın çevresine sızdım da ondan.
Enfield semtinin Cockfoster bölgesinde bulunan kebapçılardaki toplantılara kimlerin katıldığını da biliyorum.
Firari FETÖ’cüler dahil pek çok kişi…
Mahiroğlu son toplantılarda kanalı en fazla EYLÜL AYINA kadar çevirebileceğini…
Bu tarihe kadar bile zorlanacağını…
Ya sıcak para ya da yeni bir sahip bulunması gerektiğini…
Söylemiş.
Veeeeeeeeee alttan alta bir yandan da iktidarla pazarlık yaptığını da kabul etmiş.
Keskin Kalem geçen hafta ne yazmıştı?
Mahiroğlu, pek mahir gazetecisi İsmail Saymaz’a, Halk TV’yi affettirme ve hatta Kılıçdaroğlu ile barıştırma görevini verdi demiştim.
Sağ olsunlar ikisi de beni yalanlamadı.
Yalanlasalar kimlerin kapısında yattıklarını yazacağımı biliyorlar.
Zaten Halk TV’yi yakından takip edenler, bu sabah Saymaz’ın CHP’nin butlan yönetimi sözcüsüMüslim Sarı’nın adeta sözcülüğünü yapmasına şaşırmış olmalılar.
Daha butlan kararı çıkmadan Erdoğan’la fotoğraf çektirmek için parendeler atan Ruşen Çakır…
Erdoğan’a bir soru sorabilmek için Meclis kapılarında yatan Murat Yetkin…
Şimdi neler yapıyordur bir düşünsenize…
Saymaz’ın gizli temaslarının temel hedefi Halk TV’ye bir operasyon yapılmasına,
el konulmasına engel olmak.
Başarabilir mi?
Mahiroğlu ve kanalın gizli finansörü Akın İpek, kanalı anahtar teslim verirse belki.
Yoksa Halk TV’yi çok karanlık günler bekliyor sırdaşlarım.
Çünkü Halk TV’yi asıl bekleyen tehlike İBB dosyası değil, FETÖ DOSYASI.
‘BUL KARAYI AL PARAYI’ GAZETECİLERİ
Sırdaşlarım itici olma pahasına, yine ben demiştim diyeceğim, amma…
Medyamızın kanayan yaralarından biri, kalemini tarifeyle satan gazeteciler.
Muhalif ya da iktidar yanlısı fark etmez.
Her kesimde var.
Kimi para karşılığı paylaşım yapıyor.
Kimi köşe yazıyor.
Kimi tetikçi haber yapıyor.
Kimi tartışma programında parasını aldığının lehine konuşuyor.
Üstelik bu isimler siyasi görüş ya da dava derdinde değil.
Parayı kim çok veriyorsa onun borusunu öttürüyorlar.
Bu kanayan yaraya acil neşter vurulması gerek!
Bakın altını çiziyorum iktidar kanadında da böyle fonlanan gazetecimsiler çok.
Muhalefette de.
Yıllar yıllar evvel gazetecilerin özlük haklarının çok kötüye gittiğini, iki kuruş para verenin her gazeteciyi tetikçi haline getirebileceğini…
Özellikle yabancı istihbarat kuruluşlarının bu tür para meraklısı tipleri ağına düşürebileceğini…
VE BUNUN ARTIK BİR MİLLİ GÜVENLİK MESELESİ OLDUĞUNU…
Yazmıştım.
Buyurun işte yine tekrarladım.
Son günlerde yine bu mesele gündemde.
Nedeni butlan.
Eeeee geçen hafta dedim, butlan kararı medyada çok taşı yerinden oynatacak diye.
Bir öncü sarsıntı haberi geldi.
TGRT’den Fatih Atik’in haberine göre, Kılıçdaroğlu, Özel yönetiminin ve İBB’nin hangi gazetecilere ne kadar para ödediğini açıklayacak.
Yönetim kendine geçtiği için muhtemel ki bazı ödeme evrakları eline ulaştı.
Ancak keskin kulaklarıma gelen kulislere göre, ödemelerin çoğu elden yapılıyormuş.
Fakat bu elden yapılan ödemelere dair de önemli belge ve tanıklar var.
Yine keskin radarlarıma takılan kulislere göre, listede kimler yok ki…
Kiminin YouTube kanalı kurmasına destek olunmuş…
Kimi parça başı attığı paylaşımlar için para almış…
Kimi iktidara nispeten yakın bir kanala sızdırılıp, orada yorumcu olması karşılığında yüklü paralar almış.
Bu liste ortaya çıkarsa medyada taş üstünde taş kalmaz.
Herkes kendini biliyor.
Tek güvendikleriyse paraları elden almış olmaları.
Bence güvendikleri dağlara çok yakında karlar yağacak…
MEDYADA DOĞUM SANCILARI
Sırdaşlarım medya, Türkiye’de hep siyasetin aynası olmuştur.
Siyasi kavganın tarafı olan biri, ya da güce oynayan bir siyasetçi ilk iş hemen kendi medyasını kurmaya çalışır.
Ne zaman siyasi kavga alevlense, medyada kavga da alevlenir.
Tarafgir olan gazeteciler, karşı tarafın gazetecileriyle dalaşır.
Ve bu sistem böyleeeeee sürer gider.
Yani en azından sürüyordu.
Artık nasıl siyasete büyük bir neşter geldiyse, bu neşterin bir benzeri medyaya da atılacak.
Yaz tatilinin bitmesi ve eylülde yeni yayın döneminin başlamasıyla, medyamızda yepyeni bir dönem başlayacak.
Ve tüm yaz gazeteciler için sıcak geçecek.
Çünkü bu doğumun sancılarını çekeceğiz hep beraber.
Geçen hafta medyamızın falına bakmıştım biliyorsunuz.
Bu sefer daha net olayım:
Kılıçdaroğlu CHP’si medyada büyük bir atılım yapmaya hazırlanıyor.
Habertürk, Tele1 gibi kanalları almak için TMSF’yle görüştükleri iddia edildi.
Amma TMSF yalanladı.
Bense şunu söylüyorum: Mahiroğlu Halk TV’si gidip yerine Kılıçdaroğlu Halk TV’si gelebilir.
Tabii FETÖ operasyonu olmazsa.
Bunun dışında KRT yeniden ayaklandırılabilir.
Veee elbette Sözcü Grubu’nun nasıl pozisyon alacağı çok önemli.
Ama bendeniz sonbahara kalmaz Kılıçdaroğlu tarafında konumlanacaklarını düşünüyorum.
Ana akım medyada ise Habertürk yeni bir sahibe kavuşabilir.
Pek çok şirketin adı geçti…
Kazancı ailesi gibi…
Amma bence Habertürk konusunda sağ gösterip sol vurulacak.
Ve TMSF yönetimindeki medya grubu, bu sonbahara kadar yeni sahibine kavuşacak.
Bazı adaylar var, netleşince siz sırdaşlarımla paylaşacağım.