Artık aylarca hayalini kurduğumuz deniz, kum ve güneşin zamanı geldi. Ancak kontrolsüz bir şekilde güneşe maruz kalmak ciddi riskler oluşturabiliyor. Özellikle uzun süreli ve kontrolsüz bir şekilde güneşe maruz kalınması durumunda cilt lekelenmeleri, erken yaşlanmaya, kırışıklıklara ve hatta cilt kanserine yol açabiliyor. Güneş kremleri hakkında toplumda yaygın olarak kabul gören birçok yanlış bilgi bulunuyor. Bazı kişiler yalnızca denize veya havuza giderken güneş kremi kullanırken, bazıları da yüksek koruma faktörlü bir ürün kullandığında gün boyu korunduğunu düşünüyor. Oysa güneşten korunma, yalnızca güneş yanıklarını önlemekten ibaret değildir. Peki cildimizi güneşin zararlı ışınlarından nasıl koruyabiliriz.
İşte cildimizi korumanın 10 altın kuralı
1. Güneşin cildimize verdiği zararı hafife almayın
Güneş ışınları cildimiz üzerinde hem kısa hem de uzun vadeli etkiler oluşturur. Kısa vadede güneş yanıkları, kızarıklık ve hassasiyet gelişebilir. Uzun vadede ise cilt dokusunda kalıcı hasarlar meydana gelebilir. Güneş ışınlarının zararlı etkilerinden sorumlu iki temel ultraviyole ışın türü bulunur:
UVA ışınları: Cildin daha derin katmanlarına ulaşır. Kırışıklık, elastikiyet kaybı ve erken yaşlanmanın başlıca nedenlerinden biridir.
UVB ışınları: Güneş yanıklarından sorumludur ve cilt kanseri gelişiminde önemli rol oynar.
Bu nedenle etkili bir güneş koruyucu, hem UVA hem de UVB ışınlarına karşı koruma sağlamalıdır.
2. Sadece SPF değerine bakarak ürün seçmeyin
Güneş koruyucu satın alırken çoğu kişinin ilk dikkat ettiği özellik SPF değeridir. SPF (Sun Protection Factor), ürünün UVB ışınlarına karşı koruma kapasitesini gösterir.
Genel olarak:
Günlük kullanım için en az SPF 30,
Yaz aylarında ve yoğun güneş maruziyetinde SPF 50 ve üzeri ürünler tercih edilmelidir.
Ancak SPF değeri tek başına yeterli değildir. Çünkü SPF yalnızca UVB korumasını gösterir. Cilt yaşlanması ve lekelenmeden büyük ölçüde sorumlu olan UVA ışınlarına karşı da koruma sağlanması gerekir.
Bir güneş koruyucunun UVA koruması sağladığını gösteren ifadeler şunlardır:
PA+, PA++, PA+++ veya PA++++
"Broad Spectrum" ya da "Geniş Spektrum"
Daire içerisinde yer alan UVA logosu
Ürün seçerken hem UVA hem de UVB koruması sağladığından emin olunmalıdır.
3. Cilt tipinize uygun ürün tercih edin
Güneş kreminin düzenli kullanılabilmesi için ciltte rahat hissedilmesi gerekir. Kullanımı zor veya rahatsız edici ürünler genellikle kısa sürede terk edilir.
Bu nedenle ürün seçiminde cilt tipi mutlaka göz önünde bulundurulmalıdır.
Yağlı ve akneye eğilimli ciltlerde
Su bazlı ürünler
Jel formundaki güneş koruyucular
Non-komedojenik ürünler
tercih edilmelidir.
Kuru ciltlerde
Nemlendirici özellik taşıyan
Krem formunda bulunan ürünler daha konforlu kullanım sağlar.
Hassas ciltlerde
Mineral filtre içeren ürünler
Çinko oksit veya titanyum dioksit bazlı güneş koruyucular daha iyi tolere edilebilir.
4. Güneş kremini yeterli miktarda kullanın
Birçok kişi güneş kremini yeterli miktarda uygulamadığı için ürünün vaat ettiği koruma seviyesine ulaşamaz. Araştırmalar, insanların büyük bölümünün önerilen miktarın yarısından daha az güneş koruyucu kullandığını göstermektedir.Oysa koruma faktörünün etkili olabilmesi için yeterli miktarda ürün uygulanmalıdır. Peki güneş kremi nasıl uygulanmalı; yüz ve boyun bölgesi için yaklaşık iki parmak uzunluğunda ürün kullanılmalıdır. Tüm vücut için yaklaşık 30–35 mL güneş koruyucu gereklidir. Daha az miktarda uygulanan ürünler, SPF 50 olarak satılsa bile çok daha düşük koruma sağlayabilir.
5. Güneş kremini doğru zamanda sürün
Güneş koruyucunun etkili olabilmesi için doğru zamanda uygulanması gerekir.
Uzmanlar, güneş koruyucunun dışarı çıkmadan yaklaşık 15–20 dakika önce sürülmesini önermektedir. Böylece ürün cilt yüzeyine eşit şekilde yayılır ve koruyucu tabaka oluşturur.
Dışarı çıktıktan sonra güneş kremi sürmek koruma etkinliğini azaltabilir.
6. Gün İçinde yenilemeyi unutmayın
Yüksek koruma faktörlü bir ürün kullanmak gün boyu korunacağınız anlamına gelmez.
Güneş koruyucular;
Terleme,
Yüzme,
Havlu ile kurulanma,
Uzun süreli açık hava maruziyeti sonrasında etkinliğini kaybedebilir.
Bu nedenle güneş kremi ortalama olarak her 2–3 saatte bir yenilenmelidir. Özellikle deniz veya havuz sonrasında "suya dayanıklı" ürünler kullanılsa bile yeniden uygulama yapılması önerilir.
7. Bulutlu havalar sizi yanıltmasın
Güneş koruyucu kullanımının yalnızca güneşli günlerde gerekli olduğu düşüncesi yaygın ancak yanlış bir düşüncedir. Bulutlar ultraviyole ışınlarının tamamını engelleyemez. UV ışınlarının önemli bir kısmı bulutların arasından geçerek cilde ulaşabilir. Bu nedenle, bulutlu günlerde, ilkbahar aylarında ve serin havalarda da güneş koruyucu kullanılmalıdır. Cilt hasarı yalnızca sıcak havalarda oluşmaz.
8. Cam arkasında da güneşe maruz kalabilirsiniz
Bir diğer yaygın yanlış ise kapalı ortamda bulunmanın güneşten tamamen koruduğu düşüncesidir. Özellikle UVA ışınları camdan geçebilir. Özellikle uzun süre araç kullananlar, ofiste pencere kenarında çalışanlar, gün boyunca doğal ışık alan ortamlarda bulunan kişilerde farkında olmadan güneş maruziyetine devam eder. Özellikle yüz bölgesinde görülen lekelenmeler ve yaşlanma belirtilerinin bir kısmı bu nedenle ortaya çıkabilir.
9. Güneş kremi tek başına yeterli değildir
Güneş koruyucular önemli bir koruma sağlar ancak yüzde yüz koruma sunmaz. Bu nedenle güneşten korunma çok yönlü bir yaklaşım gerektirir. Dışarı çıkarken
Geniş kenarlı şapka kullanmak
UV korumalı güneş gözlüğü takmak
Mümkün olduğunca gölgede kalmak
Koruyucu giysiler tercih etmek
Güneş ışınlarının en yoğun olduğu 10.00–16.00 saatleri arasında doğrudan güneşe maruz kalmamak
Bu önlemler güneş kreminin sağladığı korumayı önemli ölçüde artırır.
10. Leke sorunu olanlar daha dikkatli olmalı
Melazma ve diğer cilt lekeleri bulunan kişilerde yalnızca güneş kremi kullanmak yeterli olmayabilir. Çünkü lekelenmeyi artıran faktörler yalnızca UV ışınları değildir. Bunlara ilave olarak yoğun görünür ışık, ısı maruziyeti, çevresel faktörlerde leke oluşumunu tetikleyebilir. Bu nedenle leke problemi yaşayan kişilerin güneşten korunma konusunda daha kapsamlı önlemler alması gerekir.
Cildinizi korumak için güneş kremi kullanımına dikkat edin
Güneş koruyucular cilt sağlığını korumanın en etkili yöntemlerinden biridir. Ancak koruyucunun etkisi yalnızca ürünün kalitesine bağlı değil, doğru ürün seçimi, yeterli miktarda kullanılması, cilde uygun ürünün seçilmesi, düzenli olarak yenilenmesi ve diğer güneşten korunma yöntemleriyle desteklenmesi gerekir. Unutulmamalıdır ki güneşin zararlı etkileri yalnızca yaz tatillerinde ortaya çıkmaz. Günlük yaşamda maruz kaldığımız güneş ışınları da zaman içerisinde ciltte kalıcı hasarlara yol açabilir. Bu nedenle güneş koruyucu kullanımı bir yaz alışkanlığı değil, yıl boyunca sürdürülmesi gereken bir cilt sağlığı rutini olarak görülmelidir. Çünkü cildinizi korumanın en etkili yolu, güneşten korunmayı her gün hayatınızın bir parçası haline getirmektir.


