Ana içeriğe geç

Federasyon kapısı kapatıldı! KKTC'den BM'ye net uyarı: Tepkimiz sert olur

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin ardından gözler Ada'daki aktörlerden yapılan açıklamalara çevrildi. Lefkoşa yönetimi, Ada'daki haklarından tavize vermeyeceğini vurgulayarak BM'ye net mesaj verdi. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, "Federasyon modelini yeniden masaya koyarsanız tepkimiz çok sert olur" ifadelerini kullandı.

Federasyon kapısı kapatıldı! KKTC'den BM'ye net uyarı: Tepkimiz sert olur
Türkiye Gazetesi
16

Birleşmiş Milletler (BM) Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyaretinin ardından gözler Ada'daki aktörlerden yapılan açıklamalara çevrildi. Lefkoşa yönetimi, Ada'daki haklarından tavize vermeyeceğini vurgulayarak BM'ye net mesaj verdi. KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, "Federasyon modelini yeniden masaya koyarsanız tepkimiz çok sert olur" ifadelerini kullandı.

KKTC Bayındırlık ve Ulaştırma Bakanı Erhan Arıklı, BM Genel Sekreteri Antonio Guterres’in Kıbrıs ziyareti ve Kıbrıs meselesine ilişkin son gelişmeleri TGRT Haber canlı yayınında değerlendirdi.

Guterres’in görev süresinin son altı ayına girdiğini hatırlatan Arıklı, dünyanın birçok bölgesinde devam eden savaş ve insani krizler varken Kıbrıs konusunun yeniden gündeme taşınmasını sorguladıklarını belirtti.

Arıklı, "Guterres’in görevinin son 6 ayı kaldı ve dünyada bu kadar kriz yaşanan bölgeler varken, ülkeler varken, kan dökülen ülkeler varken onları bir kenara bıraktı. Birleşmiş Milletler 52 yıldır kan dökülmeyen, barışın ve huzurun hakim olduğu Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti ile Güney Kıbrıs arasında yeniden arabulucu misyonunu üstlenerek adamıza geldi. Şimdi merak ediyoruz. İran’da bu kadar insan hayatını kaybetti. Yemen’de, Suudi Arabistan’da ciddi sıkıntılar var. Gazze’de on binlerce insan hayatını kaybetti. Ukrayna-Rusya Savaşı hala devam ediyor. Bunlarla ilgili Birleşmiş Milletler’in ve Guterres’in herhangi bir çalışması yok. İşi gücü bıraktı, şimdi Kıbrıs’a geldi. Kıbrıs’a gelip bir şeyler yapmaya çalışıyor. Merak ettim, nedir yani bu?" dedi.

KKTC ve GKRY’nin 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana şehrinde bir araya geldiğini hatırlatan Arıklı, "Guterres, 2017 yılında İsviçre’nin Crans Montana şehrinde iki tarafı yine bir araya getirmişti. Orada Türk tarafı hiç verilmeyecek tavizleri vermişti. Buna rağmen bir gece içerisinde anlaşmanın imzalanması beklenirken Anastasidis ve Hristodulidis kimseye haber vermeden Kıbrıs’a geri dönmüşlerdi. Guterres o zaman bir açıklama yapmıştı. ‘Bu zihniyet değişikliğini görmek istiyorum’ demişti. Biz de merak ettik ve sorduk. Rum tarafında 2017’den sonra en ufak bir fikir değişikliği, zihniyet değişikliği var mı ki durup dururken tekrar Kıbrıs konusunu gündeminize aldınız?" dedi.

"NE KAYBEDECEĞİNİZİ DE İYİ DÜŞÜNÜN"

Arıklı, "İkincisi, Güney Kıbrıs’ta ve Yunanistan’da hala daha kışkırtıcı demeçler verilmeye devam ediliyor. ‘Sınırlarımız Girne’de biter’ diye Rum komandoları geliyor, öğrenciler geliyor. En üst mevkideki kişiler ‘Girne’yi unutmadık’ diyorlar. Biz de cevap verdik. Dedik ki kardeş, yani Girne’yi istiyorsanız hamama giren terler. Ne kaybedeceğinizi de iyi düşünün. Larnaka’yı, Limasol’u kaybedebilirsiniz. En önemlisi de bizim için kutsal olan Hala Sultan’ı. Dolayısıyla kaybedeceğinizi de bilin, elinizdekilerden de olmayın diye mesaj verdik" ifadelerini kullandı.

Guterres’in adaya güven artırıcı önlemler için geldiyse bir sözlerinin olmadığını ifade eden Arıklı, "İki toplumun iş birliğine ihtiyacımız var. Buna karşı değiliz. Ama kalkıp da tekrar federasyon modelini yeniden masaya koyarsanız tepkimiz çok sert olur" dedi.

"BİZ İYİ KOMŞU OLABİLİRİZ AMA İÇ İÇE YAŞAYAMAYIZ"

BM Genel Sekreteri Guterres’in GKRY'de siyasi partilerle görüşmesine karşın KKTC’de yalnızca sivil toplum örgütleriyle bir araya gelmesini nasıl değerlendirdiğine ilişkin sorusunu cevaplayan Arıklı, bunun yıllardır dile getirilen eşitsizlik anlayışının devamı olduğunu belirtti. Guterres’in KKTC’de siyasi partiler yerine sivil toplum örgütleriyle görüşmesini eleştiren Arıklı, federasyon modelinin Kıbrıs’ta yeniden gündeme getirilmesine karşı olduklarını yineledi.

Arıklı, "Bu sivil toplum örgütleri de kendilerinin yıllardan beri desteklediği ve kendilerinin söylediğini yapan sivil toplum örgütleri. Onları dinliyor. Aynı makamdan şarkı söyleyecekler. ‘Barış istiyoruz, federasyon istiyoruz, iki toplumun tekrar bir arada yaşamasını istiyoruz’ gibi propaganda malzemesi olabilecek cümleler söyleyecekler. Bunun için onları görüşecekler. Ama siyasi partilere baktığınızda, hükümete baktığınızda, iş çevrelerine baktığınızda bizim için Kıbrıs meselesi 1974’te büyük oranda çözülmüştür" dedi.

Şu anda Kıbrıs’ta bir tek anlaşma olmadığı halde barış ve huzur olduğuna dikkat çeken Arıklı, "İki toplum 2013’ten beri gayet güzel gidip geliyor. Her ne kadar Rum tarafında kavgalar oluyorsa, saldırganlıklar oluyorsa da Kuzey Kıbrıs’ta bugüne kadar hiçbir Rum’un burnu dahi kanamadı. Burada iyi komşu olabiliriz. Yan yana iyi komşuluk ilişkileri sürdürebiliriz. Ama iç içe olmaz. Sizin federasyon dediğiniz şey, bir toplumu tekrar iç içe yaşatıp ülkeyi yeniden kan gölü haline getirmektir. Zorlama barış da olmaz. Geçmişte Filistin ile İsrail arasındaki anlaşmalarda da oldu ve yürümedi" dedi.

İki topluma yönelik güven artırıcı önlemlerin konuşulması gerektiğini ifade eden Arıklı, "Bakın Anavatan Türkiye’den buraya gaz geliyor. Türkiye buraya büyük bir masrafla gazı getirecek. O gazı birlikte kullanabiliriz. Güney Kıbrıs’ın da enerjiye ihtiyacı var. Bizim de enerjiye ihtiyacımız var. Suyu ortak kullanabiliriz. Doğu Akdeniz’den çıkacak gazı Türkiye üzerinden dağıtabiliriz. Telekomünikasyonda iş birliği yapabiliriz. Hava ulaşımında iş birliği yapabiliriz. Meteorolojide iş birliği yapabiliriz. Oturup bunları konuşalım. Ama siz bunların yerine tekrar bizi bir arada yaşatmaya çalışıyorsunuz" dedi.

KKTC’nin hala BM tarafından tanınmamasına tepki gösteren Arıklı, "1990’dan bu yana Birleşmiş Milletler’deki üye devlet sayısı 154’tü bugün 194 oldu. 40 yeni ülke ortaya çıktı ve hepsini anında tanıdınız. 52 yıldır Kıbrıs’ta barış ve huzur var. 1983 yılında burada bir devlet kuruldu. Hala daha tanımamakta ısrar ediyorsunuz. Bu sebepten dolayı kararlı olmak zorundayız. Öyle içeriden sivil toplum örgütlerini devşirerek, onlara çeşitli adlar altında paralar vererek, onları bir şekilde sözcü yaparak burada iki toplumu bir arada yaşatma ya da iç içe yaşatma sevdasından vazgeçin. Biz egemen eşitliğe dayalı, iki toplumun eşitliğine dayalı konfederal anlamda bir yapıya karşı değiliz. Ama federasyon asla olmaz. Hele hele topraklarımızın önemli bir bölümünü Rumlara verecek bir imzaya atmamız, buna onay vermemiz mümkün değil" dedi.

Kaynağa Git

İlgili Haberler